İçeriğe atla
MosdentİSTANBUL 1992
Uzm. Dr. Betül Ayaz
Anestezi
// Uzm. Dr.

Betül Ayaz

Anesteziyoloji ve Reanimasyon
TDB Kayıt No
92798
Mezuniyet
1997
Bilimsel Yayın
1
// HAKKINDA

BİYOGRAFİ

Uzm. Dr. Betül Ayaz 1972 yılında Eskişehir'de doğmuştur. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni 1997'de tamamlamıştır.

Hekimliğe Kütahya'da pratisyen hekim olarak başlamış, 1998-2007 yılları arasında Domaniç ve Tavşanlı'da görev yapmıştır. İlçe hekimliğinde geçen bu yıllar ona her yaştan hastayla, çoğu zaman kısıtlı imkanlarla çalışmayı öğretmiştir; hastasını işlemden önce uzun uzun dinleme alışkanlığını bu döneme borçlu olduğunu söyler.

Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanlık eğitimini İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 2011 yılında tamamlamıştır. Uzmanlık tezini rejyonal intravenöz anestezide farklı ilaç kombinasyonlarının etkilerinin karşılaştırılması üzerine yazmıştır.

Uzmanlık sonrasında Muş Devlet Hastanesi'nde, ardından İstanbul'da Eyüpsultan Devlet Hastanesi ve Özel Or-Ahayim Balat Hastanesi'nde görev yapmıştır. Bu görevler boyunca ameliyathanede farklı yaş gruplarından ve farklı risk profillerinden çok sayıda hastanın anestezi sürecini yönetmiştir.

Klinik ilgi alanları arasında rejyonal anestezi, ağrı yönetimi (algoloji), nöroaksiyel bloklar ve periferik sinir blokları yer alır.

Mosdent'te bilinçli sedasyon ve genel anestezi uygulamalarında görev almaktadır. Diş hekimi korkusu nedeniyle tedavisini erteleyen, öğürme refleksi belirgin olan ya da uzun cerrahi işlem geçirecek hastaların işlem öncesi değerlendirmesini yapar; işlem boyunca hastanın yaşamsal bulgularını takip eder ve derlenme sürecini yönetir.

// KENDİ SÖZLERİYLE

RÖPORTAJ

Yakında
Sık sorulan

Sedasyon sırasında uyanır mıyım, bir şey hisseder miyim?

Sedasyonla ilgili en sık aldığım soru bu ve arkasında hep aynı korku var: kontrolün tamamen elden gitmesi. Önce şunu netleştireyim: bilinçli sedasyon, genel anestezi değildir. Sizi derin bir gevşeme ve uyku haline alırız ama solunumunuz kendi kontrolünüzde devam eder; sedasyonun derinliğini işlem boyunca ben ayarlarım.

Ağrı kontrolü sedasyonun işi değildir; onu diş hekiminizin uyguladığı lokal anestezi sağlar. Sedasyon ise kaygıyı, bekleme gerginliğini ve o koltukta geçen zamanın yükünü ortadan kaldırır. Hastalarımın büyük bölümü işlemin ne zaman başlayıp bittiğini hatırlamadığını söyler.

Bütün bu süre boyunca yanınızdayım; kalp ritminiz, tansiyonunuz ve kanınızdaki oksijen düzeyi kesintisiz izlenir. Yani soruyu şöyle cevaplayabilirim: işlemin farkında olmayacak kadar rahat, benim sizi her an takip edebileceğim kadar güvende olursunuz.

Yanlış bilinen

Anestezi tehlikelidir, uyuyup uyanamama riski yüksektir

Bu korkuyu küçümsemem; çünkü kaynağı çoğu zaman gerçek bir hikayedir, ama eski bir hikayedir. Kulaktan kulağa aktarılan anestezi anlatılarının çoğu, bugünkü izleme teknolojisinin ve güvenlik standartlarının bulunmadığı dönemlere aittir. Bugün anestezi aldığınız her dakika kalp ritminiz, tansiyonunuz, solunumunuz ve oksijenlenmeniz cihazlarla ve bir uzmanın gözüyle kesintisiz takip edilir.

Hiçbir tıbbi işlem için "risk sıfırdır" demem; bunu söyleyen olursa temkinli yaklaşın. Doğru cümle şudur: risk, doğru hazırlıkla yönetilir. İşlemden önce hastalıklarınızı, ilaçlarınızı, alerjilerinizi ve önceki anestezi deneyimlerinizi tek tek sorarım; gerekiyorsa tetkik isterim. Anestezinin güvenliği o koltukta değil, bu değerlendirme masasında kurulur.

Şunu da ekleyeyim: tedaviyi korku yüzünden yıllarca ertelemenin de bir bedeli var ve bu bedel çoğu zaman anestezinin yönetilebilir risklerinden daha ağır. Korkunuzu bana anlatın; birlikte, size uygun olan yolu buluruz.

Vaka

Randevu alıp kapıdan dönen hasta

Bir hastamız kliniğe gelene kadar üç kez randevu alıp üçünde de gelmemişti. Dördüncüsünde geldi ama koltuğa oturamadı; bekleme salonunda konuştuk. Çocukluğunda yaşadığı kötü bir diş tedavisi deneyimini anlattı. Yıllar içinde ağzındaki sorunlar birikmiş, o utandıkça ertelemiş, erteledikçe iş büyümüştü.

O gün tedavi konuşmadık; sedasyonun ne olduğunu, neyi hissedip neyi hissetmeyeceğini, benim işlem boyunca başında olacağımı anlattım. Sorularının bitmesini bekledim. Karar vermek için süre istedi, verdik.

Bir süre sonra geldi ve birikmiş tedavilerinin önemli bölümünü sedasyon altında, birkaç seansta tamamladık. İlk seansın sonunda uyandığında sorduğu soruyu unutmuyorum: "başladık mı?" Bittiğini söylediğimde önce inanmadı, sonra gözleri doldu. Benim mesleğimde başarı ölçüsü budur: yılların korkusunun, hastanın hatırlamadığı bir öğleden sonraya sığması.

Vaka

Öğürme refleksi yüzünden tedavi olamayan hasta

Bir hastamız ağzına ayna değdiği anda öğürüyordu; değil tedavi, muayene bile tamamlanamıyordu. Yıllarca bunun bir çeşit "şımarıklık" olduğunu düşünüp utanmış, diş hekimine gitmeyi tamamen bırakmıştı. Bana geldiğinde ilk söylediğim şuydu: bu bir irade sorunu değil, yönetilebilir bir refleks.

İşlem öncesi değerlendirmesini yaptık ve tedavisini sedasyon altında planladık. Sedasyonun derinliği bu tür hastalarda benim için ayrıca önemlidir; refleksi baskılayacak kadar derin, hastanın güvenliğinden ödün vermeyecek kadar kontrollü bir aralıkta çalışırız. Diş hekimi arkadaşım yıllardır yapılamayan işlemleri o seanslarda rahatça tamamlayabildi.

Beni asıl etkileyen, tedavinin sonunda hastanın söylediğiydi: "meğer kusur bende değilmiş." İnsanların tedaviden uzak durmasının nedeni bazen ağrı korkusu bile değil, kendi bedenlerinin onları mahcup edeceği endişesi. Ameliyathane disiplininin bir kliniğe taşıdığı en değerli şey de bu: kimsenin refleksiyle, korkusuyla baş başa bırakılmaması.

Sınır

Hangi hastayı sedasyona almam

Değerlendirmesini yapmadığım hiçbir hastaya anestezi vermem; bu benim pazarlığa kapalı ilk kuralım. Hastalıklar, kullanılan ilaçlar, alerjiler ve önceki anestezi deneyimleri sorulmadan, gerektiğinde tetkikler görülmeden sedasyon planlanmaz.

Değerlendirme sonucunda riskin klinik koşullarında yönetilemeyeceğini düşündüğüm hastaları da almam; kontrol altında olmayan sistemik hastalığı olan ya da daha kapsamlı donanım gerektiren hastaları uygun hastane koşullarına yönlendiririm. Aynı şekilde, işlem öncesi açlık kuralına uyulmamışsa o günkü sedasyonu erteler, işlemi güvenli koşullarda yeniden planlarım. Hasta o an bozulabilir; ama bu kuralların her biri hastayı korumak için vardır.

Anestezistin "evet" demesi kadar "bugün değil" demesi de mesleğin parçasıdır. Ben hastamı bir işleme yetiştirmekle değil, o işlemden sağlıkla çıkarmakla yükümlüyüm.

Yakında
HEKİMİN KALEMİNDEN
Benim işim hastayı uyutmak değil, işlemin her dakikasında güvende tutmak ve sağlıkla uyandırmaktır. Bu yüzden işlemden önce sorduğum sorular, işlemin kendisi kadar önemlidir.
Uzm. Dr. Betül Ayaz
Betül Ayaz

Hekimliktenfazlası

Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
// Doğrulanabilir Künye

Bilimsel Yayınlar (1)

  1. 01

    Uzmanlık tezi · Rejyonal intravenöz anestezide lidokain-lornoksikam ile lidokain-meperidin etkilerinin karşılaştırılması. İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar EAH, 2011. Danışman: Uzm. Dr. Ferhan Temizel.

    2011
Bir sohbetle başlar

Uzm. Dr. Betül Ayaz ile tanışın.

WhatsApp

Hangi tedavi size uygun, emin değil misiniz? Neyiniz var? →