Halitoz, ağızdaki anaerob bakterilerin protein artıklarını parçalarken ürettiği uçucu kükürt bileşiklerinden (hidrojen sülfür, metil merkaptan, dimetil sülfür) kaynaklanan kalıcı kötü nefes durumudur ve büyük çoğunluğu ağız içi kaynaklıdır. 372 genç erişkinde yapılan ölçümde 140 ppb ve üzeri uçucu kükürt bileşiği taşıyanların oranı %31,2 çıkarken kendini halitozlu bildirenlerin oranı %25,6'da kaldı ve iki ölçüm birbiriyle örtüşmedi (PubMed 35924391). En güçlü ağız içi kaynak dil sırtındaki bakteri tabakasıdır: 268 kişilik çalışmada halitoz ile dil kaplama skoru arasındaki ilişki p<0,001 düzeyinde anlamlı bulundu (PubMed 23534037).
- 01Halitoz üçe ayrılır: ölçümle doğrulanan gerçek halitoz, kişinin algıladığı ama çevresinin fark etmediği psödo-halitoz ve tedaviden sonra da koku olduğuna inanılan halitofobi. Ayrım yapılmadan tedavi planı kurulamaz.
- 02Kendi beyanı ölçümle örtüşmüyor: 372 kişilik çalışmada uçucu kükürt bileşiği ölçümü %31,2 halitoz gösterirken öz-bildirim %25,6, organoleptik skoru 2 ve üzeri olanlar %14,3'te kaldı ve öz-bildirimle iki objektif ölçüm arasında anlamlı ilişki bulunmadı (PubMed 35924391).
- 03Dil sırtı en güçlü ağız içi kaynaktır; 268 kişilik ölçümde halitoz dil kaplama skoruyla (p<0,001) ve periodontal CPITN skoruyla (p=0,004) ilişkiliyken çürük indeksi DMFT ile ilişkili çıkmadı (p=0,5) (PubMed 23534037).
- 04Dil kazıma eklemek ölçülebilir fark yaratıyor: 36 gingivitis hastasının randomize edildiği çalışmada yedi gün sonunda uçucu kükürt bileşiği, organoleptik ve dil kaplama skorlarında düzelme yalnız dil kazıyıcı kullanan grupta görüldü (PubMed 30218226).
- 05Ağız dışı nedenler azınlıktadır ama kokunun karakterini değiştirir: diyabette asetona benzer, karaciğer yetmezliğinde tatlımsı, böbrek yetmezliğinde amonyağa benzer bir nefes tarif edilir.
Halitoz Ne Anlama Gelir ve Kaç Türü Vardır
Halitoz, ağızdan ya da nefes yolundan gelen kalıcı kötü kokunun tıbbi adıdır ve çoğu kişide kaynağı ağzın içindedir. Sabah uyanınca fark edilen geçici koku normaldir; tükürük akışı uyku sırasında azaldığı için herkeste görülür. Halitoz ise gün boyunca süren ya da düzenli fırçalamaya rağmen tekrar eden kokuyu anlatır.
Sorun yaygındır. Ağız kokusuna yönelik tedavileri inceleyen Cochrane derlemesi, dünya nüfusunun yüzde 50 ile 60'ının bu sorunu yaşadığını ve durumun sosyal damgalanmaya ve özgüven kaybına yol açabildiğini belirtir (PubMed 31825092). Kötü nefes iş görüşmesinden yakın ilişkilere kadar gündelik hayatın pek çok alanını etkileyebilir.

Klinikte üç durum birbirinden ayrılır. Gerçek halitozda koku başka biri tarafından ya da bir ölçüm cihazıyla nesnel olarak saptanabilir. Psödo-halitozda kişi ağız kokusu olduğuna inanır ama çevresindekiler bunu algılamaz. Halitofobi ise tedavi başarılı olduktan sonra da koku olduğu kaygısının sürmesidir. Hangisinin söz konusu olduğunu bilmek sonraki adımı belirler; nefesi zaten normal olan birine gargara önermek bir şey değiştirmez, ona ölçümün sonucunu açıklamak ve gerekirse destek sağlamak gerekir.
Ağız kokusunun diş eti kaynaklı olduğu durumlarda değerlendirme ve tedavi periodontoloji bölümünde planlanır. Kaynağın ağız dışında olduğu düşünülüyorsa hasta ilgili uzmanlık alanına yönlendirilir.
Kokunun Kaynağı Uçucu Kükürt Bileşikleri
Ağız kokusunu büyük ölçüde bakterilerin ürettiği gazlar oluşturur. Ağızdaki anaerob bakteriler, yani oksijensiz ortamı seven bakteriler, besin artıklarındaki, tükürükteki ve dökülen hücrelerdeki proteinleri parçalar. Bu parçalanmanın ürünü uçucu kükürt bileşikleridir. Başlıcaları çürük yumurtayı andıran hidrojen sülfür, lahanaya benzer kokan metil merkaptan ve daha keskin bir koku veren dimetil sülfürdür.
Bu mekanizma tedavinin mantığını da açıklar. Etkili olan yaklaşımlar ya bakteri sayısını azaltır, ya bakterilerin yaşadığı ortamı değiştirir, ya da üretilen gazları etkisiz hale getirir. Dil yüzeyini temizlemek, diş eti ceplerini tedavi etmek ve ağız kuruluğunu gidermek bu yüzden aynı amaca hizmet eder.
Kokuyu kişinin kendisinin fark etmesi güvenilir bir yol sayılmaz. Yeni Zelanda'da 372 genç erişkinde yapılan kesitsel çalışmada, 140 ppb ve üzeri uçucu kükürt bileşiği ölçümüne göre halitoz sıklığı yüzde 31,2 bulunmuştur (PubMed 35924391). Katılımcıların yüzde 25,6'sı kendisinde halitoz olduğunu bildirmiş, organoleptik değerlendirmede 2 ve üzeri skor alanlar yüzde 14,3'te kalmıştır (PubMed 35924391). Kişinin kendi beyanı ile iki nesnel ölçümün hiçbiri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (PubMed 35924391).
Bu sonuç iki yönlü okunmalıdır. Kokusu olduğunu düşünmeyen biri ölçümde halitozlu çıkabilir, kokusu olduğundan emin olan biri ise normal nefese sahip olabilir. Bu yüzden klinikte değerlendirme ölçüme dayanır.
Ağız İçi Nedenler ve Dil Sırtının Payı
Bir neden bulunduğunda bu neden çoğunlukla ağızdadır ve en sık dil üzerindeki tabakadır. Belçika'da çok disiplinli bir ağız kokusu kliniğine başvuran ardışık hastaların incelendiği seride hastaların yüzde 76'sında ağız içi bir neden bulunmuştur (PubMed 19811581). Dil kaplaması tek başına yüzde 43, diş eti iltihabı ya da periodontitis yüzde 11, ikisinin birlikteliği yüzde 18 oranında saptanmıştır (PubMed 19811581). Hastaların şikayeti kliniğe gelmeden önce ortalama 7 yıldır sürmekteydi (PubMed 19811581).
Dil sırtının ağırlığı başka bir ölçümle de desteklenir. 268 diş hekimliği öğrencisinde yapılan çalışmada halitoz dil kaplama skoruyla (p<0,001) ve periodontal CPITN skoruyla (p=0,004) ilişkili bulunmuş, çürük indeksi DMFT ile ilişkisi çıkmamıştır (p=0,5) (PubMed 23534037). Dil kaplaması, dilin üst yüzeyinde biriken bakteri, besin artığı ve dökülen hücre tabakasıdır. En kalın olduğu yer, yüzeyin pürüzlü ve ulaşılmasının zor olduğu dilin arka kısmıdır. Diş fırçası dilin önünden geçer ama arkasını nadiren temizler; dişlerini özenle fırçalayan kişilerde de kokunun sürmesinin nedeni çoğu zaman budur.
İkinci kaynak diş etidir. İltihaplı diş etleri ve diş eti hastalıklarında oluşan cepler, kükürt bileşiği üreten anaerob bakterilere barınak sağlar. Ağız kuruluğu üçüncü etkendir; tükürük bakterileri yıkar ve gazları seyreltir. Susuzluk, ağızdan nefes alma, stres, sigara ve antidepresan ya da antihistaminik gibi ilaçlar tükürüğü azaltabilir. Açık çürükler, kırık dolgular, yemek sıkışan aralıklar, iyi temizlenmeyen protez, plak ve şeffaf plaklar ile tonsil taşları ve geniz akıntısı da kokuyu besleyen küçük kaynaklardır.
Ağız Dışı Nedenler ve Uyarı İşaretleri
Vakaların küçük bir bölümü ağız dışından kaynaklanır ve bu grup önemlidir, çünkü koku başka bir hastalığın ilk ipucu olabilir. Aynı Belçika serisinde kulak burun boğaz kaynaklı ya da diğer ağız dışı nedenler hastaların yüzde 4'ünde bulunmuştur (PubMed 19811581). Kan yoluyla taşınan halitozu inceleyen bir derleme, gerçek halitoz vakalarının yaklaşık yüzde 10'unun ağız dışı süreçlere bağlandığını belirtir (PubMed 23579164).
Kulak burun boğaz sorunları bilinen gruptur. Kronik sinüzit, tekrarlayan bademcik iltihabı, tonsil taşları ve geniz eti, ya doğrudan koku üretir ya da burnu tıkayarak ağızdan nefes almaya ve kuruluğa yol açar. Reflü, mide yanmasıyla birlikte ekşi ya da acı bir koku yapabilir; ancak mide, sanıldığından çok daha seyrek bir kaynaktır.
Bazı sistemik hastalıklar nefesin karakterini değiştirir. Diyabette asetona benzer, karaciğer yetmezliğinde tatlımsı, böbrek yetmezliğinde amonyağa benzer bir nefes tarif edilir. Kan yoluyla taşınan halitozda koku molekülleri kanla akciğerlere ulaşır ve nefesle dışarı çıkar; derleme bu tabloda başlıca bileşiğin dimetil sülfür olduğunu aktarır ve ağız dışı nedenler arasında kan yoluyla taşınan halitozun burun ve boğaz kaynaklarından daha sık olabileceğine işaret eden yeni bulguları not eder (PubMed 23579164).
Beslenme de rol oynar. Ketojenik beslenme ve uzun açlık, keton üretimine bağlı olarak aseton kokulu bir nefes yapabilir. Sarımsak, soğan ve alkol saatlerce nefese yansıyan bileşikler bırakır. Ağız içi bakım düzeldiği ve diş muayenesinde bir neden bulunmadığı halde koku sürüyorsa sıradaki adım bu nedenlerin araştırılmasıdır.
Önemli Bir Görüşme Öncesi Hızlı Rahatlama
Kısa sürede rahatlamanın yolu, kokunun kaynağına doğrudan dokunan birkaç adımdan geçer. İlk adım dili temizlemektir. Dil kazıyıcıyla dilin arkasından önüne doğru beş on kez çekilir, her çekişten sonra kazıyıcı durulanır. Ardından diş ipi ya da ara yüz fırçasıyla dişlerin arası temizlenir, çünkü diş aralarında kalan plak fırçanın ulaşamadığı bir koku kaynağıdır. Sonra florürlü macunla iki dakika fırçalanır ve alkolsüz bir gargarayla çalkalanır.
Ağız kokusuna yönelik gargaralarda sık kullanılan etken maddeler setilpiridinyum klorür (CPC), çinko tuzları, klor dioksit ve hekim önerisiyle kısa süreli kullanılan klorheksidindir. Alkol içeren gargaralar ağzı kurutabildiği için bu amaçla genellikle alkolsüz olanlar tercih edilir.
İkinci adım ağzı nemlendirmektir. Su içmek ve şekersiz ksilitollü sakız çiğnemek tükürük akışını artırır. Günün geri kalanında sarımsak, soğan, fazla kahve, alkol ve sigara kokuyu artıran etkenler olarak uzak tutulur.
Protez, plak, şeffaf plak ya da retainer kullanılıyorsa bunlar da aynı anda temizlenir. Bu aygıtların yüzeyinde dişlerden bağımsız bir bakteri tabakası oluşur ve koku tutar. Aygıta uygun bir temizleyiciyle yumuşakça fırçalanmaları ya da bekletilmeleri, plastiği bozabileceği için sıcak su kullanılmaması önerilir.
Bu sıralama gündelik durumların çoğunda işe yarar. Etkisi geçicidir, çünkü bakteri tabakası birkaç saat içinde yeniden oluşur. Kalıcı sonuç için kokunun nedeninin bulunması ve günlük rutinin buna göre kurulması gerekir.
Gargara, Dil Kazıyıcı ve Ürünler Hakkındaki Kanıt
Ağız kokusu için satılan ürün çoktur, ama arkalarındaki araştırma sanıldığından zayıftır. Cochrane derlemesi 1.809 katılımcılı 44 çalışmayı bir araya getirmiş; dil temizliği, sakız, diş macunu, gargara, topikal ajanlar, tabletler ve bunların birleşimlerini karşılaştırmıştır (PubMed 31825092). Test edilen yöntemler için kanıtın kesinliği düşük ile çok düşük arasında bulunmuş ve hiçbir yöntemin ya da konsantrasyonun diğerlerinden üstün olduğuna dair bir sonuca varılamamıştır (PubMed 31825092). Çalışmaların çoğu bir ile dört hafta arasında izlem yapmış, yalnız bir çalışma üç aylık izlem bildirmiştir (PubMed 31825092).
Bu belirsizliğin içinde aynı yönü gösteren bulgular da vardır. Dil temizliğini ele alan sistematik derlemede, dahil edilen beş yayındaki yedi deneyin tamamı diş fırçalamaya eklenen dil fırçalama ya da kazımanın ağız kokusu ölçümleri üzerinde olumlu etkisini göstermiştir (PubMed 20961381). Aynı derleme kronik halitozdaki etkiye dair verinin yetersiz olduğunu da belirtmiştir (PubMed 20961381).
Dil kazımanın katkısını ölçen randomize bir çalışma daha vardır. Diş taşı temizliği ve cila sonrası iki gruba ayrılan 36 diş eti iltihaplı hastada, yedi gün sonunda uçucu kükürt bileşiği, organoleptik skor ve dil kaplama skorundaki anlamlı düzelme yalnız dil kazıyıcı kullanan grupta görülmüştür (PubMed 30218226). Klinik diş eti ölçümleri ise her iki grupta da düzelmiştir.
Bu bulgulara göre hiçbir gargara, macun ya da sakız tek başına tedavi olarak sunulamaz. Dilin ve diş aralarının mekanik temizliği kokunun kaynağına yönelir, gargaralar bunun üzerine daha kısa süreli bir kimyasal etki ekler. Probiyotik ürünler de denenmektedir, ancak bunlar destekleyici seçenekler olarak görülür.
Kalıcı Önleme, Klinik Ölçüm ve Muayene Zamanı
Kalıcı kontrol, bakteri yükünü düşük ve ağzı nemli tutan günlük bir rutinle, kokuyu besleyen diş sorunlarının tedavisini birleştirerek sağlanır. Temel rutin günde iki kez florürlü macunla fırçalama, her gün ara yüz temizliği ve her gece 30 ile 60 saniye dil temizliğidir. Fırça başlığı düzenli aralıklarla yenilenir. Ağız kuruluğu için gün içinde su içilir, kafein ve alkol azaltılır, sigara bırakılır; kuruluk bir ilaçtan kaynaklanıyorsa ilacı yazan hekimle görüşülür. Diş taşı temizliği, diş eti tedavisi, çürük ve kırık dolgu tedavisi ile yemek sıkışan aralıkların düzeltilmesi bu rutinin klinik tarafıdır.
Klinikte değerlendirme öykü ve muayeneyle başlar. Ardından koku ölçülür. Organoleptik değerlendirmede eğitimli bir değerlendirici nefesi koklayarak bir skala üzerinde puanlar. Halimetre uçucu kükürt bileşiklerini doğrudan ölçer. Gaz kromatografisi koku moleküllerini tek tek ayırır ve daha çok ileri merkezlerde kullanılır. Değerlendirme nefesi normal olan kişileri de ayırt eder; Belçika serisinde psödo-halitoz ya da halitofobi tanısı hastaların yüzde 16'sında konmuştur (PubMed 19811581).
İki haftayı aşan ve ağız bakımı düzeltildiği halde geçmeyen koku profesyonel değerlendirme gerektirir. Diş eti kanaması, şişlik, diş sallanması, tek taraflı burun tıkanıklığı, sık tekrarlayan tonsil taşı ya da reflü şikayeti varsa beklenmeden muayeneye gelinir. Ağız kuruluğu, kilo kaybı ve sık idrara çıkma diyabeti; sarılık ve yorgunluk karaciğer, açıklanamayan şişlik ve halsizlik böbrek sorunlarını düşündürebilir. Bu durumlarda koku bir hastalığın ipucudur ve değerlendirme diş hekimliğiyle sınırlı kalmaz; kulak burun boğaz, gastroenteroloji ya da dahiliye muayenesi istenir.
Size en uygun tedaviyi birlikte planlayalım.
Ücretsiz Değerlendirme→- 1.Yu WW, Goh R, Cheong E, Guan G, Jin C, Cannon RD ve ark. Prevalence of halitosis among young adults in Dunedin, New Zealand. Int J Dent Hyg 2022;20:700-707. PubMed 35924391
- 2.Evirgen S, Kamburoğlu K. Effects of tongue coating and oral health on halitosis among dental students. Oral Health Prev Dent 2013;11:169-73. PubMed 23534037
- 3.Acar B, Berker E, Tan Ç, İlarslan YD, Tekçiçek M, Tezcan İ. Effects of oral prophylaxis including tongue cleaning on halitosis and gingival inflammation in gingivitis patients-a randomized controlled clinical trial. Clin Oral Investig 2019;23:1829-1836. PubMed 30218226
- 4.Kumbargere Nagraj S, Eachempati P, Uma E, Singh VP, Ismail NM, Varghese E. Interventions for managing halitosis. Cochrane Database Syst Rev 2019;12:CD012213. PubMed 31825092
- 5.Quirynen M, Dadamio J, Van den Velde S, De Smit M, Dekeyser C, Van Tornout M, et al. Characteristics of 2000 patients who visited a halitosis clinic. J Clin Periodontol 2009;36:970-5. PubMed 19811581
- 6.Harvey-Woodworth CN. Dimethylsulphidemia: the significance of dimethyl sulphide in extra-oral, blood borne halitosis. Br Dent J 2013;214:E20. PubMed 23579164
- 7.Van der Sleen MI, Slot DE, Van Trijffel E, Winkel EG, Van der Weijden GA. Effectiveness of mechanical tongue cleaning on breath odour and tongue coating: a systematic review. Int J Dent Hyg 2010;8:258-68. PubMed 20961381



