Diş oluşumu, anne karnındaki yaşamın altıncı haftasında diş tomurcuklarının ağız epiteli dokusundan farklılaşmasıyla başlar ve üçüncü büyük azı köklerinin tamamlandığı genç erişkinlik döneminde biter. Bu süreçte diş kronu mineralize olur, diş ağız içine sürer ve kök gelişimi birkaç yıl daha devam eder. Japonya'da 1.695 ebeveyn kaydını içeren bir doğum kohortunda alt süt orta kesici dişlerin medyan sürme zamanı erkek çocuklarda 7,1 ay, kız çocuklarda 7,6 ay bulunmuştur (PubMed 38002821). Yirmi süt dişi genellikle yaklaşık üç yaşta tamamlanır.
- 01Diş gelişimi, anne karnında yaklaşık altıncı haftada diş tomurcuğu ile başlar; bu nedenle süt dişlenmesi doğumdan önce şekillenmeye başlamıştır.
- 02Japan Environment and Children's Study kapsamında 1.695 ebeveyn kaydında alt süt orta kesici dişlerin medyan sürme zamanı erkek çocuklarda 7,1 ay, kız çocuklarda 7,6 ay olarak bildirilmiştir (PubMed 38002821).
- 03Ebeveyn kaydıyla bildirilen sürme zamanı, kontrol randevusunda diş hekiminin kaydettiği zamandan tutarlı biçimde daha erkendir; bu fark, yayımlanan tabloların çalışmalar arasında değişmesini açıklar (PubMed 38002821).
- 04Kalıcı dişlerin sürmesi, 539 okul çocuğunun yer aldığı 9 yıllık prospektif bir çalışmada yıllık dental modellerle izlenmiş; kız ve erkek çocuklar arasındaki sürme yaşı farkı istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (PubMed 21426429).
- 05Süt dişlerindeki çürük, kalıcı dişlerin daha erken sürmesini öngörebilir; aynı kohortta çürük süt dişleri çoğu ikinci küçük azı ve ikinci büyük azının sürmesini hızlandırmıştır (PubMed 21426429).
Diş Gelişiminin Anne Karnında Başlaması
Diş gelişimi doğumdan çok önce, bebeğin anne karnındaki yaşamının yaklaşık altıncı haftasında başlar. Bu dönemde dişlerin ilk hali olan diş tomurcukları, ağzı döşeyen epitel dokudan farklılaşarak ortaya çıkar. Hem süt dişlerinin hem de kalıcı dişlerin temelleri bu erken evrelerde atılır.
Diş tomurcuğu zamanla biçim kazanır ve ileride dişin katmanlarını oluşturacak hücreleri bir araya getirir. Tomurcuğun dış tarafındaki hücreler mineyi, iç tarafındaki hücreler dentini üretecek yapıya dönüşür. Ortada kalan doku ise dişin canlı merkezi olan pulpayı oluşturur. Önce dişin ağızda görünecek kısmı olan kron şekillenir ve mineralize olur; kök gelişimi daha sonra, diş sürmeye başladığında devam eder.
Bebek doğduğunda dişleri henüz ağızda görünmez, ama çene kemiklerinin içinde süt dişlerinin kronları büyük ölçüde oluşmuş durumdadır. Kalıcı dişlerin bir kısmının gelişimi de bu dönemde sürmektedir. Bu yüzden gebelik döneminde annenin beslenmesi ve genel sağlığı, bebeğin dişlerinin yapısı üzerinde de etkili olabilir.
Süreç, üçüncü büyük azıların köklerinin tamamlandığı genç erişkinlik döneminde sona erer. Yani diş gelişimi anne karnında başlayıp yirmili yaşlara kadar uzanan uzun bir süreçtir. Dişlerin konuşma, çiğneme ve genel sağlık üzerindeki rolü düşünüldüğünde, bu sürecin hangi aşamalardan geçtiğini bilmek, ebeveynin neyi ne zaman beklemesi gerektiğini anlamasını kolaylaştırır. Bebeklikten itibaren ağız hijyenine dikkat etmek ve dengeli bir beslenme düzeni kurmak, gelişmekte olan dişleri destekleyen ilk adımlardır.
Süt Dişlerinin Sürmesi
Süt dişleri genellikle yaşamın ilk yılının ikinci yarısında sürmeye başlar ve yirmi süt dişinin tamamı çoğu çocukta iki buçuk ile üç yaş arasında yerini alır. Her çenede on süt dişi bulunur.
Sürme zamanını ölçen çalışmalardan biri Japonya'daki geniş bir doğum kohortundan gelir. Ebeveynlerin diş sürme tarihlerini kaydettiği 1695 yanıtın incelendiği bu çalışmada alt süt orta kesici dişlerin ortanca sürme yaşı erkek çocuklarda 7,1 ay, kız çocuklarda 7,6 ay bulunmuştur (PubMed 38002821). Üst orta kesiciler erkeklerde 8,7, kızlarda 9,2 ayda sürmüş; üst yan kesiciler 10,0 ve 10,3 ayda, alt yan kesiciler 10,4 ve 10,8 ayda izlemiştir (PubMed 38002821).
Aynı çalışma iki ayrıntıya daha dikkat çeker. Ebeveynlerin kaydettiği sürme zamanları, diş hekimlerinin düzenli kontrollerde kaydettiği zamanlardan daha erkendir; bu fark, farklı kaynaklardaki tabloların neden birbirini tutmadığını açıklar (PubMed 38002821). Erken doğan bebeklerde ise düzeltilmiş yaş kullanıldığında dişler daha erken sürmüştür (PubMed 38002821).
Sürme sırası genellikle alt orta kesicilerle başlar. Ardından üst kesiciler, yan kesiciler, birinci azılar, köpek dişleri ve son olarak ikinci azılar gelir. Sürme zamanında çocuktan çocuğa geniş bir değişkenlik vardır. Birkaç aylık gecikme çoğu zaman bir sorun anlamına gelmez; on ikinci aya kadar hiç diş sürmemişse ise çocuğun bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Kalıcı Dişlere Geçiş ve Yirmi Yaş Dişleri
Süt dişleri yaklaşık altı yaşta yerini kalıcı dişlere bırakmaya başlar ve bu geçiş genellikle on iki ya da on üç yaşa kadar sürer. Üçüncü büyük azılar dahil edildiğinde kalıcı dişlenme 32 dişe ulaşır.
İlk görülen kalıcı dişler çoğunlukla birinci büyük azılardır. Bu dişler hiçbir süt dişinin yerine gelmez; süt dişlerinin arkasındaki boş alanda sürer ve bu yüzden ebeveynler tarafından çoğu zaman süt dişi sanılır. Ardından ön kesiciler, yan kesiciler, köpek dişleri, küçük azılar ve ikinci büyük azılar sırayla ağızda yerini alır. Kalıcı dişler sürdükten sonra da kök oluşumu birkaç yıl daha devam eder.
Kalıcı dişlerin sürmesini uzun süre izleyen bir çalışma Kore'de yapılmıştır. Bu çalışmada 16 ilkokuldan 539 öğrencinin kalıcı diş sürmesi 9 yıl boyunca her yıl alınan diş modelleriyle incelenmiştir (PubMed 21426429). Kız ve erkek çocuklar arasında sürme yaşı farklı görünse de fark istatistik olarak anlamlı bulunmamıştır (PubMed 21426429). Aynı çalışmada süt dişlerinde çürük bulunması, ikinci küçük azıların ve ikinci büyük azıların çoğunun daha erken sürmesiyle ilişkili çıkmıştır (PubMed 21426429). Süt dişindeki çürük, altındaki kalıcı dişin sürme zamanını da etkileyebilir.
Kalıcı dişlenmenin son halkası, halk arasında yirmi yaş dişi denen üçüncü büyük azılardır. Bu dişler genellikle 17 ile 25 yaş arasında sürer. Herkeste sürmezler; bazı kişilerde hiç gelişmez, bazılarında kemik içinde gömülü kalır. Gömülü yirmi yaş dişleri enfeksiyon ya da çenede yer darlığı gibi sorunlara yol açabildiği için muayene ve röntgenle takip edilir.
Dişin Katmanlarının Gelişimi
Diş gelişimi dişin ağızda görünmesiyle sınırlı kalmaz; mine, dentin, pulpa ve kökü çevreleyen bağ dokuları kendi hızlarında gelişir ve dişin dayanıklılığını birlikte belirler.
Mine dişin dış tabakasıdır ve vücudun sert dokuları arasında yer alır. Mine oluşumu diş gelişiminin erken dönemlerinde başlar ve kron tamamlandığında büyük ölçüde biter. Mine bir kez oluştuktan sonra kendini yenileyemez; bu yüzden gelişim dönemindeki eksiklikler kalıcı iz bırakabilir. Mine tabakasının kalitesi dişin çürüğe karşı direncini etkiler ve D vitamini ile kalsiyum eksikliği mine yapısını olumsuz etkileyebilir.
Dentin minenin hemen altında yer alır ve dişin büyük bölümünü oluşturur. Mineye göre daha yumuşaktır ve içinde mikroskobik kanalcıklar bulunur. Bu kanalcıklar, dışarıdan gelen sıcak ve soğuk uyaranları içerideki sinirlere iletir; mine aşındığında ya da çürük dentine ulaştığında hassasiyetin ortaya çıkması bu yüzdendir. Dentin, mineden farklı olarak yaşam boyu yavaş da olsa üretilmeye devam eder.
Pulpa dişin merkezindeki canlı dokudur. Sinirler ve kan damarları içerir, dişi besler ve dişe duyu kazandırır. Derin bir çürük pulpaya ulaştığında ağrı ve iltihap gelişebilir.
Kök ve bağ dokuları dişin çene kemiğine tutunmasını sağlar. Kök yüzeyini kaplayan sement tabakası ile onu çevreleyen periodontal bağlar dişi kemiğe bağlar. Bu yapılar diş sürdükten sonra da gelişmeye devam eder; kalıcı dişlerde kök oluşumunun tamamlanması birkaç yıl alır.
Diş Gelişimini Etkileyen Etkenler
Diş gelişimi genetik yapıdan, beslenmeden, genel sağlıktan, travmalardan ve bazı ilaçlardan etkilenebilir. Bu etkenler dişlerin sayısını, biçimini, rengini ve sürme zamanını değiştirebilir.
Genetik yapı ilk sırada gelir. Ailede diş eksikliği, çapraşık dizilim ya da geç diş sürmesi varsa çocukta da benzer özellikler görülebilir. Çene genişliği ve diş boyutu da büyük ölçüde ailesel özelliklerdir.
Beslenme, gebelikten itibaren önem taşır. Annenin gebelik döneminde yeterli kalsiyum, fosfor ve D vitamini alması bebeğin diş gelişimini destekler. Çocuklukta şekerli ve asitli gıdaların sık tüketilmesi ise mineyi zayıflatabilir ve çürük riskini artırır.
Bazı sistemik hastalıklar diş gelişimini olumsuz etkileyebilir. Diyabet, tiroit bozuklukları, böbrek hastalıkları, hormonal sorunlar ve bazı genetik sendromlar bunlar arasındadır. Bu durumlarda diş gelişiminin çocuk hekimi ve diş hekimi tarafından birlikte izlenmesi uygun olur.
Bebeklik ya da çocukluk döneminde çene ve yüz bölgesine gelen darbeler, süt dişlerinin altında gelişmekte olan kalıcı diş tomurcuklarına zarar verebilir. Bu durumda kalıcı diş, minesinde lekeler ya da biçim bozukluğuyla sürebilir. Süt dişini etkileyen bir darbeden sonra diş hekimi kontrolü, altta gelişen dişin durumunu değerlendirmek için de önemlidir.
İlaçlar da iz bırakabilir. Gebelikte ya da erken çocukluk döneminde kullanılan tetrasiklin grubu antibiyotikler, gelişmekte olan dişlerde kalıcı renk değişikliğine neden olabilir. Bu yüzden bu dönemde ilaç kullanımı hekim önerisiyle yapılır. Çene yapısında uyumsuzluk, diş eksikliği ya da fazla diş gibi gelişim sorunları erken yaşta saptandığında müdahale genellikle daha kolay olur.
Diş Sürme Döneminde Belirtiler ve Takip
Diş sürme döneminde diş etinde kaşıntı ve hassasiyet, tükürük artışı, iştahsızlık, uyku düzensizliği ve huzursuzluk sık görülür; bu belirtiler çoğunlukla olağandır. Yüksek ateş, belirgin huzursuzluk ya da şiddetlenen ishal ise diş sürmesine bağlanmadan bir hekime danışılmasını gerektirir.
Sürme sırasında bebeğin diş etine temiz ve soğutulmuş bir diş kaşıyıcı vermek ya da temiz bir parmakla diş etine hafifçe masaj yapmak rahatlama sağlayabilir. İlk diş ağızda göründüğü andan itibaren dişin yumuşak bir fırça ya da temiz bir bezle günlük olarak temizlenmesi, ağız hijyeni alışkanlığının da başlangıcıdır.
Süt dişlerinin tedavisi ertelenmemelidir. Süt dişleri yalnız geçici dişler olarak görülüp ihmal edildiğinde çocuğun beslenmesi, konuşma seslerini doğru çıkarması ve çenenin gelişimi olumsuz etkilenebilir. Süt dişleri, altlarından gelen kalıcı dişlere yer tutar ve onları doğru konuma yönlendirir. Çürük bir süt dişinin gereksiz yere erken çekilmesi, kalıcı dişin sürme yolunu bozabilir. Bu nedenle çürük süt dişleri çekilmek yerine mümkün olduğunda tedavi edilir.
Kalıcı dişlerin sürmeye başladığı dönemde ortodontik açıdan da bir değerlendirme yapılabilir. Bu muayenede çocuğun çene yapısı, süt ve kalıcı dişlerinin durumu ve alt ve üst dişlerin birbirine oturma biçimi incelenir. Olası sorunlar erken evrede belirlendiğinde, gerekirse çene gelişimini yönlendiren apareylerle destek verilebilir.
Düzenli diş hekimi kontrolleri, dengeli beslenme ve iyi hijyen alışkanlıkları, anne karnında başlayıp genç erişkinliğe kadar süren bu sürecin sağlıklı ilerlemesini destekler.
Size en uygun tedaviyi birlikte planlayalım.
Ücretsiz Değerlendirme→- 1.Dodo M, Ota C, Ishikawa M, Koseki I, Sugawara J, Tatsuta N, et al. Timing of Primary Tooth Eruption in Infants Observed by Their Parents. Children (Basel) 2023;10. PubMed 38002821
- 2.Kim C, Hong Y, Han DH, Hong HK, Kim YN, Bae KH. A prospective cohort study on emergence of permanent teeth and caries experience in Korean children. Int J Paediatr Dent 2011;21:254-60. PubMed 21426429



