Profesyonel diş beyazlatma, klinikte diş etleri koruyucu bariyerle kapatıldıktan sonra yüksek konsantrasyonlu hidrojen peroksit jelin dişe uygulanıp genellikle 15'er dakikalık turlarla bekletilmesidir; toplam süre molalarla birlikte yaklaşık bir saattir. Sonucu belirleyen jelin kendisidir, üzerine tutulan LED ışık değil: 28 randomize çalışmanın ağ meta-analizinde ışıkla aktive edilen hiçbir protokol ışıksız uygulamadan daha fazla renk değişimi sağlamadı (PubMed 30767069). Aynı grup 32 çalışmada ışığın hassasiyet riskini de değiştirmediğini bildirdi (PubMed 35486507). İşlem yalnız doğal diş dokusunda etkilidir.
- 01Jel dişi açar, ışık açmaz: 28 randomize çalışmanın ağ meta-analizinde ışıkla aktivasyon, yüksek ya da düşük konsantrasyonlu hidrojen peroksitte ışıksız uygulamaya üstünlük sağlamadı (PubMed 30767069).
- 02Işık hassasiyeti de değiştirmiyor: sekiz farklı ışık sistemini karşılaştıran 32 çalışmalık ağ meta-analizinde diş hassasiyetinin riski ve şiddeti bakımından protokoller arasında fark bulunmadı (PubMed 35486507).
- 03Klinik ve ev tipi uygulamayı birlikte yapmak renk kazancı eklemiyor; 12 çalışmalık meta-analizde tek başına ev tipi beyazlatmada hassasiyet riski daha düşük çıktı (RR 1,40; %95 GA 1,10-1,80) (PubMed 31468261).
- 04Klinik seans molalar dahil ortalama bir saat sürer; jel genellikle 15 dakikalık üç ya da dört turda uygulanır ve sonunda hassasiyeti azaltmak için florürlü jel sürülebilir.
- 05Beyazlatma yalnız doğal diş dokusunda etkilidir: kompozit dolgu, kaplama ve zirkonyum protezlerin rengi değişmez; hamilelik ve emzirme döneminde uygulanmaz.
Profesyonel Diş Beyazlatmanın Tanımı
Profesyonel diş beyazlatma, dişin rengini açmak için yüksek konsantrasyonlu hidrojen peroksit jelinin klinikte, hekim kontrolünde dişe uygulandığı bir işlemdir. Işıkla beyazlatma adı, jel dişin üzerindeyken ağza LED ya da benzeri bir ışık tutulmasından gelir. İşlem çoğunlukla tek seansta yapılır ve seans molalarla birlikte yaklaşık bir saat sürer.

Beyazlatmanın çalışma biçimi kimyasaldır. Hidrojen peroksit mine ve dentin içine ilerler ve dişe renk veren molekülleri parçalar. Diş böylece içeriden açılır. Bu yüzden beyazlatma yüzeydeki çay, kahve ve sigara lekesini temizleyen bir cila işleminden farklıdır; yüzey lekesi için çoğu zaman diş taşı temizliği ve cila yeterli olur, dişin kendi renginin açılması ise beyazlatma jeli gerektirir.
Aynı kimyasal süreç beyazlatmanın sınırını da çizer. Jel yalnız doğal diş dokusunda etki eder. Kompozit dolgu, porselen kaplama, lamine ve zirkonyum protezlerin rengi beyazlatmayla değişmez. Ön dişlerinde bu tür restorasyon bulunan birinde doğal dişler açılırken restorasyonlar eski tonunda kalır.
Beyazlatmada sonucu belirleyen jelin kendisidir ve bu konuda yayımlanmış veriler, ışığın rolünün sanıldığından küçük olduğunu gösteriyor. Dişin ne kadar açılacağı da kişiden kişiye değişir. Başlangıç rengi, minenin yapısı ve renklenmenin kaynağı sonucu doğrudan etkiler. Sararmaya bağlı renklenme genellikle beyazlatmaya iyi yanıt verirken, bazı ilaçlara ya da diş gelişimi sırasındaki etkilere bağlı gri tonlu renklenmeler daha sınırlı açılabilir. Bu yüzden beklenen sonuç, işlem öncesinde dişin mevcut rengine bakılarak konuşulur.
Klinik Seansın Aşamaları
Klinik beyazlatma seansı, jelin yalnız dişe temas etmesini sağlayan bir hazırlıkla başlar ve jelin turlar halinde uygulanmasıyla devam eder.
İşlemden önce muayene yapılır. Hekim çürük, açıkta kalmış kök yüzeyi, çatlak ve diş eti iltihabı olup olmadığına bakar. Bunlar varsa önce tedavi edilir, çünkü açık bir çürük ya da çatlaktan içeri ilerleyen jel ciddi hassasiyet yapabilir. Yüzeyde diş taşı ve leke varsa beyazlatmadan önce bir temizlik yapılır; jel temiz bir yüzeye daha düzgün etki eder. Başlangıç rengi bir renk skalasıyla kaydedilir, böylece işlem sonunda gerçek değişim ölçülebilir.
Seansın kendisinde önce dudaklar ve yanaklar bir ağız açacağıyla dişlerden uzak tutulur. Diş etleri ışıkla sertleşen koruyucu bir bariyerle kapatılır, çünkü yüksek konsantrasyonlu jel yumuşak dokuya temas ettiğinde tahriş ve geçici beyazlama yapabilir. Ardından hidrojen peroksit jel dişlerin ön yüzüne sürülür. Jel genellikle 15 dakikalık turlar halinde bekletilir, her turun sonunda temizlenir ve yenisi sürülür. Tur sayısı çoğunlukla üç ya da dörttür ve hastanın hassasiyetine göre azaltılabilir.
Son turdan sonra jel ve bariyer temizlenir, yeni renk ilk kayıtla karşılaştırılır. Hassasiyeti azaltmak için dişlere florürlü bir jel sürülebilir. Seans molalar dahil yaklaşık bir saat sürer. Işıklı sistemlerde ışık bu turlar boyunca dişlere tutulur; ışığın sonuca ne kattığı ise yayımlanmış çalışmalarla ayrıca sınanmıştır.
Işığın Beyazlatmadaki Rolü
Yayımlanmış veriler, ışığın klinik beyazlatmada renk kazancını artırmadığını gösteriyor. Işıkla aktive edilen ve ışıksız yapılan klinik beyazlatmayı karşılaştıran randomize çalışmaları bir ağ meta-analizinde birleştiren araştırmacılar 28 çalışmayı değerlendirmiştir (PubMed 30767069). Bu analizde ışıkla aktivasyon protokolleri ile ışıksız klinik beyazlatma arasında renk değişimi bakımından anlamlı bir fark bulunmamış, yüksek ya da düşük konsantrasyonlu hidrojen peroksit kullanılmasından bağımsız olarak hiçbir ışık protokolü ışıksız uygulamadan üstün çıkmamıştır (PubMed 30767069).
Aynı yazarlar, lazerle beyazlatmanın çoğu zaman bir pazarlama terimi olarak kullanıldığını ve hiçbir ışık aktivasyonunun klinik beyazlatmanın etkinliğini artırmadığını not etmiştir. LED, lazer ve diğer ışık kaynakları bu açıdan aynı konumdadır. Işıkla beyazlatma ile lazerle beyazlatma arasında renk bakımından bir fark aramak, bu verilere göre sonuç açısından belirleyici bir soru olmaz.
Bu, ışıklı seansların işe yaramadığı anlamına gelmez. Işıklı seansta da dişi açan, altta uygulanan hidrojen peroksit jelidir ve jel ışık olmadan da aynı işi yapar.
Seçim yapılırken bakılması gereken şey bu yüzden ışığın türü olmamalıdır. Jelin konsantrasyonu, dişte ne kadar bekletildiği, kaç tur uygulandığı ve hastanın hassasiyet eşiği sonucu ve konforu belirleyen değişkenlerdir. Analize alınan çalışmaların önemli bir bölümünde yanlılık riskinin belirsiz olduğu da akılda tutulmalıdır; 28 çalışmanın yalnız dokuzu düşük yanlılık riskli bulunmuştur (PubMed 30767069).
Beyazlatma Sonrası Hassasiyet
Beyazlatmanın bilinen yan etkisi diş hassasiyetidir ve bu hassasiyet çoğu kişide geçicidir. Jel mine ve dentinden geçerken dişin sinir dokusunu geçici olarak uyarır. Bu yüzden işlemden sonraki birkaç gün sıcak, soğuk ya da hava temasında kısa ve keskin bir sızı hissedilebilir. Hassasiyet genellikle hassasiyet giderici diş macunuyla ve renklendirici yiyeceklerin de kaçınıldığı ilk günlerin geçmesiyle azalır.
Işık kaynağının hassasiyeti değiştirip değiştirmediği ayrıca incelenmiştir. Sekiz farklı ışık sistemini karşılaştıran ve 32 çalışmayı birleştiren bir ağ meta-analizinde diş hassasiyetinin riski ve şiddeti bakımından protokoller arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (PubMed 35486507). Yazarlar kanıtın kesinliğini genel olarak düşük olarak değerlendirmiştir. Yani ışığın hassasiyeti azalttığına dair bir kanıt yoktur, artırdığına dair de yoktur.
Muayenede hassasiyet açısından bakılan, dişin önceden var olan durumudur. Açıkta kalmış kök yüzeyi, aşınmış mine, çatlaklar ve önceden var olan hassasiyet, işlemden sonra daha belirgin bir sızı olasılığını artırır. Bu yüzden muayenede bu bulgulara bakılır ve gerekirse tur sayısı azaltılır, işlemden önce hassasiyet giderici bir macun önerilir ya da daha düşük konsantrasyonlu bir yöntem seçilir.
Diş etinde işlemden sonra beyaz lekeler ya da hafif yanma hissi görülebilir. Bu, jelin bariyerin kenarından diş etine temas ettiği yerlerde oluşur ve genellikle kısa sürede kendiliğinden geçer. Geçmeyen ya da giderek artan ağrı beklenen seyir değildir ve kontrol gerektirir.
Klinik ve Ev Tipi Beyazlatma
Klinik beyazlatma ile ev tipi beyazlatma aynı kimyasal süreci farklı yoğunlukta ve farklı sürede kullanır. Klinikte yüksek konsantrasyonlu jel kısa süre ve hekim kontrolünde uygulanır. Ev tipi beyazlatmada ise kişiye özel hazırlanan ince plakların içine daha düşük konsantrasyonlu bir jel konur ve plaklar genellikle birkaç hafta boyunca her gün belirli bir süre takılır. Plakların ağza özel üretilmesi, jelin diş etine taşmasını azaltır.
İki yöntemi birlikte uygulamanın ek bir renk kazancı sağlayıp sağlamadığı da sınanmıştır. Klinik ve ev tipi uygulamayı birlikte yapan grupları tek başına klinik ya da tek başına ev tipi uygulamayla karşılaştıran bir meta-analiz on iki çalışmayı değerlendirmiştir (PubMed 31468261). Birleşik uygulama iki yönteme göre de renk bakımından anlamlı bir fark yaratmamıştır. Buna karşılık birleşik uygulamada hassasiyet riski, tek başına ev tipi beyazlatmaya göre daha yüksek bulunmuştur (RR 1,40; yüzde 95 güven aralığı 1,10 ile 1,80) (PubMed 31468261). Yazarlar kanıtın kalitesini düşük ya da çok düşük olarak değerlendirmiştir.
Bu veriler hangi yöntemin kime uyduğunu belirlemede yol gösterir. Kısa sürede tek seansta sonuç almak isteyen ve hassasiyet eşiği uygun olan kişide klinik uygulama öne çıkar. Hassasiyete yatkın, sonucu birkaç haftaya yaymayı kabul eden kişide ev tipi uygulama daha yumuşak bir yoldur. Market raflarında satılan hazır ürünler ise kişiye özel plak ve hekim kontrolü içermez; bu ürünlerde jelin diş etine taşması ve dişin önceden var olan sorunlarının gözden kaçması daha olasıdır.
Beyaz Rengin Korunması
Beyazlatmayla açılan renk kalıcı değildir ve ne kadar korunacağı büyük ölçüde günlük alışkanlıklara bağlıdır. Diş zamanla yiyecek ve içeceklerdeki renk maddelerini yeniden emer. Bu yüzden aynı işlemi yaptıran iki kişiden kahve içen ve sigara kullanan birinde renk daha çabuk geri döner.
İşlemden hemen sonraki günler bu açıdan önem taşır. Beyazlatmadan sonraki ilk 48 saat bu açıdan hassas bir dönem kabul edilir. Bu sürede kahve, çay, kırmızı şarap, kola, soslu ve renkli yemekler ile sigaradan uzak durulur. Bu dönemde süt, yoğurt, beyaz peynir, pilav, makarna, muz ve elma gibi açık renkli yiyecekler tercih edilebilir. Asitli içecekler de mineyi hassaslaştırabileceği için ilk günlerde sınırlanır.
Uzun dönemde rengi korumanın yolu, renklendirici içeceklerin tüketimini azaltmak ya da tüketimden sonra ağzı suyla çalkalamak, günde iki kez florlu macunla fırçalamak ve düzenli aralıklarla diş taşı temizliği yaptırmaktır. Renk zamanla bir miktar koyulaştığında yeni bir tam seans yerine hekimin önerdiği kısa bir rötuş uygulaması çoğu zaman yeterli olur.
Rengin ne kadar süre korunacağı için herkes için geçerli tek bir süre vermek doğru olmaz. Başlangıç rengi, minenin yapısı, renklendirici alışkanlıkların yoğunluğu ve ağız bakımı bu süreyi kişiden kişiye değiştirir. Beklentinin gerçekçi olması, beyazlatmadan duyulan memnuniyeti de belirler.
Beyazlatmanın Uygun Olmadığı Durumlar ve Muayene
Beyazlatma herkese aynı biçimde uygulanmaz; bazı durumlarda ertelenir, bazılarında ise beklenen sonucu vermez. Hamilelik ve emzirme döneminde beyazlatma yapılmaz ve bu dönemin sonrasına bırakılır. Aktif diş eti hastalığı, tedavi edilmemiş çürük ya da ileri diş hassasiyeti olan kişide önce bu sorunlar tedavi edilir. Uygulama genellikle 18 yaş üstünde planlanır.
Ön dişlerinde geniş dolgu, kaplama, lamine ya da zirkonyum protezi olan kişide sonuç kısmi olur, çünkü yalnız doğal doku açılır. Bu kişilerde sıralama önemlidir. Beyazlatma önce yapılır, restorasyonların rengi dişlerin yeni tonuna göre sonra seçilir. Aksi halde yeni yapılan kaplamalar ileride açılan doğal dişlerin yanında koyu kalır. Kanal tedavisi görmüş ve içeriden kararmış tek bir diş ise dışarıdan uygulanan beyazlatmaya sınırlı yanıt verir ve farklı bir yaklaşım gerektirebilir.
Beyazlatma bir estetik diş hekimliği planının parçası olarak da ele alınabilir. Dişlerin rengi yanında biçim ve dizilim de değiştirilmek isteniyorsa, beyazlatmanın tek başına yeterli olup olmadığı ya da lamine veya kaplamayla birlikte mi düşünülmesi gerektiği muayenede konuşulur.
Muayenede cevabı aranan sorular dişlerin mevcut renginin ve renklenmenin kaynağının ne olduğu, çürük, çatlak ya da açık kök yüzeyi bulunup bulunmadığı, ön dişlerde renk eşlemesi gerektirecek restorasyon olup olmadığı ve hassasiyet geçmişinin nasıl olduğudur. Bu cevaplar netleştiğinde klinik, ev tipi ya da birleşik yöntemden hangisinin uygun olduğu ve sonucun ne ölçüde bekleneceği size özel olarak konuşulabilir.
Size en uygun tedaviyi birlikte planlayalım.
Ücretsiz Değerlendirme→- 1.Maran BM, Ziegelmann PK, Burey A, de Paris Matos T, Loguercio AD, Reis A. Different light-activation systems associated with dental bleaching: a systematic review and a network meta-analysis. Clin Oral Investig 2019;23:1499-1512. PubMed 30767069
- 2.Moran BM, Ziegelmann PK, Berger SB, Burey A, de Paris Matos T, Fernández E ve ark. Evaluation of Tooth Sensitivity of In-office Bleaching with Different Light Activation Sources: A Systematic Review and a Network Meta-analysis. Oper Dent 2021;46:E199-E223. PubMed 35486507
- 3.Cardenas AFM, Maran BM, Araújo LCR, de Siqueira FSF, Wambier LM, Gonzaga CC ve ark. Are combined bleaching techniques better than their sole application? A systematic review and meta-analysis. Clin Oral Investig 2019;23:3673-3689. PubMed 31468261



