Ağız içi aparey tedavisi, uykuda alt çeneyi kontrollü biçimde öne alarak üst hava yolunu genişleten ve dilin geriye kaçmasını engelleyen, kişiye özel üretilen mandibular ilerletme apareyiyle uygulanır. CPAP ile karşılaştıran çok merkezli randomize çalışmada aparey gecede 6,0 saat, CPAP 5,3 saat kullanıldı (fark 0,7 saat; %95 GA 0,3-1,2), buna karşılık CPAP apne-hipopne indeksini saatte 10,4 olay daha fazla düşürdü (PubMed 39638418). Yani aparey daha çok takılıyor, CPAP daha çok indiriyor; seçim hastanın apne şiddetine ve uyumuna göre yapılır.
- 01İki tedavi iki ayrı yerde üstün: randomize çalışmada apareyin gecelik kullanımı 6,0 saat, CPAP'ın 5,3 saat; CPAP'ın apne-hipopne indeksindeki üstünlüğü ise saatte 10,4 olay (PubMed 39638418).
- 02Aparey her hastada işe yaramıyor; yanıt verenlerin profilini inceleyen derleme, apareyle tedavi edilen hastaların ortalama üçte birinden fazlasında apne şiddetinde belirgin azalma olmadığını belirtiyor (PubMed 31785583).
- 03Yanıt verenin profili ölçülmüştür: daha genç, kadın, daha düşük vücut kitle indeksine, daha ince boyun çevresine ve daha düşük başlangıç apne-hipopne indeksine sahip hastalar apareye daha iyi yanıt veriyor (PubMed 31785583).
- 0430-69 yaş arasında dünya genelinde 936 milyon kişide hafif ile ağır arası, 425 milyon kişide orta ile ağır arası obstrüktif uyku apnesi bulunduğu hesaplandı (PubMed 31300334).
- 05İki cihaz birbirinin alternatifi olmak zorunda değil: aynı çalışmanın gözlem fazında 64 katılımcının 35'i (%55) iki tedaviyi dönüşümlü kullanmayı seçti (PubMed 39638418).
Uykuda Solunumun Durmasının Nedeni
Obstrüktif uyku apnesinde solunum, uyku sırasında üst hava yolu daraldığı ya da tamamen kapandığı için durur. Uyanıkken boğazdaki kaslar hava yolunu açık tutar. Uykuda bu kaslar gevşer, dil ve yumuşak damak geriye doğru kayar ve havanın geçtiği kanal daralır. Kanal tamamen kapandığında solunum bir süre durur; buna apne denir. Kanal kısmen daraldığında solunum sürer ama belirgin biçimde azalır; buna da hipopne denir.
Bu olaylar gece boyunca tekrar tekrar yaşanabilir. Kandaki oksijen düştükçe beyin kısa uyanışlarla solunumu yeniden başlatır. Kişi bu uyanışların çoğunu hatırlamaz, ama uyku bölünür ve sabah dinlenmiş olarak kalkılmaz. Uyku apnesinin şiddeti, saat başına düşen apne ve hipopne sayısıyla, yani apne-hipopne indeksiyle ölçülür. Tanı uyku testiyle konur ve tedavinin seçimi de bu testin sonucuna dayanır.
Sorun sanıldığından yaygındır ve çoğu zaman fark edilmez. Literatür temelli küresel analizde 30-69 yaş arasında 936 milyon yetişkinde hafif ile ağır arası, 425 milyon yetişkinde orta ile ağır arası obstrüktif uyku apnesi bulunduğu hesaplanmıştır (PubMed 31300334). Aynı çalışma bu tablonun ciddi nörobilişsel ve kardiyovasküler sonuçlarla ilişkili olduğunu ve bazı ülkelerde yaygınlığın yüzde 50'yi aştığını bildirir (PubMed 31300334). Bu nedenle horlama ve gündüz uykululuğu, yalnızca rahatsız edici bir alışkanlık gibi görülmeden değerlendirilmesi gereken bulgulardır.
Belirtiler ve Risk Taşıyan Hastalar
Uyku apnesinin belirtilerini çoğu zaman hastanın kendisi fark etmez; eşi ya da aynı odada uyuyan biri fark eder. Yüksek sesli ve düzensiz horlama, horlamanın ardından gelen sessizlik ve bu sessizliği bozan boğulur gibi bir nefes alma en sık anlatılan tablodur. Hastanın kendi fark ettikleri ise sabah yorgun uyanmak, gün içinde istemeden uyuklamak, dikkat ve hafıza güçlüğü, sabah baş ağrısı, ağız kuruluğu ve sinirliliktir.
Risk taşıyan hasta profili de büyük ölçüde bilinmektedir. Kilo fazlalığı ve kalın boyun çevresi hava yolunun çevresindeki dokuyu artırır. Alt çenenin geride konumlanması, yani retrognati, dilin arkasındaki alanı daraltır. Büyük bademcikler ve burun tıkanıklığı hava akışını zorlaştırır. Alkol, sigara ve sakinleştirici ilaçlar boğaz kaslarını daha da gevşetir. İlerleyen yaş ve ailede uyku apnesi öyküsü de riski artıran etkenler arasında sayılır.
Bu belirtilerden birkaçı birlikte varsa uyku testi istemek gerekir. Solunum durmadan da horlanabilir, bu yüzden horlama tek başına tanı koydurmaz. İkisi arasındaki fark, solunumun gerçekten durup durmadığıdır ve bunu yalnız uyku testi gösterir. Diş hekimi muayenesinde görülen bazı bulgular da şüpheyi artırabilir: geride duran alt çene, dar bir damak, dilin kenarında diş izleri ya da diş sıkmaya bağlı aşınma bunlardandır. Bu bulgular tanı koydurmaz, ama hastayı uyku testine yönlendirmek için yeterli bir gerekçedir.
Mandibular İlerletme Apareyinin Çalışma Biçimi

Ağız içi aparey, uyku sırasında alt çeneyi kontrollü biçimde önde tutarak üst hava yolunu açık tutan, kişiye özel üretilen bir cihazdır. Bu cihazlara mandibular ilerletme apareyi denir. Üst ve alt dişlere oturan iki plaktan oluşur; iki plak arasındaki bağlantı alt çenenin ne kadar önde duracağını belirler.
Alt çene öne geldiğinde dil de onunla birlikte öne gelir. Böylece dilin uykuda geriye kaçması engellenir, boğaz bölgesindeki yumuşak dokuların çökmesi azalır ve havanın geçtiği kanal genişler. Uyku boyunca hava akışı korunduğu için solunum durmaları ve horlama azalır. Cihaz gece takılır, sabah çıkarılır ve temizlenir.
Apareyin başarısı ölçüye ve ayara bağlıdır. Dişlerin ölçüsü alınır, cihaz bu ölçüye göre üretilir ve ilerletme miktarı tek seferde verilmez. Hasta cihaza alıştıkça çene kademeli olarak öne alınır; her ayar adımında hem şikayetlerdeki değişim hem de çene ve dişlerdeki his sorulur. Çenenin gece boyunca önde tutulması çene eklemini ve çiğneme kaslarını da ilgilendirdiği için apareyin ölçüsü ve çene uyumu, çene eklemi ve diş sıkma tedavileriyle aynı klinik takip içinde izlenir. İlk haftalarda sabahları çenede gerginlik ya da ısırma hissinde değişiklik hissedilebilir; bu yakınmalar ayar ve kontrollerde değerlendirilir.
Aparey ile CPAP Arasındaki Ödünleşim
CPAP, burun ya da yüz maskesiyle hava yoluna sürekli pozitif basınç veren bir cihazdır ve uyku apnesinde yıllardır standart tedavi olarak kullanılır. Aparey ile CPAP arasındaki seçim bir ödünleşimdir: biri daha çok takılır, öteki olayları daha çok düşürür.
Bu ödünleşimi ölçen çok merkezli randomize CHOICE çalışmasına 81 katılımcı alınmış, iki tedavi çapraz düzende denenmiştir (PubMed 39638418). Bir aylık nesnel ölçümde aparey gecede 6,0 saat, CPAP 5,3 saat kullanılmıştır; fark 0,7 saattir (%95 GA 0,3-1,2) (PubMed 39638418). Etkinlikte ise CPAP öndedir ve apne-hipopne indeksini saatte 10,4 olay daha fazla düşürmüştür (PubMed 39638418). Hastanın kendi bildirdiği sonuçlarda iki tedavi de belirgin iyileşme sağlamış ve benzer klinik etkinlik göstermiştir (PubMed 39638418).
Bu sonuçlar pratikte CPAP'ın gücünün ancak takıldığı saatlerde işe yaradığını gösterir. Maskeyi tolere edemeyen, gece çıkaran ya da seyahatte taşımak istemeyen hastada kağıt üzerindeki üstünlük uykuya yansımaz. Aparey ise daha az olay düşürse de daha uzun süre takılabilir. Özellikle ağır uyku apnesinde CPAP'ın etkinliği ağır basar ve kararı uyku hekimi verir.
İki tedavi birbirinin yerine geçmek zorunda da değildir. Aynı çalışmanın gözlem fazını tamamlayan 64 katılımcının 35'i, yani yüzde 55'i, iki tedaviyi dönüşümlü kullanmayı seçmiştir (PubMed 39638418). Örneğin evde CPAP, seyahatte aparey kullanmak mümkündür. Çalışmanın yazarları iki cihaza birlikte sahip olmanın uzun dönem yönetimi iyileştirebileceğini bildirir.
Apareye Yanıt Veren Hastanın Profili
Aparey her hastada aynı sonucu vermez ve kimin daha iyi yanıt verdiği ölçülmüştür. Mandibular ilerletme apareyine yanıt verenlerin özelliklerini inceleyen sistematik derleme ve meta-analiz 41 çalışmayı kapsar (PubMed 31785583). Bu derlemeye göre apareye daha iyi yanıt veren hastalar daha genç, daha çok kadın, vücut kitle indeksi daha düşük, boyun çevresi daha ince ve başlangıç apne-hipopne indeksi daha düşük olan hastalardır (PubMed 31785583). Aynı derlemede yanıt verenlerde geride konumlanmış üst ve alt çene, daha dar bir hava yolu ve daha kısa bir yumuşak damak da görülmüştür (PubMed 31785583).
Bu profilin bir mantığı vardır. Hava yolunun daralması büyük ölçüde çenenin geride durmasından kaynaklanıyorsa, çeneyi öne almak sorunun kaynağına dokunur. Daralma daha çok kilo ve boyun çevresindeki dokudan kaynaklanıyorsa, çenenin öne alınması daha sınırlı bir kazanç sağlar.
Sınırı da açıkça söylemek gerekir. Aynı derleme, apareyi kullanan hastaların ortalama olarak üçte birinden fazlasında apne şiddetinde belirgin bir azalma olmadığını belirtir (PubMed 31785583). Bu nedenle aparey takıldıktan sonra etkinin kontrol uyku testiyle ölçülmesi gerekir. Hastanın horlamasının azalması ya da sabah daha dinç kalkması iyi bir işarettir, ama solunum durmalarının da azaldığını göstermez. Yanıt yetersizse ilerletme miktarı yeniden ayarlanır, gerekirse CPAP ya da başka bir tedavi yeniden gündeme gelir.
Tedavi Sürecinde Uyku Hekimi ve Diş Hekimi
Uyku apnesi tıbbi bir tanıdır ve aparey tedavisi tıp hekimi ile diş hekiminin birlikte yürüttüğü bir süreçtir. Tanıyı uyku testiyle uyku hekimi koyar, şiddeti belirler ve apareyin uygun olup olmadığına onunla birlikte karar verilir. Diş hekimi dişlerin, diş etlerinin ve çene ekleminin cihazı taşımaya uygun olup olmadığını değerlendirir, ölçüyü alır, cihazı teslim eder ve ayarları yapar.
Bu alanın kendi adı vardır: diş hekimliğinde uyku tıbbı (Dental Sleep Medicine). Bu konuda eğitim veren kurumlar arasında Amerikan Diş Hekimliğinde Uyku Tıbbı Akademisi (AADSM) ve Avrupa Diş Hekimliğinde Uyku Tıbbı Akademisi (EADSM) bulunur. Her diş hekimi bu alanda eğitim almış değildir; aparey tedavisi düşünen hastanın hekimine uyku tıbbı konusunda aldığı eğitimi, hangi apareyi neden seçtiğini, uyku hekimiyle nasıl iletişim kurduğunu ve kontrollerin ne sıklıkta yapılacağını sorması yerindedir.
Mosdent'te aparey tedavisi dijital ölçüm sistemleriyle, yani ağız içi tarayıcıyla alınan ölçü üzerine kişiye özel mandibular ilerletme apareyi olarak hazırlanır. Süreç KBB, göğüs hastalıkları ve uyku tıbbı ile birlikte yürütülen çok disiplinli bir yaklaşımla planlanır ve düzenli takip ile uzun dönem kontrol programı içinde izlenir. Kontrollerde cihazın oturuşu, dişlerde ve kapanışta değişiklik olup olmadığı, çene ekleminde yakınma olup olmadığı ve şikayetlerin seyri birlikte değerlendirilir.
Muayenede Aparey Kararını Belirleyen Bulgular
Aparey kararı tek bir ölçüte dayanmaz; uyku testi, ağız içi muayene ve hastanın beklentisi birlikte okunur. İlk soru uyku testinin sonucudur: apnenin şiddeti ve hastanın CPAP'ı kullanıp kullanamadığı. Hafif ve orta dereceli obstrüktif uyku apnesinde ve CPAP'ı tolere edemeyen hastada aparey öncelikli seçenekler arasındadır. Ağır apnede karar uyku hekimiyle birlikte verilir ve CPAP'ın etkinliği göz önünde tutulur.
İkinci soru ağzın cihazı taşıyıp taşıyamayacağıdır. Apareyin tutunacağı yeterli sayıda sağlam diş olmalı, aktif diş eti hastalığı ve tedavi edilmemiş çürük önce giderilmelidir. Çene ekleminde ağrı ya da kilitlenme varsa ilerletme miktarı buna göre planlanır. Üçüncü soru hastanın profilidir: yaş, kilo, boyun çevresi ve çenenin konumu, yanıtın ne kadar belirgin olacağı hakkında fikir verir.
Horlamayla gelen hastada da önce uyku testi istenir. Aparey horlamayı azaltabilir, ama tedavi edilmemiş bir apneyi yalnızca sesi azaltarak gizlemek altta yatan riski ortadan kaldırmaz. Diş sıkma yakınması olan hastada iki ihtiyaç birlikte bulunabilir. Ağız içi aparey kişiye özel ölçüyle hazırlanır ve uyum kontrolleriyle ayarlanır. Diş sıkmaya karşı hazırlanan gece plağı da aynı bölümde üretilir; iki aparey ayrı amaç taşır ve ölçüleri ayrı alınır. Hangisinin gerektiğini uyku testinin sonucu ve muayene bulguları belirler.
Size en uygun tedaviyi birlikte planlayalım.
Ücretsiz Değerlendirme→- 1.Hamoda MM, Huynh N, Ayas NT, Rompré P, Bansback N, Masse JF ve ark. Continuous positive airway pressure and mandibular advancement splints: the CHOICE multicentre, open-label randomised clinical trial. Eur Respir J 2025;65. PubMed 39638418
- 2.Chen H, Eckert DJ, van der Stelt PF, Guo J, Ge S, Emami E ve ark. Phenotypes of responders to mandibular advancement device therapy in obstructive sleep apnea patients: A systematic review and meta-analysis. Sleep Med Rev 2020;49:101229. PubMed 31785583
- 3.Benjafield AV, Ayas NT, Eastwood PR, Heinzer R, Ip MSM, Morrell MJ ve ark. Estimation of the global prevalence and burden of obstructive sleep apnoea: a literature-based analysis. Lancet Respir Med 2019;7:687-698. PubMed 31300334



