Diastema, yan yana duran iki diş arasındaki görünür boşluktur ve en sık üst orta kesici dişler arasında görülür. Diastema bir tanıdan çok, dişler arasındaki aralığı tarif eden bir durumdur. Nedenleri arasında diş boyutu ile çene boyutu uyumsuzluğu, dudak bağı ataşmanının düşük konumlanması, parmak emme, dil itimi, eksik dişler ve periodontal hastalığa bağlı kemik kaybı yer alabilir. Çocuklukta sık görülür: Nairobi’de incelenen 4 ile 16 yaş arasındaki 1.802 okul çocuğunun %35’inde orta hat diasteması saptanmıştır (PubMed 10530193). Yetişkinlerde kendiliğinden kapanması nadirdir; kapatma seçenekleri şeffaf plaklardan direkt kompozit eklemelere kadar uzanır.
- 01Diastema, dişler arası boşluğu tanımlayan bir terimdir; orta hat, yaygın ve lokalize formların nedenleri ile tedavileri farklıdır.
- 02Çocuklarda normal gelişim bulgusu olabilir: Nairobi’de 4 ile 16 yaş arasındaki 1.802 okul çocuğunun %35’inde, ortalama 7,6 yaşta, orta hat diasteması görülmüştür (PubMed 10530193).
- 03Diastema sıklığı kalıcı dişlenme yerleştikçe azalır; çapraz kapanış, makas kapanış ve çapraşıklık ise ters yönde değişir (PubMed 32567942, 77 çalışma).
- 04Kompozit kapatmada ölçülmüş sonuçlar vardır: kırık veya diastema için yapılan 163 anterior direkt kompozit restorasyonda ortalama yıllık başarısızlık oranı %1,43 ve 10 yıla kadar sağkalım %88,34 bulunmuştur (PubMed 28256273).
- 05Yetişkinde zamanla ortaya çıkan ya da genişleyen boşluk periodontal uyarı bulgusudur; çünkü ataşman ve kemik kaybı dişlerin yer değiştirmesine izin verebilir.
Diastemanın Tanımı ve Türleri
Diastema, yan yana duran iki diş arasındaki görünür boşluğa verilen addır ve en çok üst orta kesici dişler arasında görülür. Diş hekimliğinde bir tanıdan çok bir durumu tarif eder; boşluğun nerede olduğu ve neden oluştuğu, ne yapılacağını belirler.
Boşluğun yerleşimine göre üç biçim ayırt edilir. Orta hat diastemasında boşluk iki üst ön diş arasındadır ve günlük dilde "ön dişler arasındaki aralık" denen durum budur. Yaygın diastemada birden fazla diş arasında boşluk vardır; dişler çeneye göre küçük kaldığında ya da çene dişlere göre geniş olduğunda bu tablo ortaya çıkar. Lokalize diastemada ise boşluk ağzın belirli bir bölgesiyle sınırlıdır ve çoğunlukla eksik bir diş ya da o bölgedeki bir kayma ile ilişkilidir.
Bu ayrım yalnız bir adlandırma meselesi sayılmaz. Orta hattaki tek bir boşluk dudak bağının konumuyla ilgili olabilirken, bütün ağza yayılmış boşluklar diş ve çene boyutu arasındaki uyumsuzluğu düşündürür. Yetişkinlikte yeni beliren bir boşluk ise diş etinin ve kemiğin durumuna bakılmasını gerektirir.
Bazı kişiler dişlerindeki aralığı gülüşlerinin ayırt edici bir parçası olarak görür ve korumayı seçer. Bazıları ise görünümden ya da konuşurken ve yemek yerken hissettikleri rahatsızlıktan dolayı kapatılmasını ister. İki tercih de meşrudur. Karar verilmeden önce boşluğun sağlıkla ilgili bir nedeni olup olmadığının anlaşılması, hangi tercih yapılırsa yapılsın ilk adımdır.
Diastemanın Nedenleri
Diastemanın tek bir nedeni yoktur; diş boyutu ile çene boyutu arasındaki uyumsuzluk, dudak bağının düşük tutunması, eksik ya da küçük dişler, parmak emme ve dil itimi gibi alışkanlıklar ve diş eti hastalığına bağlı kemik kaybı başlıca etkenlerdir. Bir kişide bunlardan birkaçı birlikte bulunabilir.
Kalıtım bu tabloda önemli yer tutar. Çene kemiğinin genişliği ve dişlerin boyutu büyük ölçüde ailesel özelliklerdir; dişler bulundukları arka göre küçük kaldığında aralarında boşluk kalır. Yan kesici dişlerin küçük ya da hiç oluşmamış olması da orta hatta ve yanlarda boşluk bırakır.
Üst dudağı diş etine bağlayan ince doku katlanmasına frenum ya da dudak bağı denir. Bu bağ kalın olduğunda ya da iki ön dişin arasına kadar inecek şekilde düşük tutunduğunda, dişlerin birbirine yaklaşmasını engelleyebilir. Frenum konumu, orta hat diastemasında klasik olarak değerlendirilen bir etkendir.
Çocuklukta süren parmak emme ya da yutkunurken dilin ön dişlere bastırılması, ön dişleri öne ve yanlara doğru iterek aralık oluşmasına katkıda bulunabilir. Eksik dişler de komşu dişlerin boşluğa doğru kaymasına ve diş dizisinde yeni aralıklar açılmasına yol açar.
Yetişkinlerde dikkat isteyen neden diş eti hastalığı ve buna bağlı kemik kaybıdır. Dişi yerinde tutan bağ dokusu ve kemik azaldıkça dişler yer değiştirebilir ve daha önce olmayan boşluklar açılabilir. Bu yüzden zamanla ortaya çıkan ya da genişleyen bir aralık, diş etinin muayene edilmesi için bir uyarı olarak görülür. Kapanış bozukluğu da, yani alt ve üst dişlerin birbirine uyumsuz oturması, boşlukla birlikte görülebilen bir durumdur.
Çocuklarda Diastema ve Kendiliğinden Kapanma
Çocuklarda diastema çoğu zaman normal gelişimin bir parçasıdır ve süt dişlerinden kalıcı dişlere geçiş sürecinde kendiliğinden kapanabilir. Yetişkinlerde ise kendiliğinden kapanma nadirdir.
Çocukluk döneminde ön dişler arasındaki aralık sık görülen bir bulgudur. Nairobi'de 4 ile 16 yaş arasındaki 1802 okul çocuğunun incelendiği bir çalışmada çocukların yüzde 35'inde orta hat diasteması saptanmış, bu çocukların ortalama yaşı 7,6 bulunmuştur (PubMed 10530193). Aynı çalışmada üst orta hat diasteması olan çocuklarda dudak bağı en çok yapışık diş etine tutunmuş olarak görülmüştür (PubMed 10530193).
Dünya genelindeki kapanış bozukluklarını dişlenme evrelerine göre inceleyen ve 77 çalışmayı bir araya getiren bir derlemede diastema, kalıcı dişlenme yerleştikçe sıklığı azalan özellikler arasında yer almıştır (PubMed 32567942). Aynı derlemede çapraşıklık ise kalıcı dişlenmede artmıştır (PubMed 32567942). Bu tablo, karma dişlenme dönemindeki aralıkların önemli bir bölümünün büyümeyle birlikte kapandığını gösterir.
Bu nedenle çocuklarda erken dönemde görülen boşluk için hemen tedaviye girilmez; gelişim izlenir. Bir pedodontistin takibi, kalıcı dişler sürerken boşluğun beklenen biçimde kapanıp kapanmadığını ve erken müdahalenin gerekip gerekmediğini değerlendirmeye yardımcı olur. Parmak emme ya da dil itimi gibi alışkanlıklar devam ediyorsa bunların erken dönemde ele alınması, boşluğun kalıcı hale gelme olasılığını azaltabilir. Kalıcı dişlerin tamamı sürdükten sonra hala belirgin bir aralık varsa, bu noktada ortodontik değerlendirme gündeme gelir.
Diastema Kapatma Seçenekleri
Diastema, boşluğun genişliğine, nedenine ve hastanın beklentisine göre ortodontik tedavi, kompozit ekleme, veneer, kron ya da gerektiğinde dudak bağı cerrahisiyle kapatılır. Boşluk nedeninden ayrı düşünülerek kapatıldığında yeniden açılabileceği için seçim nedene göre yapılır.
Ortodontik tedavide dişler braketler ya da şeffaf plaklar yardımıyla kademeli olarak hareket ettirilir ve boşluk dişlerin kendisi yaklaştırılarak kapatılır. Bu yol, belirgin boşluklarda, kapanış sorunu ya da dizilim bozukluğu eşlik ettiğinde ve birden fazla aralık bulunduğunda öne çıkar. Diş dokusuna eklenti yapılmaz; buna karşılık tedavi aylar sürer.
Bonding, yani direkt kompozit ekleme, komşu dişlerin yan yüzeylerine diş renginde rezin eklenerek şekillendirilmesidir ve küçük boşluklarda hızlı ve diş dokusunu koruyan bir seçenektir. Bu yöntemin ölçülmüş sonuçları vardır. Kırık ya da diastema nedeniyle yapılan 163 ön diş kompozit restorasyonunun ortalama 7,2 yıl izlendiği bir çalışmada yıllık başarısızlık oranı yüzde 1,43, 10 yıla kadar sağkalım yüzde 88,34 bulunmuştur (PubMed 28256273). Başarısızlık nedenleri restorasyon kırığı ve renk uyumsuzluğu olarak bildirilmiş, içecek tüketimi renklenmeyle ilişkili çıkmıştır (PubMed 28256273).
Veneerler, dişlerin ön yüzeyine yapıştırılan ince porselen ya da kompozit katmanlardır; boşluğu kapatırken dişin rengini ve biçimini de düzenler. Kronlar ise ileri düzeydeki aralıklarda ya da dişte yapısal kayıp bulunduğunda kullanılır. Frenektomi, düşük tutunan dudak bağının cerrahi olarak çıkarılması ya da yeniden konumlandırılmasıdır ve çoğu zaman ortodontik kapatmayla birlikte planlanır.
Kapatılan Boşluğun Korunması
Kapatılan bir diastemanın kalıcılığı, boşluğa yol açan nedenin ele alınmasına ve tedaviden sonra düzenli takibe bağlıdır. Ortodontik kapatmada pekiştirme, kompozit ve veneer kapatmada ise restorasyonun bakımı sonucu korur.
Ortodontik tedaviyle kapatılan boşluklarda dişleri çevreleyen lifler bir süre önceki konuma doğru çekme eğilimi taşır. Bu yüzden tedavi bittikten sonra pekiştirme plağı ya da dişlerin iç yüzüne yapıştırılan ince bir tel kullanılır. Pekiştirme yöntemlerini karşılaştıran bir çalışma bu farkı alt ön dişlerde ölçmüştür. Çalışmada nüks sıklığı yalnız hareketli plak kullanan grupta yüzde 68,2, yuvarlak tel grubunda yüzde 36,4 ve dikdörtgen kesitli tel grubunda yüzde 13,6 bulunmuştur (PubMed 38424224). Bu çalışma alt ön dişlerdeki çapraşıklığın geri dönüşünü ölçer; diastemaya doğrudan uyarlanamasa da pekiştirme yönteminin sonucun korunmasındaki payını gösterir. Aynı çalışmada üç yöntem arasında diş eti sağlığı açısından anlamlı fark görülmemiştir (PubMed 38424224).
Kompozitle kapatılan boşluklarda karşılaşılan sorunlar çoğunlukla restorasyonun kenarında kırılma ya da zamanla renk değişimidir. Kompozit restorasyonlarda kırılma ilk yılda daha sık görülmüştür (PubMed 28256273). Bu nedenle ilk aylarda sert yiyecekleri ön dişlerle koparmamak ve kontrollere düzenli gelmek önerilir.
Neden olarak diş eti hastalığı varsa, boşluk kapatılmadan önce bu hastalığın tedavi edilmesi gerekir. Aksi halde kemik kaybı sürdükçe dişler yeniden hareket eder ve kapatılan aralık tekrar açılabilir. İyi ağız hijyeni ve düzenli diş hekimi kontrolleri, hem diş eti sağlığını izlemeyi hem de restorasyonları zamanında onarmayı sağlar.
Boşluğu Korumak ya da Kapatmak Kararı
Boşluğu korumak ya da kapatmak kişisel bir tercihtir; bu tercihi sağlıkla ilgili bir engel yoksa hasta yapar, diş hekimi ise önce boşluğun bir hastalığın işareti olup olmadığını değerlendirir. Çoğu diastema zararsızdır ve estetik bir konudur, ama bazı durumlarda altta yatan bir sorunu gösterir.
Muayenede ilk bakılan şey diş etinin ve kemiğin durumudur. Diş eti cebi, kanama ve röntgende kemik seviyesi, boşluğun periodontal bir nedene bağlı olup olmadığını gösterir. Ardından kapanış incelenir; alt ve üst dişlerin birbirine nasıl oturduğu, boşluğun kapatılması halinde dişlere binecek yükü etkiler. Dudak bağının konumu ve eksik ya da küçük dişlerin varlığı da bu değerlendirmenin parçasıdır.
Bazı kişilerde diastema, özellikle bir kusur gibi algılandığında, öz güveni ve sosyal rahatlığı etkileyebilir. Başkaları ise aynı boşluğu kimliğinin ya da kültürel güzellik anlayışının bir parçası olarak görür. Bu duyguları diş hekimiyle açıkça konuşmak, hangi seçeneğin kişinin beklentisine uyduğunu anlamayı kolaylaştırır.
Kapatma kararı verildiğinde yöntemi boşluğun özellikleri belirler. Tek ve dar bir orta hat boşluğunda kompozit ekleme yeterli olabilirken, birden fazla aralık ve kapanış sorunu eşlik ettiğinde ortodontik tedavi daha uygun düşer. Dişlerin rengi ya da biçimi de değiştirilmek isteniyorsa veneer seçeneği değerlendirilir. Nedenleri, etkileri ve seçenekleri bir arada görmek, hastanın gülüşüyle ilgili bilinçli bir karar vermesine yardımcı olur.
Size en uygun tedaviyi birlikte planlayalım.
Ücretsiz Değerlendirme→- 1.Kaimenyi JT. Occurrence of midline diastema and frenum attachments amongst school children in Nairobi, Kenya. Indian J Dent Res 1998;9:67-71. PubMed 10530193
- 2.Lombardo G, Vena F, Negri P, Pagano S, Barilotti C, Paglia L, et al. Worldwide prevalence of malocclusion in the different stages of dentition: A systematic review and meta-analysis. Eur J Paediatr Dent 2020;21:115-122. PubMed 32567942
- 3.Lempel E, Lovász BV, Meszarics R, Jeges S, Tóth Á, Szalma J. Direct resin composite restorations for fractured maxillary teeth and diastema closure: A 7 years retrospective evaluation of survival and influencing factors. Dent Mater 2017;33:467-476. PubMed 28256273
- 4.Kanizaj Ugrin S, Špalj S. Comparison of efficacy of thermoplastic retainer with round and rectangular bonded lingual wire retainer in the mandible two years after orthodontic treatment: a randomised controlled trial. Clin Oral Investig 2024;28:183. PubMed 38424224



