Protez yapıştırıcısı, protezin iç yüzeyi ile diş eti mukozası arasında ince bir film oluşturarak tutuculuğu artıran yardımcı üründür; protezin uyumunu düzeltmez, yalnızca mevcut uyumun üzerine tutuş ekler. 200 tam protez kullanıcısıyla yürütülen çok merkezli randomize çalışmada krem form tutuculuğu (P<0,01) ve ısırma kuvvetini (P<0,05) anlamlı biçimde artırırken toz formda ve kontrol grubunda anlamlı değişim bulunmadı (PubMed 36740264). Verimi belirleyen üç koşul temiz yüzey, doğru miktar ve kuru uygulamadır. Yapıştırıcı ihtiyacı sürekli artıyorsa protezin uyumu ve altındaki kemik kaybı değerlendirilmelidir.
- 01Yapıştırıcı protez ile mukoza arasında yapışkan bir film kurar; kötü oturan protezin altındaki boşluğu doldurmaz ve o boşluğu kapatmak için kullanılan fazla miktar oturmayı daha da bozar.
- 02Form seçimi ölçülmüş bir fark yaratıyor: 200 hastalık randomize çalışmada krem yapıştırıcı hem tutuculuğu hem ısırma kuvvetini anlamlı artırdı, toz form kontrol grubundan ayrışmadı (PubMed 36740264).
- 03Tutuş gün boyu ölçülebiliyor: 22 katılımcılı çapraz tasarımlı çalışmada protezi yerinden çıkarmak için gereken ısırma kuvveti 1, 3, 5, 7, 9, 11 ve 13. saatlerde yapıştırıcısız duruma göre yüksek kaldı (PubMed 37805705).
- 04Kanıt olumlu ama kesinliği sınırlı: 13 randomize çalışmayı ve 516 katılımcıyı toplayan derlemede tutuculuk, hasta bildirimli sonuçlar ve çiğneme performansı iyileşti, kanıt kesinliği düşük ile orta arasında derecelendirildi (PubMed 33551134).
- 05Az miktar yeterlidir; krem form birkaç küçük nokta halinde ve kenarlardan uzak uygulanır, fazlası diş eti kenarından taşar ve temizliği zorlaştırır.
Yapıştırıcının Gün Boyu Tutmamasının Nedenleri
Protez yapıştırıcısı sabah özenle sürüldüğü halde öğle yemeğine kadar dayanmıyorsa ya da alt protez konuşurken kaymaya devam ediyorsa, ilk akla gelen daha fazla yapıştırıcı kullanmaktır. Bu çoğu zaman işe yaramaz. Fazla yapıştırıcı protezin oturmasını bozar, kenarlardan taşar ve temizliği zorlaştırır; ertesi gün kalan artık da yeni katmanın tutunmasını engeller.

Yapıştırıcının iyi tutunmamasının ardında genellikle dört nedenden biri bulunur. Birincisi yüzeyde bir önceki kullanımdan kalan yapıştırıcı artığıdır. İkincisi yanlış miktardır; az olduğu kadar fazla uygulama da tutuşu zayıflatır. Üçüncüsü ıslak yüzeye uygulamadır, çünkü su yapıştırıcıyı seyreltir. Dördüncüsü protezin artık çene yapısına uymamasıdır. İlk üç neden uygulama tekniğiyle ilgilidir ve evde düzeltilebilir. Dördüncüsü teknikle çözülmez, protezin kendisinin değerlendirilmesini gerektirir.
Protez kullananlara önerilen on uygulama adımı temizlik, miktar, kuru uygulama, basınç, sıcaklık, ürün türü, ağız kuruluğu, gece bakımı, uygulama noktaları ve yatmadan önceki temizliktir. Bu adımların hepsi ilk üç nedeni hedefler. Hepsi doğru uygulandığı halde protez hala kayıyorsa sorun teknikte aranmaz; protezin uyumu, altındaki diş eti ve kemik gözden geçirilir.
Protez kullanan hastaların önemli bir kısmı yıllar içinde yapıştırıcıya daha çok ihtiyaç duyduğunu fark eder. Bu artış çoğu zaman kullanım hatasından çok ağızdaki değişimin işaretidir ve kontrol muayenesinde ele alınması gereken bir bulgudur.
Yapıştırıcının Çalışma Biçimi ve Ölçülen Etkisi
Protez yapıştırıcısı, protezin iç yüzeyi ile diş eti mukozası arasında ince bir yapışkan film oluşturarak protezin yerinde kalmasına yardım eder. Protezin uyumunu değiştirmez, var olan uyumun üzerine tutuş ekler. İyi oturan bir protezde yapıştırıcı bu tutuşu güçlendirir. Kötü oturan bir protezde altındaki boşluğu dolduramaz; o boşluğu doldurmak için sürülen fazla miktar ise protezi yerinden kaldırır.
Yapıştırıcının tam protez kullananlarda gerçekten fark yaratıp yaratmadığı randomize çalışmalarla incelenmiştir. Bu çalışmaları toplayan sistematik derleme 13 çalışmayı ve 516 katılımcıyı kapsar; çalışmaların çoğunda yapıştırıcı kullanımıyla tutuculuk ve stabilite, hastaların bildirdiği sonuçlar ve çiğneme performansı yapıştırıcısız kullanıma göre anlamlı biçimde iyileşmiştir (PubMed 33551134). Aynı derleme kanıtın kesinliğini düşük ile orta arasında derecelendirmiştir (PubMed 33551134).
Tutuşun gün içinde ne kadar sürdüğü de ölçülmüştür. Üst protezi zayıf ya da orta derecede oturan 22 katılımcıyla yapılan çapraz tasarımlı çalışmada, protezi yerinden çıkarmak için gereken ısırma kuvveti uygulamadan sonra 1, 3, 5, 7, 9, 11 ve 13. saatlerde ölçülmüş ve iki yapıştırıcı da her ölçüm noktasında yapıştırıcısız duruma göre anlamlı biçimde yüksek kalmıştır (PubMed 37805705). Bu, doğru uygulanan bir yapıştırıcının bir iş günü boyunca etkili kalabildiğini gösterir.
Bu veriler yapıştırıcının işe yaradığını gösteriyor. Aynı zamanda katılımcıların protezi belli bir uyuma sahipti ve yapıştırıcı temiz yüzeye, standart miktarda sürülmüştü. Evde elde edilen sonuç da bu koşullara ne kadar yaklaşıldığına bağlıdır.
Temizlik ve Doğru Miktar
Yapıştırıcının tutuşunu belirleyen ilk adım temizliktir. Bir önceki kullanımdan kalan yapıştırıcı artığı, yeni sürülen katmanı protez yüzeyinden uzakta tutar ve tutuşu belirgin biçimde zayıflatır. Protez çıkarıldıktan sonra ılık suyun altında yumuşatılır; sıcak su protez malzemesinin biçimini bozabileceği için kullanılmaz. Ardından diş fırçası ya da protez fırçasıyla iç yüzeyin tamamı fırçalanır. Yapışmış izler için protezi birkaç dakika ıslatıp yeniden fırçalamak gerekebilir. Diş eti üzerinde kalan artıklar da yumuşak ve nemli bir bezle silinir.
İkinci adım doğru miktardır. Yapıştırıcıda daha fazlası daha iyi tutuş anlamına gelmez. Fazla uygulama diş eti kenarlarından taşar, protezin yerine tam oturmasını engeller, temizliği zorlaştırır ve ağızda rahatsız edici bir his bırakır. Krem yapıştırıcıda nokta büyüklüğünde 3-4 damla çoğu protez için yeterlidir. Toz yapıştırıcıda ince bir serpme ile başlanır ve gerekirse miktar yavaş yavaş artırılır.
Onuncu adım da temizlikle ilgilidir ve akşam yapılır. Yatmadan önce hem protez hem de ağız temizlenir. Diş eti üzerinde kalan yapıştırıcı gece boyunca bakteri birikimine zemin hazırlar ve sabah yüzeyi kirli tutarak yeni katmanın bağlanmasını zorlaştırır. Akşam temizliği bu yüzden hem diş eti sağlığı hem de ertesi günün tutuşu için yapılır.
Temizlik ve miktar birlikte ele alındığında, yapıştırıcıdan beklenen tutuşu en çok etkileyen iki alışkanlık ortaya çıkar. Ürün değiştirmeden önce bu iki adımın gözden geçirilmesi, çoğu şikayeti kendi başına azaltır.
Kuru Yüzey, Basınç, Sıcaklık ve Uygulama Noktaları
Üçüncü adım yapıştırıcıyı kuru ya da hafif nemli bir yüzeye sürmektir. Protez durulandıktan sonra temiz bir bezle kurulanır. Tamamen kurumuş olması gerekmez, ama üzerinden su damlayan bir yüzeyde yapıştırıcı seyrelir ve etkisini kaybeder.
Dördüncü adım basınçtır. Protez yerine takıldıktan hemen sonra elle ya da dişler hafifçe kapatılarak kısa bir süre sabit tutulur. Bu basınç yapıştırıcının protez ile diş eti arasında eşit bir film halinde yayılmasını sağlar. Protez takılır takılmaz yemeye ya da konuşmaya başlamak bu yayılmayı bozabilir.
Beşinci adım sıcaklığa dikkat etmektir. Çok sıcak yiyecek ve içecekler yapıştırıcının yumuşamasına ve tutuşunu kaybetmesine yol açabilir. Çay, kahve ve çorba gibi sıcak tüketilen yiyeceklerde biraz soğumasını beklemek ya da küçük yudumlarla tüketmek yapıştırıcının daha uzun süre etkili kalmasına yardım eder.
Dokuzuncu adım yapıştırıcının nereye sürüldüğüdür. Tüm iç yüzeye yaymak yerine belirli noktalara uygulamak çoğu zaman daha etkilidir. Üst protezde ön orta bölge ile iki arka köşe, protezin temas alanlarının ağırlığını taşır. Alt protezde ön orta bölge ile iki yanın arka kısmı seçilir; dilin ve yanak kaslarının hareketi alt protezi sürekli yerinden oynatmaya çalıştığı için bu noktalar önem taşır. Yapıştırıcının kenarlardan taşmaması için kenarlarda en az 3-4 mm boşluk bırakılır.
Bu dört adım birkaç saniyelik alışkanlıklardır. Uygulamanın her sabah aynı biçimde yapılması, gün içindeki tutuşun da daha öngörülebilir olmasını sağlar.
Krem, Toz ve Şerit Yapıştırıcı Arasındaki Fark
Altıncı adım doğru ürün türünü seçmektir. Protez yapıştırıcıları krem, toz ve şerit biçiminde bulunur ve her birinin kullanım hissi farklıdır. Krem yapıştırıcı daha yoğun bir katman oluşturur. Toz yapıştırıcı daha hafif bir his verir ve temizlenmesi kolaydır. Şerit ya da ped biçimindeki ürünler temiz ve pratik bir uygulama sunar, seyahatte kullanışlıdır. Hangi türün seçileceğinden bağımsız olarak çinko içermeyen formülasyonlar tercih edilir.
Krem ile tozu karşılaştıran çalışmalar farklı sonuçlar veriyor. 200 tam protez kullanıcısının toz yapıştırıcı, krem yapıştırıcı ve kontrol gruplarına ayrıldığı çok merkezli randomize çalışmada krem yapıştırıcı protezin tutuculuğunu ve ısırma kuvvetini anlamlı biçimde artırmış, toz yapıştırıcı ve kontrol grubunda başlangıç ile müdahale sonrası arasında anlamlı fark bulunmamıştır (PubMed 36740264). Aynı çalışmada krem yapıştırıcının katkısı, tedavi güçlüğü orta düzeyde olan hastalarda belirgin çıkmıştır (PubMed 36740264).
Çiğneme performansına bakan başka bir çalışmada ise tablo farklıdır. Yeni tam protez yapılan 40 kişinin krem ve toz yapıştırıcıyı sırayla kullandığı çapraz tasarımlı çalışmada çiğneme performansı yapıştırıcısız durumda yüzde 19,8, krem ile yüzde 32,6, toz ile yüzde 31,2 olarak ölçülmüş ve iki yapıştırıcı arasında anlamlı fark bulunmamıştır (PubMed 24952882).
Bu iki çalışma farklı şeyleri ölçmüştür. Birinde protezin yerinden çıkmaya direnci, diğerinde yiyeceği ne kadar iyi öğütebildiği değerlendirilmiştir. Ürün seçiminde protezin durumu ve kişinin kullanım alışkanlığı birlikte düşünülür. Yıllardır aynı türü kullanan ve etkisinin azaldığını fark eden biri için farklı bir tür denemek fark yaratabilir.
Ağız Kuruluğu ve Gece Bakımı
Yedinci adım ağız kuruluğunu yönetmektir. Tükürük, protezin kendi tutuculuğunda önemli bir rol oynar; protez ile diş eti arasındaki ince tükürük tabakası emme etkisi yaratır. Tükürük azaldığında hem protezin tutuşu zayıflar hem de yapıştırıcı beklenen etkiyi göstermez. Gün boyunca düzenli su içmek, alkolsüz gargara kullanmak, şekersiz sakız çiğnemek ve kullanılan ilaçların ağız kuruluğu yapıp yapmadığını hekimle gözden geçirmek bu tabloyu hafifletir. Süreğen ağız kuruluğu protez kullananlarda ayrıca ele alınması gereken bir sorundur.
Sekizinci adım protezi gece çıkarmaktır. Bazı protez kullanıcıları tutuşu korumak için protezi gece de ağızda bırakır. Oysa bu alışkanlığın sağlık açısından ölçülmüş bir bedeli var. 85 yaş ve üzerindeki 524 kişinin izlendiği bir çalışmada protez kullanan 453 kişiden 186'sı protezini uykuda da takıyordu ve bu grupta zatürre riski protezini gece çıkaranlara göre yüksek bulunmuştur (PubMed 25294364). Protezini uykuda takanlarda dil ve protez üzerinde daha fazla plak, diş eti iltihabı ve Candida albicans üremesi de daha sık görülmüştür (PubMed 25294364).
Gece çıkarılan protezin nasıl saklandığı da önemlidir. Bu konudaki sistematik derleme, protezin gece saklanmadan önce temizlenmesinin Candida üremesini azalttığını, temizlenmemiş protezlerde alkali peroksit içeren temizleme tabletinin düşünülebileceğini ve yalnız suda bekletmenin Candida üremesini artırabileceğini bildirmektedir (PubMed 31787270). Gece dinlenen diş eti sabah protezi daha rahat taşır; temiz saklanan protez de yapıştırıcının bağlanacağı temiz bir yüzey sunar.
Yapıştırıcı Yetmediğinde Protezin ve Diş Etinin Değerlendirilmesi
On adımın hepsi doğru uygulandığı halde protez hala yeterince tutmuyorsa sorunun kaynağı çoğunlukla protezin uyumu ya da altındaki dokulardır. Diş çekildikten sonra çene kemiği yıllar içinde yeniden şekillenir ve incelir. Protez ise yapıldığı günkü biçimini korur. Aradaki fark büyüdükçe protez kaymaya başlar ve yapıştırıcı bu boşluğu kapatamaz.
Burada sorulacak ilk soru protezin yaşıdır. Uzun yıllardır kullanılan bir protezde çene yapısı ile protez arasındaki uyum belirgin biçimde bozulmuş olabilir. Bu durumda protezin iç yüzeyinin yeniden astarlanması ya da protezin yenilenmesi gerekebilir. İkinci soru protezin altında ağrı ya da baskı hissedilip hissedilmediğidir. Bu his protezin gerçek çene yapısına artık uymadığını gösterir ve yapıştırıcıyla giderilmez. Böyle bir tabloda Mosdent ile iletişime geçerek protez değerlendirmesi yaptırmak doğru adımdır.
Üçüncü soru diş etlerinin durumudur. Hassasiyet ya da kızarıklık varsa aktif diş eti hastalığı hem protezin tutuşunu hem de genel ağız sağlığını etkiler. İltihaplı ya da hassas diş eti yapıştırıcının tutunmasını zayıflatır ve protezin altında sürekli rahatsızlık yaratır. Bu durumda yapıştırıcı miktarını artırmak yerine önce diş eti tedavisi tamamlanır.
Mosdent'in periodontoloji birimi, protez kullanıcılarında diş eti sağlığını düzenli olarak değerlendirir. Gerekli vakalarda diş eti cerrahisi ile protezin oturacağı doku ortamı düzenlenir. Diş eti ve kemik durumu netleştikten sonra protezin yeniden astarlanması, yenilenmesi ya da implant destekli bir çözüme geçilmesi arasında seçim yapılır.
Yapıştırıcı İhtiyacını Azaltan İmplant Destekli Seçenekler
Yapıştırıcı ihtiyacı yıllar içinde sürekli artıyorsa bu durum çoğu zaman altta süren kemik kaybıyla ilişkilidir. Hareketli protez kemiğe çiğneme yükünü kök gibi iletmediği için dişsiz çene kemiği incelmeye devam eder ve protez giderek daha çok kayar. Bu noktada protezi implantlara bağlamak, tutuşu yapıştırıcıya bağımlı olmaktan çıkarır.
Tek ya da birkaç eksik diş için dental implant sabit bir çözüm sunar. Tam dişsiz çenelerde All-on-4 implant tedavisi dört implant üzerine sabit bir diş sırası kurar; yük daha geniş bir alana dağıtılmak istendiğinde All-on-6 implant seçeneği değerlendirilir. Kemik hacmi yetersizse kemik grefti ile implant için uygun zemin yeniden oluşturulabilir.
Alt protez, damak gibi geniş bir emme alanı olmadığı ve dil ile yanak kasları sürekli hareket ettiği için tutuş sorununun sık yaşandığı protezdir. Alt çenede protezin implantlara takıldığı overdenture seçeneği bu sorun için sık kullanılır. Randomize çalışmaları toplayan bir meta-analizde 5 çalışmadan 441 hasta birleştirilmiş ve implant destekli alt protez grubunda ağız sağlığına bağlı yaşam kalitesi puanları, fiziksel ağrı alt başlığı dışında, geleneksel protez grubuna göre anlamlı biçimde daha iyi bulunmuştur (PubMed 26836981). Derleme hangi tedavinin üstün olduğunu kesinleştirmek için daha fazla çalışma gerektiğini de belirtir (PubMed 26836981).
İmplant seçeneği her hasta için uygun olmayabilir; genel sağlık durumu, kemik hacmi ve beklenti muayenede birlikte değerlendirilir. Protezinizin durumunu ve seçenekleri konuşmak için iletişime geçebilirsiniz.
Size en uygun tedaviyi birlikte planlayalım.
Ücretsiz Değerlendirme→- 1.Kurogi T, Murata H, Yamaguchi E, Kawai Y, Suzuki A, Koide Y ve ark. Effects of denture adhesives on denture retention and occlusal forces in complete denture wearers: A multicenter, randomized controlled trial. J Prosthodont Res 2023;67:548-555. PubMed 36740264
- 2.Lemos CAA, da Fonte Porto Carreiro A, Rosa CDDRD, Luna Gomes JM, de Oliveira Limirio JPJ, Mendonça G ve ark. Does the use of an adhesive improve conventional complete dentures? A systematic review of randomized controlled trials. J Prosthet Dent 2022;128:150-157. PubMed 33551134
- 3.Klukowska M, Grender J, Gossweiler A. A randomized controlled trial assessing denture adhesive efficacy on denture retention across 13 hours. J Prosthodont 2024;33:324-329. PubMed 37805705
- 4.de Oliveira Junior NM, Rodriguez LS, Mendoza Marin DO, Paleari AG, Pero AC, Compagnoni MA. Masticatory performance of complete denture wearers after using two adhesives: a crossover randomized clinical trial. J Prosthet Dent 2014;112:1182-7. PubMed 24952882
- 5.Iinuma T, Arai Y, Abe Y, Takayama M, Fukumoto M, Fukui Y, et al. Denture wearing during sleep doubles the risk of pneumonia in the very elderly. J Dent Res 2015;94:28S-36S. PubMed 25294364
- 6.Verhaeghe TV, Wyatt CC, Mostafa NZ. The effect of overnight storage conditions on complete denture colonization by Candida albicans and dimensional stability: A systematic review. J Prosthet Dent 2020;124:176-182. PubMed 31787270
- 7.Sivaramakrishnan G, Sridharan K. Comparison of implant supported mandibular overdentures and conventional dentures on quality of life: a systematic review and meta-analysis of randomized controlled studies. Aust Dent J 2016;61:482-488. PubMed 26836981



