İçeriğe atla
MosdentİSTANBUL 1992
Uzm. Dt. Oksana Oturgan
Endodonti
// Uzm. Dt.

Oksana Oturgan

Endodonti
TDB Kayıt No
49737
Mezuniyet
2009
// HAKKINDA

BİYOGRAFİ

Uzm. Dt. Oksana Oturgan 1987'de Rusya'da doğdu. 2009 yılında Ural Devlet Tıp Akademisi Diş Hekimliği Fakültesi'nden birincilikle mezun oldu.

Mesleğini Türkiye'de sürdürmeye karar verdikten sonra uzmanlık eğitimi için Marmara Üniversitesi'ni seçti ve endodonti uzmanlığını 2015-2019 yılları arasında burada tamamladı. İki farklı ülkenin diş hekimliği eğitiminden geçmiş olmayı mesleki bakışını genişleten bir avantaj olarak görür.

Klinik çalışmasının merkezinde mikro-endodonti vardır: mikroskop yardımlı kök kanal tedavileri, daha önce yapılmış kanal tedavilerinin yenilenmesi (retreatman), MTA uygulamaları, vital pulpa tedavileri ve rejeneratif endodonti üzerine uzmanlaşmaktadır. Büyütme altında çalışmayı, çıplak gözün kaçırdığı ayrıntıların çoğu zaman tedavinin kaderini belirlediği için vazgeçilmez sayar.

Endodonti ve restoratif diş hekimliği alanlarındaki ileri eğitim programlarına düzenli olarak katılır; alanındaki teknik ve materyal gelişmelerini yakından takip eder.

Ana dili Rusçadır; Türkçe ve İngilizce bilir. Yurt dışından gelen hastaların önemli bir bölümünü kendi dillerinde karşılayıp tedavi sürecini kendi dillerinde yürütebilmesi, uluslararası hastalarla çalışmasının doğal bir parçasıdır.

Hekimliğin dışında kitap okumayı, doğada trekking yapmayı, yoga ve pilatesi sever; insan psikolojisi ve kişisel gelişimle ilgilenir, yurt içi ve yurt dışı seyahat eder.

// KENDİ SÖZLERİYLE

RÖPORTAJ

Yakında
Sık sorulan

Mikroskopla kanal tedavisi ne fark ettirir?

Kök kanalları milimetrenin altında genişliklerde, kıvrımlı ve kişiden kişiye şaşırtıcı ölçüde değişken yapılardır. Aynı dişte ders kitabının yazdığından fazla kanal olabilir, kanallar birleşip ayrılabilir, ağızları kireçlenmeyle kapanmış olabilir. Çıplak gözle çalışırken bu ayrıntıların bir kısmı ancak el hissiyle ve deneyimle tahmin edilir; mikroskop ise onları doğrudan görünür kılar.

Benim pratiğimde bunun en büyük karşılığı iki alanda çıkıyor. Birincisi ek kanal araması: gözden kaçan bir kanal, teknik olarak kusursuz görünen bir tedavinin bile şikayeti neden dindirmediğini açıklayabiliyor. İkincisi retreatman, yani eski bir kanal tedavisinin yenilenmesi: eski dolgu malzemesini temizlerken, kırık bir alet parçasını ararken ya da kapanmış bir kanal ağzını açarken büyütme ve güçlü ışık bana kontrollü çalışma imkanı veriyor.

Şunu da dürüstçe söyleyeyim: mikroskop tek başına iyi tedavi yapmaz. O bir göz; kararları yine hekim verir. Ama iyi bir endodontiste iyi bir mikroskop verdiğinizde, "göremediğimiz için şansa bıraktığımız" alan ciddi biçimde küçülür. Benim tercih ettiğim çalışma biçimi bu: mümkün olduğunca az şeyi şansa bırakmak.

Yanlış bilinen

Başarısız olmuş kanal tedavisinin tek çaresi çekimdir

Kanal tedavisi yapılmış bir dişte şikayet yeniden başladığında birçok hasta bunu dişin kesin kaybı olarak yorumluyor. Oysa endodontide bunun için ayrı bir tedavi alanı var: retreatman, yani mevcut kanal tedavisinin sökülüp yenilenmesi. Eski kök dolgusu çıkarılır, şikayetin kaynağı aranır, kanallar yeniden temizlenip şekillendirilir ve doldurulur.

Önemli olan "tedavi başarısız olmuş" demekle yetinmemek, neden başarısız olduğunu bulmaktır. Gözden kaçmış bir kanal, sızıntı yapan eski bir dolgu, zamanla gelişen yeni bir çürük; her birinin çözümü farklıdır. Mikroskop altında bu nedenlerin önemli bölümü görünür hale gelir.

Elbette her diş yeniden tedaviye uygun değildir; bazı durumlarda çekim gerçekten en doğru karardır. Benim itirazım çekime değil, değerlendirilmeden verilen çekim kararınadır. Kanal tedavili bir dişiniz yeniden ağrımaya başladıysa, çekimden önce o dişin bir endodontist tarafından görülmesini isteyin.

Vaka

Ana dilinde "korkuyorum" diyebilen hasta

Yurt dışından gelen bir hastamız kliniğe adeta kurulmuş gibi girdi: elinde filmleri, tercüme edilmiş raporları, telefonunda hazır çeviri uygulaması. Daha koltuğa oturmadan işlemleri sıralamaya başladı. Rusça "isterseniz kendi dilimizde konuşalım" dediğimde bir an durdu, sonra omuzlarının gevşediğini gördüm.

O anda anlattıkları, çeviri uygulamasına hiç yazmadığı şeylerdi: kanal tedavisinden çok korktuğunu, yıllar önce yaşadığı kötü bir deneyimi, ağrıdan çok "anlatamama" ihtimalinin onu gerdiğini söyledi. Tedavinin her adımını kendi dilinde konuştuk; neyi ne zaman hissedebileceğini, hangi durumda elini kaldırmasının yeteceğini anlattım. Tedavi boyunca aramızdaki iletişim tek kelimelik işaretlerle sürdü.

Bu deneyim bana şunu yeniden gösterdi: dil bariyeri sadece bilgi akışını değil, güveni de engelliyor. Hasta derdini anlatamayacağını düşündüğünde her şeyi kontrol etmeye çalışıyor; anlaşıldığını hissettiğinde ise kontrolü hekimine bırakabiliyor. Kendi dilinde "korkuyorum" diyebilmek, bazen lokal anesteziden önce gelen ilk rahatlama oluyor.

Vaka

Filmde her şeyin normal göründüğü diş

Bir hastamız uzun süredir geçmeyen, yeri tarif edilemeyen bir sızıyla geldi. Kanal tedavisi yıllar önce yapılmış, filmde belirgin bir sorun görünmüyordu. Farklı zamanlarda "bir şeyin çıkmadığı" söylenmiş; hasta artık ağrının kaynağının kendisinde, hatta "kafasında" olabileceğini düşünmeye başlamıştı. Bunu söylerken sesindeki yorgunluğu hatırlıyorum.

Dişi mikroskop altında değerlendirmeyi önerdim. Retreatman sırasında, büyütme altında, dişin tedavi edilmemiş ek bir kanal ağzı olduğunu gördük; anatomi, filmin ve çıplak gözün gösterdiğinden daha kalabalıktı. Bu kimsenin kusuru değildi; diş anatomisi bazen haritalara sığmıyor ve bazı ayrıntılar ancak büyütme altında ortaya çıkıyor.

Benim için bu vakanın asıl anı tedavi değil, hastaya bulguyu gösterdiğim andı. "Yani gerçekten bir nedeni varmış" dedi. Yıllarca şikayeti ciddiye alınmamış gibi hisseden bir insan için bu cümle, tedavinin kendisi kadar iyileştirici olabiliyor. Ağrısı olan hastanın önce inanılmaya ihtiyacı var; aramaya oradan başlıyorum.

Sınır

Süre baskısı altında kanal tedavisine başlamam

Uluslararası hastalarla çalışınca sık karşılaştığım bir tablo var: hasta gelmiş, dönüş uçağı yakın ve "ne yapılacaksa bu hafta yapılsın" istiyor. Anlıyorum; ama kanal tedavisinin süresini takvim değil, dişin biyolojisi belirler. Bazı dişler tek seansta bitirilebilir, bazılarında iltihabın seyrini görmek, seanslar arasında dişi izlemek gerekir.

Takvime sığdırmak için basamak atlanmış bir kanal tedavisi, hastaya kazandırılmış zaman değil, ertelenmiş sorundur. Bu yüzden kalan sürede güvenle tamamlayamayacağımı düşündüğüm bir tedaviye başlamam. Böyle durumlarda o ziyarette yapılabilecek olanı yaparım: tanıyı netleştirir, gerekiyorsa dişi yatıştıracak ara adımı uygular, kalan tedaviyi dürüst bir planla ya bir sonraki gelişe ya da hastanın kendi ülkesindeki hekimine devredecek şekilde düzenlerim.

Hastanın o an duymak istediği cevap bu olmayabilir; ama benim sorumluluğum uçağa yetişen bir tedavi değil, uçaktan indikten yıllar sonra da sorun çıkarmayan bir diştir.

Yakında
HEKİMİN KALEMİNDEN
Mikroskop bana her dişin kendine ait bir hikayesi olduğunu öğretti; acele etmeden bakarsanız diş size neye ihtiyacı olduğunu gösterir. Ben o hikayeyi sonuna kadar okumadan tedaviye başlamam.
Uzm. Dt. Oksana Oturgan
Oksana Oturgan

Hekimliktenfazlası

Oksana Oturgan
Oksana Oturgan
Oksana Oturgan
Oksana Oturgan
Oksana Oturgan
Oksana Oturgan
Oksana Oturgan
Oksana Oturgan
Oksana Oturgan
Oksana Oturgan
Oksana Oturgan
Oksana Oturgan
Oksana Oturgan
Oksana Oturgan
Bir sohbetle başlar

Uzm. Dt. Oksana Oturgan ile tanışın.

WhatsApp

Hangi tedavi size uygun, emin değil misiniz? Neyiniz var? →