Yirmi yaş dişi çekim yeri iki ayrı süreçte iyileşir: diş eti soketin üzerini yaklaşık iki ila üç haftada kapatır, alttaki kemik ise üç ila altı ay boyunca yeniden şekillenmeye devam eder. İlk saatlerde oluşan kan pıhtısı kemiği ve sinir uçlarını korur; bu pıhtının kaybı kuru soket, yani alveoler osteite yol açar. 249 hastanın katıldığı ve 201'inin günlüğünü tamamladığı çalışmada 1. gün hastaların %63,5’i en kötü ağrısını şiddetli bulmuş, %85’i çiğnemekte zorlanmıştır; 6. günde çiğneme güçlüğü %19’a inerken, şişlik 2. gündeki %61’den 5. günde %10’a düşmüştür (PubMed 10555792).
- 01Soket, çekimden sonra diş kökünün bıraktığı boşluktur; yumuşak doku yaklaşık iki ila üç haftada kapanır, soketin tam kemik remodellingi üç ila altı ay sürer.
- 02İlk hafta rahatsızlığın en yoğun olduğu dönemdir: günlüğünü tamamlayan 201 hastanın %63,5'i 1. günde en kötü ağrısını şiddetli olarak değerlendirmiş, bu oran 7. günde %15’e düşmüştür (PubMed 10555792).
- 03Şişlik 2. günde hastaların %61’inde zirveye çıkar ve 5. güne gelindiğinde %10’a düşer; çoğu kişi normal rutinine yaklaşık 5. gün döner (PubMed 10555792).
- 04Ameliyatın zorluğu iyileşme süresini öngörür: 30 dakika veya daha uzun süren işlemler ve oklüzal düzlemin tamamen altında kalan dişler iyileşmeyi uzatmış, yaş ise uzatmamıştır (PubMed 10555792).
- 05Klorheksidin jel 10 çalışmada 862 katılımcıda alveoler osteiti azaltmıştır (RR 0,43); ancak 63 çalışmalık sonraki kapsam incelemesi anafilaksi riski nedeniyle serum fizyolojikle irrigasyonu destekler ve rutin profilaktik antibiyotik kullanımını desteklemez (PubMed 28526078, PubMed 34625985).
Yirmi Yaş Dişi Çekimi ve Çekimin İki Türü
Yirmi yaş dişi çekimi, ağzın en arkasında bulunan bir ya da daha fazla üçüncü azı dişinin çıkarılmasıdır. Bu dişler ağızda en son sürer ve çoğu zaman çenede yeterli yer bulamaz. Diş gömülü kalabilir, komşu dişe doğru eğik büyüyebilir, çevresindeki diş etinde tekrarlayan iltihaba, komşu dişte çürüğe ya da nadiren kist oluşumuna yol açabilir. Çekim kararı bu bulgular ve röntgen görüntüsü birlikte değerlendirilerek verilir.
İyileşmenin nasıl geçeceğini belirleyen ilk etken çekimin türüdür. Diş tamamen sürmüş ve kökleri düzse basit çekim yapılır. Bu çekimlerde iyileşme genellikle daha hızlıdır ve rahatsızlık daha azdır.
Diş gömülüyse, diş etinin altında kalmışsa ya da kökleri eğri ise cerrahi çekim gerekir. Diş eti açılır, gerektiğinde dişin çevresindeki kemikten bir miktar kaldırılır ve diş bazen parçalara ayrılarak çıkarılır. Ardından diş eti dikilir. Cerrahi çekimde dokuya daha fazla müdahale edildiği için şişlik, ağrı ve ağız açmada kısıtlılık daha belirgin olur ve bakım talimatları daha önemli hale gelir.
İyileşme iki ayrı süreç olarak düşünülebilir. Diş eti soketin üzerini yaklaşık iki ila üç haftada kapatır. Altta kalan kemik ise üç ila altı ay boyunca yeniden şekillenmeye devam eder.
Çekimden Sonraki İlk 24 Saat ve Kan Pıhtısı
Çekimden hemen sonra dişin boşalttığı yuvada, yani sokette kan pıhtısı oluşur. Bu pıhtı iyileşmenin temelidir. Açıkta kalan kemiği ve sinir uçlarını örter, yeni dokunun üzerinde büyüyeceği iskeleyi sağlar. Pıhtı yerinden oynarsa ya da erken çözülürse kuru soket (alveoler osteit) denen ağrılı durum gelişebilir. İlk günlerde yapılan bakım önerilerinin büyük kısmı bu pıhtıyı korumaya yöneliktir.
İlk 24 saatte hafif sızıntı biçiminde kanama beklenen bir durumdur. Hekimin yerleştirdiği gazlı bez üzerine bir süre sabit ısırmak kanamayı durdurur. Bu dönemde ağzı güçlü çalkalamak, tükürmek ve pipetle içmek pıhtıyı yerinden oynatabileceği için önerilmez.
Anestezi etkisi geçtikçe ağrı başlar. Hekimin önerdiği ağrı kesici, anestezi tamamen geçmeden alındığında ağrının zirvesi daha kolay kontrol edilir. Yanağın dışından aralıklarla uygulanan soğuk kompres ilk gün şişliği sınırlamaya yardım eder. Yumuşak ve serin yiyecekler tercih edilir, çiğneme çekim tarafının karşısında yapılır.
Uyurken başı birkaç yastıkla yüksekte tutmak şişlik ve sızıntıyı azaltır. Üst yirmi yaş dişi çekildiyse ilk günlerde burnu sert sümkürmemek önerilir, çünkü bu dişlerin kökleri sinüs boşluğuna yakın olabilir. İlk günden sonra tuzlu ılık suyla nazik çalkalamaya başlanabilir; ağız suyu çalkalanır ve kendiliğinden akıtılır, güçlü tükürülmez.
İlk Haftada Ağrı, Şişlik ve Çiğneme
İlk hafta rahatsızlığın en yoğun olduğu dönemdir ve bu dönemin nasıl geçtiği ölçülmüştür. İki merkezde 249 hastanın katıldığı ve çekimden sonra 14 gün boyunca günlük tuttuğu çalışmada, günlüğünü tamamlayan 201 hastanın yüzde 63,5'i 1. gün en kötü ağrısını şiddetli olarak değerlendirmiş, bu oran 7. günde yüzde 15'e inmiştir (PubMed 10555792). Gün içindeki ortalama ağrıyı şiddetli bulanların oranı ise 1. gün yüzde 29, 7. günde yüzde 5,5'tir (PubMed 10555792).
Şişlik ağrıdan biraz farklı bir seyir izler. Aynı çalışmada şişlik bildiren hastaların oranı 1. gün yüzde 53, 2. gün yüzde 61 ile en yüksek düzeydedir ve 5. güne gelindiğinde yüzde 10'a düşmüştür (PubMed 10555792). İkinci ya da üçüncü gün şişliğin biraz artması bu nedenle beklenen bir durumdur ve tek başına enfeksiyon işareti sayılmaz.
Ağız işlevleri en yavaş toparlanan alandır. Hastaların 1. gün yüzde 85'i çiğnemede, yüzde 78,5'i ağız açmada, yüzde 37,5'i konuşmada güçlük bildirmiştir; 6. günde bu oranlar sırasıyla yüzde 19, yüzde 15 ve yüzde 1,5'e inmiştir (PubMed 10555792). Günlük yaşam da ilk gün belirgin biçimde etkilenir ve hastalar ortalama 5. gün civarında normal rutinlerine yaklaşır (PubMed 10555792).
Bu veriler iyileşmenin pratik takvimini çizer. İlk iki üç gün dinlenme ve yumuşak beslenmeyle geçer, dördüncü ve beşinci günlerden itibaren günlük işlere dönüş başlar, çiğneme ise ikinci haftaya kadar tam rahatlamayabilir. Beklenen seyir, rahatsızlığın her gün biraz daha azalmasıdır.
Soketin Haftalar ve Aylar İçinde Kapanması
Çekim yerinin görünümü iyileşme boyunca değişir ve bu değişimi bilmek gereksiz endişeyi önler. İlk üç günde sokette koyu renkli bir kan pıhtısı görülür; çevredeki diş eti kırmızı ve şiş olabilir. Dördüncü ve yedinci günler arasında pıhtı sabitlenir ve üzerinde yumuşak, beyaz ya da sarımsı bir tabaka oluşabilir. Bu tabaka çoğu zaman iltihap belirtisi sayılmaz; yeni dokunun oluşmaya başladığını gösteren granülasyon dokusudur. Kötü koku, irin ya da artan ağrı eşlik etmiyorsa beklenen bir görünümdür.
Dikiş kullanıldıysa bunlar ilk hafta içinde kendiliğinden erir ya da kontrol randevusunda alınır. İkinci haftada diş eti pembeleşir, şişlik kaybolur ve soketin ağzı daralmaya başlar. Diş eti soketin üzerini yaklaşık iki ila üç haftada kapatır. Bu dönemde soket tam kapanmadığı için içine yiyecek kaçabilir; aynı günlük çalışmasında yemek birikmesi 9. günde hastaların yüzde 20'si için en sorunlu şikayet olmuştur (PubMed 10555792). Hekim gerekirse soketin nasıl temizleneceğini gösterir.
Diş eti kapandıktan sonra da iyileşme sürer. Soketin içi kemikle dolar ve bu kemik üç ila altı ay boyunca yeniden şekillenir. Bir ay sonra çekim bölgesi çevredeki diş etiyle büyük ölçüde bütünleşmiş görünür.
İyileşme Süresini Uzatan Etkenler
İyileşmenin ne kadar süreceğini öngören etkenlerin başında ameliyatın zorluğu gelir. 249 hastalık günlük çalışmasında 30 dakika ya da daha uzun süren işlemler ve üçüncü azı dişlerinin tamamının çiğneme düzleminin altında kaldığı durumlar iyileşmeyi uzatmıştır (PubMed 10555792). Aynı çalışmada kadın hastalar daha uzun bir iyileşme süresi bildirmiştir (PubMed 10555792).
Yaygın bir kanının tersine, yaş bu çalışmada iyileşmenin uzamasını öngören bir etken olarak çıkmamıştır (PubMed 10555792). Çalışmaya 13 ile 37 yaş arası hastalar katıldığı için bu bulgu daha ileri yaşlara doğrudan genellenemez, ama genç yaşın tek başına hızlı iyileşme garantisi vermediğini gösterir.
Sigara ayrı bir başlık olarak ele alınmalıdır. On bir çalışmayı birleştiren sistematik derlemede sigara içenlerde çekim sonrası kuru soket olasılığı üç kattan fazla yüksek bulunmuş; birleşik kuru soket sıklığı sigara içenlerde yaklaşık yüzde 13,2, içmeyenlerde yaklaşık yüzde 3,8 olarak hesaplanmıştır (PubMed 35877395). Bu nedenle çekimden sonraki ilk günlerde sigara ve elektronik sigara kullanılmaması önerilir. Kuru soket nedenlerini tarayan 63 çalışmalık bir kapsam incelemesi ise sigaranın etkisi konusunda çelişkili kanıt bulunduğunu not etmiş, bağışıklık yanıtının zayıflığını, cerrahi tekniği ve yaşı belirgin etkenler olarak saymıştır (PubMed 34625985).
Bunların dışında genel sağlık durumu da süreci etkiler. Kontrolsüz diyabet gibi yara iyileşmesini yavaşlatan hastalıklar, bağışıklığı baskılayan ilaçlar ve yetersiz ağız bakımı iyileşmeyi zorlaştırabilir.
Kuru Soket ve Diğer Komplikasyonlar
Kuru soket, çekim sonrası kan pıhtısının kısmen ya da tamamen kaybıdır. Açıkta kalan kemik şiddetli ağrıya yol açar; ağrı genellikle çekimden bir ila beş gün sonra başlar ve sokette açıkta kemik, ölü doku artıkları, ağız kokusu ve dokunmakla hassasiyet görülür (PubMed 35877395). Ayırt ettiren ipucu zamanlamadır. Kuru sokette azalması gereken ağrı üçüncü ile beşinci günler arasında yeniden şiddetlenir ve kulağa ya da şakağa yayılabilir. Hekim soketi temizler ve ağrıyı azaltan bir pansuman uygular.
Önleme konusunda veri vardır ama tartışma da sürmektedir. Alt yirmi yaş dişi çekiminde klorheksidin jeli inceleyen ve 862 katılımcılı 10 çalışmayı birleştiren meta-analizde jel, kuru soket sıklığını plaseboya göre azaltmış, göreli risk 0,43 bulunmuştur (PubMed 28526078). Buna karşılık 63 çalışmalık daha yeni bir kapsam incelemesi, soket içine klorheksidin uygulamasının ciddi alerjik reaksiyon (anafilaksi) riski taşıdığını vurgulamış ve soket içi yıkamada tuzlu suyun tercih edilmesini önermiştir (PubMed 34625985). Aynı inceleme koruyucu amaçla rutin antibiyotik kullanımının literatürde desteklenmediğini bildirmiştir (PubMed 34625985). Antibiyotik bu nedenle her çekimden sonra verilmez; hekim hastanın durumuna göre karar verir.
Enfeksiyon ikinci önemli komplikasyondur. Birkaç gün sonra şişliğin azalmak yerine artması, irin, ateş ve ağızda kötü tat enfeksiyonu düşündürür. Sinir etkilenmesi ise nadir görülür ve dudak, çene ucu ya da dilde anestezi süresini belirgin biçimde aşan uyuşukluk olarak kendini gösterir.
Evde Bakım ve Beslenme
Evde yapılan bakımın amacı pıhtıyı korumak, bölgeyi temiz tutmak ve dokuya zaman tanımaktır. İlk günlerde tükürmemek, pipet kullanmamak ve sigara içmemek bu amacın temelidir. İlk 24 saatte yanağa aralıklı soğuk kompres uygulanır, uyurken baş yüksekte tutulur ve reçete edilen ilaçlar tarif edildiği biçimde alınır. İlk günden sonra yemeklerin ardından tuzlu ılık suyla nazik çalkalama yapılır. Diğer dişler normal biçimde fırçalanır; yalnızca çekim bölgesinin doğrudan üzerine fırça ilk günlerde değdirilmez.
Beslenmede ilk günler yumuşak ve serin yiyeceklerle geçer. Yoğurt, çorbanın ılımış hali, patates püresi, çırpılmış yumurta, muhallebi ve meyve püresi uygun seçeneklerdir. Kıtır, sert ve küçük parçalı yiyecekler (kuruyemiş, cips, çekirdek, pirinç taneleri) sokete kaçabileceği için ilk haftada önerilmez. Baharatlı, asitli ve çok sıcak yiyecek ve içecekler hassas dokuyu tahriş edebilir. Alkol ilk günlerde kanamayı artırabileceği ve ağrı kesicilerle etkileşebileceği için kullanılmaz.
Katı gıdalara dönüş kademelidir ve konfora göre ilerler. Günlük çalışmasında çiğneme güçlüğünün 6. günde hala yüzde 19 oranında sürdüğü görülmüştür (PubMed 10555792); bu nedenle ilk hafta yumuşak beslenmeye devam etmek, ikinci haftada çekim tarafıyla dikkatli çiğnemeye geçmek makul bir yoldur.
Yeterli sıvı almak ve ilk birkaç gün ağır egzersizden uzak durmak iyileşmeyi destekler. İyileşme döneminde uykunun bölünmesi, işten ya da okuldan birkaç gün uzak kalma ve konuşurken hafif kısıtlılık beklenen yan etkilerdir. Bu nedenle çekim günü, ardından birkaç gün dinlenebilecek biçimde planlanabilir.
Diş Hekimini Aramayı Gerektiren Belirtiler
Normal iyileşmenin çizgisi bellidir. Ağrı ilk bir iki günde en yüksek düzeydedir, şişlik ikinci gün civarında zirve yapar ve ardından her gün biraz daha azalır. Diş hekimini aramayı gerektiren belirtiler bu aşağı yönlü eğriden sapmalardır ve bunları tanımak, küçük bir sorunun büyümeden ele alınmasını sağlar.
Birinci işaret, üçüncü günden sonra azalmak yerine artan ağrıdır. Özellikle kulağa ya da şakağa yayılan, ağrı kesiciye zor yanıt veren ağrı ve sokette pıhtı yerine boş, grimsi ya da açıkta kemik görünümü kuru soketi düşündürür. İkinci işaret, birkaç gün sonra artmaya başlayan şişlik, ateş, irin ya da ağızda kalıcı kötü tat ve kokudur; bu tablo enfeksiyonu düşündürür.
Üçüncü işaret durmayan kanamadır. Gazlı bez üzerine sabit ısırmaya rağmen durmayan ve ağzı dolduran kanama muayene gerektirir. Dördüncü işaret, dudak, çene ucu ya da dilde anestezi etkisinin beklenen süresini belirgin biçimde aşan uyuşukluktur.
Bunların dışında yutkunma ya da nefes almada güçlük, göz çevresine doğru yayılan şişlik ve ağız açıklığının günler geçtikçe azalması acil değerlendirme gerektirir. Kontrol randevusuna şikayet olmasa da gidilir. Endişe verici bir belirti fark edildiğinde beklemek yerine kliniği aramak doğru yoldur; erken bakılan bir çekim yeri çoğu zaman basit bir müdahaleyle yoluna girer.
Size en uygun tedaviyi birlikte planlayalım.
Ücretsiz Değerlendirme→- 1.Conrad SM, Blakey GH, Shugars DA, Marciani RD, Phillips C, White RP Jr. Patients' perception of recovery after third molar surgery. J Oral Maxillofac Surg 1999;57:1288-94; discussion 1295-6. PubMed 10555792
- 2.Teshome A. The efficacy of chlorhexidine gel in the prevention of alveolar osteitis after mandibular third molar extraction: a systematic review and meta-analysis. BMC Oral Health 2017;17:82. PubMed 28526078
- 3.Ghosh A, Aggarwal VR, Moore R. Aetiology, Prevention and Management of Alveolar Osteitis-A Scoping Review. J Oral Rehabil 2022;49:103-113. PubMed 34625985
- 4.Kuśnierek W, Brzezińska K, Nijakowski K, Surdacka A. Smoking as a Risk Factor for Dry Socket: A Systematic Review. Dent J (Basel) 2022;10. PubMed 35877395



