İçeriğe atla
MosdentİSTANBUL 1992
Dr. Dt. Anıl Çetin
Endodonti · PhD
// Dr. Dt.

Anıl Çetin

Endodonti · Restoratif Diş Tedavisi
TDB Kayıt No
24934
Mezuniyet
2000
// HAKKINDA

BİYOGRAFİ

Dr. Dt. Anıl Çetin 1977'de Kırklareli'nde doğmuştur. Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nin İngilizce programında okumuş, 1995'te başladığı eğitimini 2000 yılında tamamlamıştır.

Mezuniyetinin ardından 2002-2008 yılları arasında aynı fakültede araştırma görevlisi olarak çalışmış ve doktorasını bu dönemde tamamlamıştır. Doktora tezinde, açık sandviç tekniğiyle ve farklı restoratif materyaller kullanılarak restore edilen dişlerdeki mikrosızıntıyı laboratuvar koşullarında incelemiştir. Dolgu materyallerinin ağız ortamında nasıl davrandığına duyduğu bu ilgi, bugün de klinik kararlarının temelini oluşturur.

Askerlik görevinin ardından 2009'da Mosdent'e katılmıştır. Klinikteki çalışması kök kanal tedavileri, mikro-endodonti ve dişin kanal tedavisi sonrasında sağlıklı biçimde restore edilmesi üzerine yoğunlaşır. Uzun yıllardır aynı klinikte çalışıyor olması, yaptığı tedavilerin uzun dönem seyrini kendi hastalarında takip etmesine imkan vermektedir.

2021'den beri İstanbul Gelişim Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde Dr. Öğr. Üyesi olarak da görev yapmakta, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı'nın başkanlığını yürütmektedir. Klinik pratiği ile akademik görevini bir arada sürdürmekte, öğrencilerle çalışmanın hekimliğini taze tuttuğunu düşünmektedir.

Doktora çalışmasının devamı niteliğinde, nanohibrit akışkan kompozitlerin derin kavitelerdeki mikrosızıntısını inceleyen tek yazarlı bir makalesi 2020'de İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi'nde yayımlanmıştır.

Fakülteyi İngilizce programda okumuş olduğundan yabancı hastalarla doğrudan kendi dilinde iletişim kurar; Türkçe ve İngilizce hasta kabul etmektedir.

// KENDİ SÖZLERİYLE

RÖPORTAJ

Yakında
Sık sorulan

Kanal tedavisi mi, çekip implant mı yaptırmak daha doğru?

Bu soruyu neredeyse her hafta duyuyorum ve cevabım hep aynı başlıyor: önce dişe bakalım. Kurtarılabilecek doğal bir diş, çevresindeki dokularla kurduğu ilişki ve çiğneme sırasındaki hissiyat bakımından yerine konulan hiçbir şeyle birebir aynı değildir. Bu yüzden değerlendirmeye her zaman dişi tutma ihtimalinden başlarım.

Öte yandan bu, her dişin her koşulda kurtarılması gerektiği anlamına gelmez. Kalan sağlam doku miktarı, kökün durumu, dişin üzerine sağlıklı bir restorasyon yapılıp yapılamayacağı ve hastanın genel ağız sağlığı birlikte değerlendirilmelidir. Bazı durumlarda çekim ve sonrasında planlanacak bir tedavi, hastaya kanal tedavisinde ısrar etmekten daha fazla fayda sağlar.

Yani sorunun genel bir cevabı yok; sizin dişiniz için bir cevabı var. Muayenede iki seçeneğin de o diş özelindeki artılarını ve sınırlarını açıkça konuşuruz, kararı birlikte veririz.

Yanlış bilinen

Kanal tedavili diş ölü diştir, nasıl olsa bir gün çekilir

"Ölü diş" ifadesi hastalarda haksız bir umutsuzluk oluşturuyor. Kanal tedavisinde dişin içindeki damar ve sinir dokusu çıkarılır, bu doğru; ama diş çevresindeki kemik ve destek dokularla ilişkisini sürdürür, çiğneme görevini yapmaya devam eder. Ortada işlevini yitirmiş bir yapı değil, iltihaptan arındırılmış ve korunmaya alınmış bir diş vardır.

Kanal tedavili bir dişin ömrünü belirleyen en önemli etkenlerden biri, tedavinin üzerine yapılan restorasyonun kalitesi ve hastanın ağız bakımıdır. Doğru restore edilmiş ve düzenli kontrol edilen kanal tedavili dişler uzun yıllar sorunsuz kullanılabilir. Doktora dönemimden beri asıl ilgilendiğim konu tam da bu: kanal tedavisi dişin sonu değil, dişi tutma çabasının başlangıcıdır.

Vaka

Çekim kararıyla gelen hastanın dişi

Bir hastamız randevusunu çekim için almıştı. Koltuğa otururken kararını çoktan vermişti; "bu dişten çok çektim, artık kurtulmak istiyorum" dedi. Muayene ve film sonrasında tablo bana farklı göründü: dişin kurtarılmayı deneyecek kadar sağlam tarafı vardı ve şikayetlerinin kaynağı tedavi edilebilir görünüyordu.

Ona ısrar etmedim; gördüğümü anlattım. Çekimin de masada olduğunu, ama önce kanal tedavisini denemenin neden makul olduğunu, sürecin nasıl ilerleyeceğini tek tek konuştuk. Biraz düşündü, sonra "madem siz bir şans veriyorsunuz, ben de vereyim" dedi.

Tedaviyi ve üzerindeki restorasyonu tamamladık. O diş bugün hala yerinde ve hastayla yıllık kontrollerde görüşmeye devam ediyoruz. Bu vakayı önemsememin nedeni sonucu değil, süreci: hastanın kafasındaki karar ne olursa olsun, hekimin gördüğünü dürüstçe anlatması ve son sözü yine hastaya bırakması gerekiyor.

Vaka

Yıllar sonra aynı koltukta

Uzun süre aynı klinikte çalışmanın bana öğrettiği bir şey var: tedavinin gerçek sınavı, bittiği gün değil yıllar sonra veriliyor. Bir hastamız yıllar önce yaptığım bir kanal tedavisinin ardından uzun süre görünmemişti. Bir gün bambaşka bir dişin şikayetiyle geldi.

Dosyasını açtığımızda eski tedaviyi birlikte hatırladık. "O diş bana hiç sorun çıkarmadı, o yüzden gelmedim" dedi; sonra da gülerek ekledi, "gelmemem gerektiği anlamına gelmiyormuş, biliyorum". Yeni şikayetini o gün değerlendirdik, eski tedaviyi de kontrol ettik.

Bu karşılaşmalar benim için mesleğin en öğretici anları. Hangi yaklaşımın, hangi malzemenin yıllara nasıl dayandığını kitaptan değil, aynı ağızda takip ederek görüyorum. Ama aynı sohbetlerde hep aynı şeyi de hatırlatıyorum: dişin sorun çıkarmaması kontrole gelmemek için bir gerekçe değil; çoğu problemi hasta hissetmeden önce biz görürüz.

Sınır

Restore edilemeyecek dişe kanal tedavisi yapmam

Kanal tedavisi teknik olarak yapılabiliyor olsa bile, dişin üzerine sağlıklı ve uzun ömürlü bir restorasyon yapılamayacaksa o tedaviyi önermem. Aşırı madde kaybı olan, kök yapısı kırık ya da dikişsiz tutulamayacak kadar zayıflamış bir dişte kanal tedavisi, hastaya zaman ve umut kaybettirmekten başka bir işe yaramaz.

Böyle bir durumda hastaya gördüğümü açıkça söylerim: bu dişi tedavi edebilirim ama size fayda sağlayacağına inanmıyorum. Sonrasında çekim ve yerine ne yapılabileceği dahil bütün seçenekleri konuşuruz.

Araştırma görevlisi olarak geçirdiğim yıllarda öğrendiğim ölçüyü hala kullanırım: bir tedavinin yapılabilir olması, yapılması gerektiği anlamına gelmez. Hekimin işi elindeki tekniği her dişe uygulamak değil, o dişe ve o hastaya gerçekten yarayacak olanı seçmektir.

Yakında
HEKİMİN KALEMİNDEN
Hızlı biten tedaviyi değil, yıllar sonra da yerinde duran tedaviyi başarı sayarım. Bu yüzden bir dişe dokunmadan önce tanıyı doğru koymaya ve her basamağı doğru malzemeyle, sabırla tamamlamaya çalışırım.
Dr. Dt. Anıl Çetin
Anıl Çetin

Hekimliktenfazlası

Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Bir sohbetle başlar

Dr. Dt. Anıl Çetin ile tanışın.

WhatsApp

Hangi tedavi size uygun, emin değil misiniz? Neyiniz var? →