Çocuklarda diş çürüğü, ağızdaki bakterilerin şekerli ve nişastalı gıdaları parçalayıp asit üretmesiyle süt dişi minesinin zayıflaması ve tahrip olmasıdır. WHO ölçütleriyle yapılan meta-analizde 29 ülkeden 59.018 çocuğun verisi birleştirildiğinde okul öncesi çağda erken çocukluk çürüğü sıklığı yüzde 48 bulundu (PubMed 33735529). Riski belirleyen şey tek seferde tüketilen şeker miktarından çok gün içindeki tüketim sıklığıdır; emziğin bala ya da pekmeze batırılması ve gece biberonla uyutulma en bilinen tetikleyicilerdir. Koruyucu tarafta flor verniği çalışmalarında süt dişlerinde çürük artışı yüzde 37 azalıyor (PubMed 23846772). Diş temizliği ilk diş çıktığında başlar, ilk hekim kontrolü en geç 1 yaşında yapılır.
- 01Erken çocukluk çürüğü 71 aydan küçük çocukların çürük tablosudur; 49 ülkeden 100 yayının birleştirildiği meta-analizde küresel sıklık yüzde 49, yüzde 95 güven aralığı 44 ile 55 (PubMed 39049051).
- 02WHO ölçütleriyle yürütülen ayrı bir meta-analizde 29 ülke ve 59.018 çocukta sıklık yüzde 48, yüzde 95 güven aralığı 43 ile 53; iki bağımsız ölçüm aynı bandı veriyor (PubMed 33735529).
- 03Şekerin sıklığı en az miktarı kadar belirleyicidir: gün içinde az ama sık şeker tüketimi asit ataklarının sayısını artırdığı için tek seferde çok şeker tüketmekten daha zararlıdır.
- 04Biberon çürüğü, üst ön süt dişlerinde hızlı ilerleyen çürük biçimidir; gece biberonla uyuma ve biberonun içinde süt, mama ya da meyve suyu bulunması tipik tablodur.
- 05Flor verniği Cochrane derlemesinde süt dişi yüzeylerinde çürük artışını yüzde 37, daimi diş yüzeylerinde yüzde 43 azalttı; 22 randomize çalışma, 12.455 katılımcı (PubMed 23846772).
Çocuklarda Diş Çürüğü Nasıl Oluşur

Çocuklarda diş çürüğü, ağızdaki bakterilerin şekerli ve nişastalı gıdaları parçalayıp asit üretmesiyle süt dişi minesinin zayıflaması ve zamanla tahrip olmasıdır. Şeker dişe doğrudan zarar vermez. Zararı, bakterilerin şekeri parçalarken açığa çıkardığı asit verir. Her şekerli lokma ya da yudumdan sonra ağızda bir asit atağı başlar, mine bu süre boyunca mineral kaybeder. Tükürük asidi nötralize edip mineyi onarmaya çalışır, ama ataklar sık tekrarlandığında onarıma zaman kalmaz ve mine yüzeyinde önce beyaz tebeşirimsi lekeler, sonra kahverengi çukurlar oluşur.
Süt dişleri bu sürece daimi dişlerden daha açıktır. Mineleri daha incedir, çürüğe daha duyarlıdır ve çürük süt dişinde daha hızlı ilerler. Süreç çoğu zaman sessiz seyreder; çocuk ağrıdan yakındığında çürük dişin iç tabakalarına ulaşmış olabilir.
Pek çok ebeveyn çürüğü kalıtsal bir yatkınlık olarak görür ya da süt dişi nasıl olsa değişecek diye önemsemez. Oysa süt dişindeki çürük enfeksiyona yol açabilir, altta gelişen daimi dişin germine zarar verebilir ve erken kaybedilen süt dişinin boşluğuna komşu dişler kayarak yer darlığı yaratabilir. Süt dişleri çiğneme, konuşma ve daimi dişlere yer tutma işlevleri taşıdığı için korunmaları çocuğun genel gelişimi açısından da önem taşır. Çürüğün nasıl başladığını bilmek, hangi gıdanın ve hangi alışkanlığın risk taşıdığını anlamanın ilk adımıdır.
Erken Çocukluk Çürüğünün Yaygınlığı
Okul öncesi çağdaki çocukların yaklaşık yarısında çürük görülür. Dünya Sağlık Örgütü ölçütleriyle yapılmış çalışmaları birleştiren bir meta-analizde 29 ülkeden 59.018 çocuğun verisi bir araya getirilmiş ve erken çocukluk çürüğünün toplu sıklığı yüzde 48 bulunmuştur (PubMed 33735529). Yazarlar bu sonucu erken çocukluk çürüğünün okul öncesi çocukların neredeyse yarısını etkileyen küresel bir sağlık sorunu olarak yorumlamıştır.
Farklı bir yöntemle yapılmış ikinci bir meta-analiz aynı bandı doğrular. 71 aydan küçük çocukları kapsayan ve 49 ülkeden 100 yayını birleştiren bu çalışmada küresel toplu sıklık yüzde 49 olarak hesaplanmıştır (PubMed 39049051). Aynı çalışmada sıklık bölgeye ve ülkelerin gelir düzeyine göre belirgin biçimde değişmiş, çürük yükü düşük gelirli ülkelerde daha yüksek çıkmıştır (PubMed 39049051).
Bu sayılar farklı ülkelerin ortalamasıdır ve tek bir çocuğun riskini göstermez. Ortak mesajları, erken çocukluk çürüğünün nadir bir durum sayılmadığı ve önlenebilir olduğudur. Çürüğü belirleyen etkenlerin büyük kısmı, yani ne yendiği, ne sıklıkla yendiği, dişlerin nasıl temizlendiği ve koruyucu uygulamaların yapılıp yapılmadığı, ailenin günlük düzeniyle doğrudan ilişkilidir.
Şekerli Gıdalar ve Şeker Tüketiminin Sıklığı
Çocuk diş çürüğünün başlıca beslenme kaynağı şekerdir. Şekerlemeler, çikolata, jelibon ve şekerli sakız, kek, kurabiye ve şerbetli tatlılar bakterilere doğrudan asit hammaddesi sağlar. Şeker ağızda kaldığı sürece bakteriler asit üretmeyi sürdürür; yapışkan şekerlemeler ve ağızda yavaş eriyen lolipoplar bu yüzden daha uzun bir asit süresi yaratır.
Şeker ile çürük arasındaki bağ ölçülmüştür. Dünya Sağlık Örgütü kılavuzu için hazırlanan sistematik derlemede çocuklarda yapılan 50 çalışmanın 42'si şeker ile çürük arasında bir ya da daha fazla olumlu ilişki bildirmiştir (PubMed 24323509). Aynı derleme, serbest şeker alımı günlük enerjinin yüzde 10'unun altında kaldığında çürüğün daha düşük olduğunu orta kalitede kanıtla göstermiştir (PubMed 24323509).
Miktar kadar sıklık da önem taşır ve ebeveynlerin çoğu bu noktayı gözden kaçırır. Her şekerli atıştırmalık yeni bir asit atağı başlatır. Gün içine yayılmış küçük ama sık şeker tüketimi, mineyi tükürüğün onarım yapamayacağı kadar uzun süre asidik ortamda bırakır. Bu yüzden gün boyu elden düşmeyen bir paket bisküvi ya da saatlerce yudumlanan bir meyve suyu, tek seferde yemekle birlikte yenen bir tatlıdan daha fazla risk taşır. Tatlının öğün sonuna alınması ve öğün aralarının şekersiz geçmesi, çocuğun toplam şeker tüketimi aynı kalsa bile dişin gün içinde maruz kaldığı asit süresini kısaltır.
Şekerli İçecekler, Nişastalı Atıştırmalıklar ve Sağlıklı Görünen Gıdalar
Gazlı içecekler, meyve suları, aromalı sütler ve paketli içecekler hem şeker hem asit içerdiği için dişe iki yönden yük bindirir. Şeker bakterilerin asit üretimini beslerken içeceğin kendi asidi de mineyi doğrudan yumuşatır. Pipetsiz ve gün boyu yudumlanarak içildiklerinde bu yük daha da artar. Doğal olsa bile meyve suyu şeker içerir; çocuklar için susuzluğu gidermenin güvenli yolu su ve sade sütle sınırlı tutulmasıdır.
Nişastalı ve yapışkan gıdalar da listeye girer. Beyaz ekmek, kraker, bisküvi ve cips ağızda parçalanırken şekere dönüşür ve azı dişlerin çiğneme yüzeylerindeki girinti çıkıntılara yapışarak uzun süre kalır. Tuzlu görünmeleri, çürük açısından masum oldukları anlamına gelmez.
Sağlıklı görünen bazı gıdalar da risk taşıyabilir. Bal ve pekmez doğal olsa da yoğun şeker içerir. Kuru meyveler hem şekerli hem yapışkandır ve dişlerin arasında kalır. Hazır meyve püreleri ve sıkma pakette satılan bebek atıştırmalıkları, emilerek tüketildiği için şekerin ön dişlerle uzun süre temas etmesine yol açar.
Bu gıdaları tamamen yasaklamak çoğu ailede sürdürülebilir olmaz. Daha uygulanabilir yol, onları öğünlerle birlikte vermek, ardından su içirmek ve gün içindeki atıştırmalıkları peynir, yoğurt, sebze ve taze meyve gibi seçeneklerle değiştirmektir.
Emzik ve Biberon Kullanımı
Emzik tek başına çürük yapmaz. Zarar, emziğin bala ya da pekmeze batırılmasıyla, uzun süreli kullanımla ve emziğin 2 ile 3 yaşından sonra bırakılmamasıyla ortaya çıkar; bu tabloda hem çürük riski hem diş dizilim bozukluğu riski artar. Emziğe sürülen her tatlandırıcı, ön dişleri saatlerce şekerle temas halinde bırakır. Emziğin 2 yaş civarında bırakılması hem çürük hem çene gelişimi açısından önerilen yaklaşımdır.
Biberonda kritik nokta gece beslenmesidir. Çocuk biberonla uykuya daldığında süt, mama ya da meyve suyu ağızda birikir. Uyku sırasında tükürük akışı azaldığı için bu sıvı dişlerin üzerinde yıkanmadan kalır ve asit atağı gece boyunca sürer. Üst ön dişler bu sıvıyla doğrudan temas ettiği için ilk etkilenen dişlerdir.
Uygulamada birkaç alışkanlık bu riski büyük ölçüde azaltır. Çocuğa biberonla uyuma alışkanlığı kazandırılmaz; biberon uyumadan önce bitirilir. Gece beslenmesinin ardından dişler ve diş etleri nemli bir bez ya da yaşa uygun bir fırçayla silinir. Gece susayan çocuğa biberonda yalnız su verilir. Emzik şekerli bir gıdaya batırılmaz ve bebeğin emziği ya da kaşığı yetişkinin ağzına alınarak temizlenmez, çünkü çürüğe yol açan bakteriler bu yolla da aktarılabilir. Bardakla içmeye geçiş de yaşa uygun zamanda desteklenir.
Biberon Çürüğünün Belirtileri
Biberon çürüğü, özellikle üst ön süt dişlerinde görülen ve hızlı ilerleyen bir çürük tablosudur. Genellikle gece biberonla uyuyan, biberonunda süt, mama ya da meyve suyu bulunan ve dişleri düzenli temizlenmeyen çocuklarda gelişir. Alt ön dişler, dil tarafından korunduğu için çoğu zaman daha az etkilenir.
İlk belirti, üst ön dişlerin diş etine yakın kısmında beliren beyaz, mat, tebeşirimsi lekelerdir. Bu aşamada mine yüzeyi mineral kaybetmiş ama henüz çukurlaşmamıştır; flor uygulaması ve alışkanlık değişikliğiyle süreç durdurulabilir. Tablo ilerledikçe lekeler sarı ve kahverengiye döner, mine kırılgan hale gelir ve dişin kenarlarından parçalar kopmaya başlar. İleri evrede çocuk ağrıdan yakınabilir, diş etinde şişlik ya da apse görülebilir ve beslenme ile uyku bozulabilir.
Belirtiler fark edildiğinde çürük çoğu zaman ileri evreye ulaşmış olur. Bu yüzden ebeveynin dişleri düzenli olarak kontrol etmesi yararlıdır. Düzenli aralıklarla, iyi ışıkta çocuğun üst dudağı hafifçe kaldırılıp ön dişlerin diş etine yakın yüzeylerine bakılır. Beyaz bir çizgi ya da leke görüldüğünde beklemeden diş hekimine başvurmak, tedavinin koruyucu uygulamalarla sınırlı kalmasını sağlayabilir.
Flor, Fissür Örtücü ve Diş Hekimi Kontrolleri
Koruyucu uygulamaların etkisi ölçülmüştür ve ev bakımına güçlü bir katkı sağlar. Flor verniği, diş hekiminin diş yüzeyine sürdüğü yoğun florlu bir koruyucudur. 22 randomize çalışmayı ve 12.455 katılımcıyı kapsayan Cochrane derlemesinde flor verniği süt dişi yüzeylerinde çürük artışını yüzde 37, daimi diş yüzeylerinde yüzde 43 azaltmıştır (PubMed 23846772). Uygulama birkaç dakika sürer ve ağrısızdır.
Fissür örtücüler, azı dişlerinin çiğneme yüzeyindeki derin girinti ve oluklara sürülen ince bir koruyucu tabakadır. Yiyecek artıklarının ve bakterilerin bu oluklara yerleşmesini önler. 38 çalışmayı ve 7924 çocuğu kapsayan Cochrane derlemesi, reçine esaslı örtücülerin 5 ile 10 yaş arasındaki çocuklarda birinci daimi azı dişlerinde çürüğü önlediğini bildirmiştir (PubMed 28759120).
Bu uygulamalar pedodontistler, yani çocuk diş hekimleri tarafından çocuğun risk durumuna göre planlanır. İlk diş hekimi ziyareti ilk süt dişi ağızda göründükten sonra ve 1 yaşını geçmeden yapılır. Sonrasında 6 ayda bir kontrol önerilir. Bu ziyaretler çürüğü beyaz leke aşamasında yakalamayı, ebeveyne fırçalama ve beslenme konusunda yol göstermeyi ve çocuğun diş hekimi ortamına korkmadan alışmasını sağlar.
Süt dişi çürüdüğünde tedavi gerekir. Küçük çürükler dolguyla, sinire ulaşmış çürükler süt dişine uygun kanal tedavisiyle tedavi edilir. Erken kaybedilen dişin yerini korumak için yer tutucular kullanılabilir.
Evde Uygulanacak Beslenme ve Bakım Düzeni
Çürükten korunmanın temeli, şekerin sıklığını azaltan bir beslenme düzeni ile ilk dişten itibaren başlayan düzenli temizliktir. Diş temizliği ilk süt dişi çıktığında başlar. İlk dişler nemli bir bez ya da bebek diş fırçasıyla silinir, dişler çoğaldıkça yumuşak kıllı ve yaşa uygun bir fırçaya geçilir. Macun miktarı ve flor oranı çocuğun yaşına göre diş hekimiyle belirlenir. Çocuk kendi başına düzgün fırçalayabilecek el becerisine ulaşana kadar fırçalamayı ebeveyn yapar ya da tamamlar; özellikle gece fırçalaması atlanmaz, çünkü uyku sırasında tükürük azalır.
Beslenmede amaç şekeri tamamen yasaklamaktan çok, dişin şekerle temas ettiği süreyi kısaltmaktır. Tatlılar öğün sonuna alınır ve ardından su içilir. Öğün aralarında peynir, yoğurt, sebze, taze meyve ve kuruyemiş gibi şekersiz seçenekler sunulur. Susuzluk suyla giderilir; meyve suyu, gazlı içecek ve aromalı süt günlük alışkanlık haline getirilmez. Uyumadan önce fırçalanmış ağza su dışında bir şey verilmez.
Etiket okumak da yardımcı olur. Çocuklar için satılan pek çok hazır üründe, sağlıklı görünen yoğurt, tahıl ve meyve atıştırmalıklarında bile, eklenmiş şeker bulunur. Aile içinde örnek olmak da önemlidir; çocuklar ebeveynlerin beslenme ve fırçalama alışkanlıklarını taklit eder.
Muayenede diş hekimi çocuğun dişlerindeki beyaz lekeleri, çürükleri ve plak birikimini değerlendirir, beslenme ve fırçalama alışkanlıklarını sorar ve flor verniği ya da fissür örtücü gibi koruyucu uygulamaların gerekip gerekmediğine karar verir.
Size en uygun tedaviyi birlikte planlayalım.
Ücretsiz Değerlendirme→- 1.Uribe SE, Innes N, Maldupa I. The global prevalence of early childhood caries: A systematic review with meta-analysis using the WHO diagnostic criteria. Int J Paediatr Dent 2021;31:817-830. PubMed 33735529
- 2.Maklennan A, Borg-Bartolo R, Wierichs RJ, Esteves-Oliveira M, Campus G. A systematic review and meta-analysis on early-childhood-caries global data. BMC Oral Health 2024;24:835. PubMed 39049051
- 3.Marinho VC, Worthington HV, Walsh T, Clarkson JE. Fluoride varnishes for preventing dental caries in children and adolescents. Cochrane Database Syst Rev 2013;2013:CD002279. PubMed 23846772
- 4.Moynihan PJ, Kelly SA. Effect on caries of restricting sugars intake: systematic review to inform WHO guidelines. J Dent Res 2014;93:8-18. PubMed 24323509
- 5.Ahovuo-Saloranta A, Forss H, Walsh T, Nordblad A, Mäkelä M, Worthington HV. Pit and fissure sealants for preventing dental decay in permanent teeth. Cochrane Database Syst Rev 2017;7:CD001830. PubMed 28759120



