Süt dişinin zamanından önce kaybedilmesi, boşluğa komşu dişlerin kayması ve alttan gelecek daimi dişin yerini kaybetmesi demektir. Ağızda 20 süt dişi bulunur ve bunlar 6-12 yaş arasında kademeli olarak düşer. Sekiz çalışmalık sistematik derlemede en büyük yer daralması erken çekimi izleyen ilk 3 ayda ölçüldü; üst birinci süt azı erken kaybedildiğinde süt kaninin kayması yaklaşık 1 mm anında yer kaybı yarattı (PubMed 36260463). Bu nedenle boşluk yer tutucu apareyle korunur; kararı hangi dişin hangi yaşta kaybedildiğine bakarak çocuk diş hekimi verir.
- 01Süt dişi sayısı 20'dir ve bu dişler 6-12 yaş arasında kademeli düşer; düşene kadar daimi diş için yer tutma görevi görürler.
- 02Erken çekim sonrası en büyük yer kaybı ilk 3 ayda ölçülüyor; üst birinci süt azının erken kaybında süt kaninin kaymasıyla yaklaşık 1 mm anlık yer kaybı bildirildi (PubMed 36260463).
- 03Alt ikinci süt azının erken kaybı en riskli tablo: birinci daimi büyük azı mezyale kayıyor ve bu vakaların çoğunda yer tutucu öneriliyor (PubMed 36260463).
- 04Yer tutucu, boşluğa komşu dişlerin kaymasını engelleyen apareydir; 11 çalışma ve 479 hastalık derlemede band-loop ve lingual ark gibi sabit tipler kaybolma riski düşük olduğu için öne çıkıyor (PubMed 39851607).
- 05Süt dişi düşmeden daimi dişin sürmesi bazı çocuklarda kendiliğinden düzelir; süt dişinin çekilip çekilmeyeceğine muayene ve gerekirse röntgenden sonra karar verilir.
Süt Dişlerinin Daimi Dişler İçin Taşıdığı Görev

Süt dişi erken çekildiğinde ya da süt dişi düşmeden alttan daimi diş çıktığında ebeveynlerin ilk sorusu bunun bir sorun yaratıp yaratmayacağıdır. Bu soru yerindedir, çünkü süt dişleri geçici olsalar da daimi dişlerin doğru yerde ve doğru zamanda çıkabilmesi için rehberlik ederler. Zamanından önce kaybedildiklerinde boşluk kendi haline bırakılırsa ileride çapraşıklık, ortodontik tedavi ihtiyacı ve kapanış sorunları ortaya çıkabilir.
Süt dişleri 6 ile 12 yaş arasında kademeli olarak düşer ve yerlerini daimi dişlere bırakır. Toplamda 20 adet süt dişi vardır. FDI iki haneli sisteminde süt dişlerinin çeyrek numarası 5 ile 8 arasındadır ve her çeyrekte orta hattan sayılan beş diş bulunur; sağ üst ikinci süt azı bu yüzden 55, sol alt ikinci süt azı 75 diye kaydedilir (PubMed 38350802).
Bu dişlerin görevi yalnız çiğnemekle sınırlı kalmaz. Süt dişleri konuşmanın doğru gelişimine katkıda bulunur, yüz ve çene kemiklerinin gelişimine eşlik eder, çocuğun görünümünü ve özgüvenini destekler. Görevlerinin belki de en az bilineni daimi dişler için yer tutmaktır. Her süt dişinin altında, onun yerine çıkacak daimi diş gelişir ve süt dişinin kökü eridikçe bu diş yukarı doğru ilerler. Süt dişi yerinde durduğu sürece, komşu dişler de yerinde kalır ve daimi dişin çıkacağı alan korunur.
Bu nedenle süt dişlerinin düşme zamanına kadar sağlıklı biçimde ağızda kalması hedeflenir. Çürük süt dişi mümkün olduğunca tedavi edilir; çekim ancak diş kurtarılamadığında ya da çevre dokuya zarar verdiğinde gündeme gelir. Çekim kaçınılmaz olduğunda ise boşluğun nasıl korunacağı aynı gün planlanmaya başlanır.
Süt Dişleri Ne Zaman Çıkar ve Ne Zaman Düşer
Süt dişleri genellikle 6 ile 10. aylar arasında alt orta kesici dişlerle çıkmaya başlar ve 25 ile 33. aylar arasında üst ikinci süt azılarla tamamlanır. Diş değişimi 6-7 yaşında orta kesicilerin düşmesiyle başlar, 10-12 yaşında ikinci süt azıların düşmesiyle biter. Amerikan Diş Hekimleri Birliği'nin (ADA) süt dişi gelişim çizelgesi her dişin çıkış ve düşme aralığını aşağıdaki gibi verir. Tablo yaşa göre diş değişiminin olağan sırasını gösterir; aralıklar ortalama değerlerdir ve tek tek çocuklarda öne ya da geriye kayabilir.
| Süt dişi | Üst çenede çıkış | Üst çenede düşme | Alt çenede çıkış | Alt çenede düşme |
|---|---|---|---|---|
| Orta kesici | 8-12 ay | 6-7 yaş | 6-10 ay | 6-7 yaş |
| Yan kesici | 9-13 ay | 7-8 yaş | 10-16 ay | 7-8 yaş |
| Süt köpek dişi | 16-22 ay | 10-12 yaş | 17-23 ay | 9-12 yaş |
| Birinci süt azı | 13-19 ay | 9-11 yaş | 14-18 ay | 9-11 yaş |
| İkinci süt azı | 25-33 ay | 10-12 yaş | 23-31 ay | 10-12 yaş |
Çıkış yaşı topluluktan topluluğa da değişir. 42 çalışmada 42.109 çocuğu kapsayan sistematik derleme ve meta-analizde ilk çıkan diş olan alt orta kesici Kuzey Amerika'da 6 aylıkken, Asya'da 13,5 aylıkken sürmüş; alt ikinci süt azı Avrupa'da 20,1 aylıkken, Güney Amerika'da 29 aylıkken çıkmıştır (PubMed 38128337). Aynı analizde sol taraftaki dişler sağdakilerden önce çıkmış, cinsiyet, çene ve sosyoekonomik düzeyin etkisi anlamlı bulunmamıştır (PubMed 38128337).
Çizelge, erken kaybın neden önemsendiğini de gösterir. Birinci süt azı çizelgeye göre 9-11 yaşında düşer; bu diş 5 yaşında çekilirse altından gelecek birinci küçük azı dişi sürene kadar boşluğun dört ile altı yıl korunması gerekir. Karşı taraftaki eşi düştüğü halde aylardır yerinde duran ya da çizelgedeki aralığın belirgin biçimde dışında kalan bir süt dişi, çocuk diş hekimi muayenesinde gerekirse röntgenle değerlendirilir.
Süt Dişi Erken Kaybedildiğinde Arkta Olanlar
Süt dişi erken çekilirse, bıraktığı boşluk komşu dişler tarafından doldurulmaya başlar. Dişler boşluğa doğru kayar ve alttan gelecek daimi diş için gerekli alan daralır. Alan yetersiz kaldığında daimi diş çıkacak yer bulamaz, dönük ya da çapraşık sürebilir.
Bu kayma ölçülmüştür. Sekiz çalışmayı bir araya getiren sistematik derlemede en büyük yer kaybının erken çekimi izleyen ilk 3 ayda gerçekleştiği bildirilmiştir (PubMed 36260463). Aynı derlemede alt birinci süt azı erken kaybedildiğinde süt kaninin 1 ay içinde boşluğa doğru kaydığı, üst birinci süt azı kaybedildiğinde ise süt kaninin kaymasıyla anında 1 mm yer kaybı oluştuğu belirtilmiştir (PubMed 36260463). İkinci süt azılarının erken kaybından sonra yer kaybının alt çenede daha büyük olduğu da bu derlemenin bulguları arasındadır (PubMed 36260463).
Daha uzun izlemde tablo daha dengelidir. Birinci süt azısını tek tarafta erken kaybetmiş, 5 ile 10 yaş arasındaki 477 çocuğu kapsayan 11 ağız içi karşılaştırmalı çalışmanın derlemesinde, 6 ile 24 ay arasındaki izlemde süt azıları boşluğundaki yer kaybı üst çenede 0,65 mm, alt çenede 1,24 mm bulunmuştur (PubMed 37380944). Aynı sürede ark genişliği, uzunluğu ve çevresinde anlamlı bir değişiklik görülmemiştir (PubMed 37380944).
Bu iki bulgu birlikte okunduğunda yer kaybının erken başladığı ve hızlı ilerlediği görülür. Miktarı milimetrelerle ölçülür ve her çocukta aynı büyüklükte olmaz. Kaybın büyük bölümü ilk aylarda oluştuğu için müdahalenin zamanlaması belirleyicidir ve karar çekimden sonra uzun süre ertelenmez.
Süt Dişi Düşmeden Daimi Dişin Sürmesi
Süt dişi yerinde dururken arkasından ya da yanından daimi dişin çıktığını görmek, ebeveynleri en çok endişelendiren durumlardan biridir. Bu tablo en sık alt ön dişlerde görülür ve çoğu zaman ilk fark edilen şey süt dişinin arkasında beliren ikinci bir diş sırasıdır.
Bu durumun birkaç nedeni olabilir. Süt dişinin kökü yeterince erimemiş olabilir; daimi diş, süt dişinin kökünü eritmek yerine onun yanından yol bulmuş olabilir; çene darlığı ya da ailesel etkenler daimi dişin farklı bir yönden sürmesine katkıda bulunabilir. Bazı çocuklarda bu durum fizyolojiktir; süt dişi kısa süre içinde kendiliğinden sallanır ve düşer, daimi diş de dil ve dudak basıncıyla zamanla yerine doğru ilerler.
Bu kendiliğinden düzelme her çocukta gerçekleşmez. Süt dişi hiç sallanmıyorsa, daimi diş belirgin biçimde farklı bir yönden sürüyorsa ya da birkaç hafta içinde bir değişiklik görülmüyorsa çocuk diş hekimi muayenesi gerekir. Muayenede süt dişinin kendiliğinden düşüp düşmeyeceği değerlendirilir, gerekiyorsa röntgenle kök durumuna bakılır. Süt dişinin kontrollü biçimde çekilmesine karar verilirse bu işlem uyuşturularak yapılır ve daimi dişin doğru konuma ilerlemesi izlenir.
Evde dişi zorlayarak çekmeye çalışmak doğru bir yol olmaz. Kökü erimemiş bir süt dişi zorlandığında kök kırılabilir, diş eti yaralanabilir ve çocuk bu deneyimi uzun süre unutmaz. Sallanan bir dişin kendi haline bırakılması, sallanmayan bir dişin ise hekime gösterilmesi daha güvenli bir yaklaşımdır.
Yer Tutucunun İşlevi ve Türleri
Yer tutucu, erken kaybedilen süt dişinin bıraktığı boşluğu koruyan bir apareydir. Amacı komşu dişlerin boşluğa kaymasını engellemek ve alttan gelecek daimi diş için gerekli alanı ayakta tutmaktır. Daimi diş sürmeye başladığında görevini tamamlamış olur ve hekim tarafından çıkarılır.
Yer tutucuların etkisini ve ağızda kalma süresini değerlendiren derleme 11 çalışmayı ve toplam 479 hastayı kapsamıştır; bunların dördü gözlemsel çalışma, yedisi randomize klinik çalışmadır (PubMed 39851607). Derlemede band-loop ve lingual ark gibi sabit yer tutucuların uzun dönem stabilitesi ve kaybolma riskinin düşük olması nedeniyle öne çıktığı, Hawley plağı gibi hareketli yer tutucuların ise geçici kullanım için uygun olduğu ama çocuğun daha fazla uyumunu gerektirdiği ve daha az tolere edilebildiği bildirilmiştir (PubMed 39851607). Aynı derleme yer tutucuların komşu dişlerin kaymasını önlediğini, ileride daha kapsamlı ortodontik tedavi ihtiyacını azaltmaya yardım ettiğini ve çiğneme ile konuşmanın gelişimini desteklediğini belirtir (PubMed 39851607).
Pratikte iki ana grup vardır. Sabit yer tutucular ağızdan çıkarılmaz; takıp çıkarma gerektirmediği için daha küçük çocuklarda kullanımı kolaydır. Hareketli yer tutucular takılıp çıkarılabilir, temizlikleri daha rahattır ve kullanım kurallarına uyabilecek daha büyük çocuklarda tercih edilir.
Hangi yer tutucunun kullanılacağına çocuk diş hekimliği bölümü karar verir; seçim kaybedilen dişin yerine, kaybedilen diş sayısına ve çocuğun yaşına göre değişir. Uygun ölçüyle yapılan yer tutucuya çocuklar genellikle kısa sürede alışır. Batma, yara ya da süregelen rahatsızlık olursa aparey kontrol edilir.
Yer Tutucu Kararını Belirleyen Etkenler
Her süt dişi kaybında yer tutucu gerekmez; karar vakaya göre verilir. Kaybedilen dişin hangisi olduğu, çocuğun yaşı, daimi dişin sürmesine kalan süre ve arktaki sıkışıklık belirleyicidir. Bu etkenler muayene ve gerektiğinde röntgenle birlikte değerlendirilir.
Kaybedilen diş kararın başında gelir. Sistematik derleme, yer tutucuyu vakaların çoğunda ve özellikle alt ikinci süt azının erken kaybında öneriyor, çünkü bu durumda arkadaki birinci daimi büyük azı öne doğru kayıyor (PubMed 36260463). Birinci daimi büyük azı ağızdaki çiğneme yükünü taşıyan temel dişlerden biridir ve öne kayması, arkasındaki ve önündeki dişlerin dizilimini de etkiler.
Birinci süt azısının kaybında yer kaybı milimetre düzeyinde ölçülmüştür. Tek taraflı kaybı inceleyen derlemede 6 ile 24 ay arasındaki izlemde yalnız alt birinci süt azısının boşluğunda 1,47 mm yer kaybı ölçülmüş, ark genişliği, uzunluğu ve çevresi ise anlamlı biçimde değişmemiştir (PubMed 37380944). Bu bulgu, birinci süt azı kaybında kararın çocuğun ağzındaki alan ölçülerek verilmesini destekler.
Zamanlama da hesaba katılır. Daimi diş sürmek üzereyse ve röntgende kökü büyük ölçüde oluşmuş görünüyorsa, yer tutucunun kalacağı süre kısa olacağı için gerekmeyebilir. Daimi dişin sürmesine uzun bir süre varsa ya da arkta zaten sıkışıklık bulunuyorsa, yer kaybı daha büyük sonuçlar doğurabileceği için yer tutucu daha güçlü bir seçenek haline gelir.
Yer Korunmadığında Gelişebilecek Ortodontik Sorunlar
Yer korunmadığında dişler boşluğa kayar, daimi diş sürerken yeterli alan bulamaz ve dişler üst üste binerek ya da dönük biçimde çıkabilir. Çapraşıklık, dişlerin çene üzerinde düzgün dizilememesi durumudur ve erken süt dişi kaybı nedenlerinden biridir. Süt dişleri zamanından önce kaybedildiğinde diş arkı daralabilir, daimi dişler için yeterli alan kalmayabilir ve dişler dışa doğru çıkabilir.
Erken süt dişi kaybından sonra görülebilecek sorunlar yalnız sıralama bozukluğuyla sınırlı kalmayabilir. Açık kapanış, derin kapanış, çapraz kapanış ve çeneler arası uyumsuzluklar da bu tabloya eşlik edebilir. Bu sorunlar hem çocuğun görünümünü hem çiğneme işlevini etkiler ve ileride ortodontik tedavi ile tel ya da plak kullanımını gerektirebilir.
Burada küçük bir apareyle önlenebilecek bir kaymanın, yıllar sonra daha uzun süren bir tedaviye dönüşebileceği hesaba katılır. Yer tutucu takılan her çocukta ortodontik tedavi ihtiyacı ortadan kalkmaz, çünkü çapraşıklığın başka nedenleri de vardır. Ancak erken kayıptan doğan yer kaybı engellendiğinde ortodontistin çözmesi gereken sorun küçülür.
Ebeveynler arasında yaygın bazı düşünceler bu riski gözden kaçırmaya yol açabilir. Dişin nasılsa düşeceği, tek bir dişin önemli olmadığı ya da ileride tel takılarak her şeyin düzeleceği düşünceleri anlaşılırdır ama yer kaybının ilk aylarda hızla oluştuğu gerçeğini hesaba katmaz. Çocuk diş sağlığında önleyici yaklaşım, ortaya çıkmış bir sorunu düzeltmekten genellikle daha kolaydır.
Çocuk Diş Hekimine Beklemeden Başvurulacak Durumlar
Bazı durumlarda zaman kaybetmeden çocuk diş hekimine başvurmak gerekir. Süt dişi erken çekilmişse ya da travmayla kaybedilmişse, yer kaybının büyük bölümü ilk aylarda oluştuğu için değerlendirme ertelenmemelidir. Süt dişi düşmeden daimi diş çıkmışsa ve süt dişi sallanmıyorsa muayene gerekir. Çocuğun dişinde ağrı, şişlik ya da iltihap varsa bu tablo hem süt dişinin hem altındaki daimi dişin sağlığını ilgilendirir. Yer tutucu gerekip gerekmediği konusunda tereddüt olduğunda da muayene, bu kararın verildiği yerdir.
Muayenede hekim önce kaybedilen dişin hangisi olduğuna ve ne zaman kaybedildiğine bakar. Ardından çocuğun yaşı, altta gelişen daimi dişin konumu ve kökünün ne kadar oluştuğu röntgenle değerlendirilir. Arktaki alan ölçülür ve karşı taraftaki dişlerle karşılaştırılır. Bu bilgiler birlikte okunduğunda yer tutucunun gerekip gerekmediği, gerekiyorsa sabit mi hareketli mi olacağı belirlenir.
Daimi dişin ne zaman çıkacağı sorusu da bu muayenede cevaplanır. Bu süre çocuğun yaşına, dişin konumuna ve ailesel etkenlere bağlıdır ve röntgen, tahminin dayanağını oluşturur. Yer tutucu takılan çocukta düzenli kontroller planlanır; apareyin yerinde durup durmadığı, çevresindeki diş etinin sağlığı ve daimi dişin sürme durumu izlenir. Daimi diş sürmeye başladığında aparey çıkarılır.
Süt dişleri küçük ve geçici görünse de erken kaybın etkileri daimi dişlenmeye taşınabilir. Kaybedilen dişin hangisi olduğu, çocuğun yaşı ve arktaki alan birlikte değerlendirildiğinde, yer tutucunun gerekli olup olmadığı ve ne kadar süre kalacağı somut olarak konuşulabilir.
Size en uygun tedaviyi birlikte planlayalım.
Ücretsiz Değerlendirme→- 1.Gandhi JM, Gurunathan D. Short- and long-term dental arch spatial changes following premature loss of primary molars: A systematic review. J Indian Soc Pedod Prev Dent 2022;40:239-245. PubMed 36260463
- 2.Casaña-Ruiz M, Aura-Tormos JI, Marques-Martinez L, Garcia-Miralles E, Perez-Bermejo M. Effectiveness of Space Maintainers in Pediatric Patients: A Systematic Review and Meta-Analysis. Dent J (Basel) 2025;13. PubMed 39851607
- 3.Rajendra Santosh AB, Jones T. Enhancing Precision: Proposed Revision of FDI's 2-Digit Dental Numbering System. Int Dent J 2024;74:359-360. PubMed 38350802
- 4.Zhao J, Jin H, Li X, Qin X. Dental arch spatial changes after premature loss of first primary molars: a systematic review and meta-analysis of split-mouth studies. BMC Oral Health 2023;23:430. PubMed 37380944
- 5.Muthu MS, Vandana S, Akila G, Anusha M, Kandaswamy D, Aswath Narayanan MB. Global variations in eruption chronology of primary teeth: A systematic review and meta-analysis. Arch Oral Biol 2024;158:105857. PubMed 38128337
- 6.American Dental Association. Primary Tooth Development. 2012
- 7.Leroy R, Bogaerts K, Lesaffre E, Declerck D. Impact of caries experience in the deciduous molars on the emergence of the successors. Eur J Oral Sci 2003;111:106-10. PubMed 12648261
- 8.van der Weijden FN, Hesse D, Americano GCA, Soviero VM, Bonifacio CC. The effect of pulp inflammation and premature extraction of primary molars on the successor permanent teeth. A retrospective study. Int J Paediatr Dent 2020;30:18-26. PubMed 31393632



