İçeriğe atla
MosdentİSTANBUL 1992
Dr. Dt. Melike Yavuz
5
Yıl
Endodonti
// Dr. Dt.

Melike Yavuz

Endodonti
Mezuniyet
2021
Bilimsel Yayın
2
Dış Profil
// HAKKINDA

BİYOGRAFİ

Dr. Dt. Melike Yavuz, Mosdent'in endodonti hekimidir. 2016-2021 yılları arasında İstanbul Medipol Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde okumuş, 2026'da aynı üniversitenin Endodonti Anabilim Dalı'nda doktora eğitimini tamamlamıştır. 2022'den itibaren, doktora eğitimiyle eş zamanlı olarak üniversitenin endodonti kliniğinde diş hekimi olarak görev yapmıştır.

Klinik çalışmasının merkezinde doğal dişin korunması vardır. Kök kanal tedavileri, kanal tedavisi yenilemeleri, mikroendodontik uygulamalar, dental travmalar, vital pulpa tedavileri ve restoratif diş tedavileri üzerine yoğunlaşmaktadır. Çekimi son seçenek olarak görür; bir dişin kurtarılıp kurtarılamayacağına dair kararı klinik ve radyografik bulguların bütününe bakarak verir.

Kanal tedavisi yenilemeleri ve mikroendodontik uygulamalar, çalışmasının ayrı bir başlığıdır. Daha önce tedavi görmüş ancak sorunu devam eden dişlerde, ilk tedavinin neden hedefe ulaşmadığını anlamayı yeni tedavinin ilk adımı sayar.

Akademik çalışmalarını klinik uygulamayla birlikte sürdürmektedir. Periapikal lezyonlu kök kanallarında apikal preparasyon genişliği ile pasif ultrasonik aktivasyonun mikrobiyal yüke etkisini inceleyen çalışması uluslararası hakemli bir dergide yayımlanmıştır. Ayrıca endodontik tedavili dişlerde restorasyon seçimini biyomekanik ilkeler ve klinik kanıtlar üzerinden ele alan bir kitap bölümü kaleme almıştır.

Yayınlarının konu seçimi klinik yaklaşımını da özetler: kanal tedavisinin başarısını yalnız kanalın içinde yapılanlar değil, sonrasında dişin nasıl restore edildiği de belirler. Bu yüzden tedaviyi kanalın doldurulmasıyla bitmiş saymaz; dişin üstünün doğru kapatılmasını sürecin parçası olarak planlar.

Her hastanın ihtiyacını ayrı değerlendirerek bilimsel veriler ışığında tedavi planı kurmayı ve ağız sağlığının uzun vadeli korunmasına katkı sağlamayı amaçlar.

// KENDİ SÖZLERİYLE

RÖPORTAJ

Dr. Dt. Melike Yavuz
Sık sorulan

Kanal tedavisi ağrılı bir işlem mi?

Bu, hastalarımdan en sık duyduğum soru ve çoğunun kliniğe gelmeyi geciktirmesinin asıl sebebi. Cevabım şu: kanal tedavisiyle ilişkilendirilen ağrının büyük kısmı tedavinin kendisinden değil, tedaviye gelmeden önce yaşanan iltihaplı süreçten kaynaklanıyor. Yani hastayı kliniğe getiren ağrı, tedavinin sebep olduğu değil, tedavinin ortadan kaldırdığı ağrıdır.

Tedavi sırasında bölgeyi uyuşturarak çalışıyoruz; işlem boyunca hastanın konforunu düzenli olarak kontrol ediyorum ve rahatsızlık hissettiği anda ara veriyoruz. Tedavi sonrasında birkaç gün sürebilen hassasiyet olabilir; bu, dokuların iyileşme sürecinin beklenen bir parçasıdır ve hastamı buna önceden hazırlarım.

Asıl üzücü olan, bu korku yüzünden aylarca ertelenen tedavilerdir. Erken gelen hastada hem işlem daha kısa sürer hem de dişi koruma şansımız daha yüksektir. Bu yüzden hastalarıma hep aynı şeyi söylüyorum: ağrıdan korktuğunuz için beklemek, korktuğunuz şeyi büyütmekten başka bir işe yaramıyor.

Yanlış bilinen

Kanal tedavili diş ölü diştir, nasıl olsa bir gün çekilir

Bu cümleyi kliniğe gelen hastalardan sık duyuyorum ve iki yanlışı birden taşıyor. Kanal tedavisinde dişin içindeki iltihaplı ya da hasar görmüş dokuyu temizliyoruz; diş, kendisini çevreleyen dokular üzerinden beslenmeye ve çenedeki görevini yapmaya devam ediyor. Çiğneme fonksiyonu, komşu dişlere destek olma ve çene kemiğini uyarma görevlerinin hiçbiri kaybolmuyor.

İkinci yanlış, bu dişlerin kaderinin çekim olduğu inancı. Doğru yapılmış bir kanal tedavisi ve üzerine doğru planlanmış bir restorasyon ile bu dişler uzun yıllar sorunsuz kullanılabiliyor. Tedavi sonrası restorasyonun seçimi benim akademik olarak da çalıştığım bir konu; dişin üstünün nasıl kapatıldığı, kanalın içinde yapılan iş kadar önemli. Kanal tedavili dişi kaybettiren şey çoğu zaman tedavinin kendisi değil, sonrasında ihmal edilen restorasyon ve kontrollerdir.

Vaka

Koltukta uyuyakalan hasta

Kliniğe gelmeden önce defalarca randevu alıp iptal ettiğini sonradan öğrendiğim bir hastam vardı. Çocukluğunda yaşadığı kötü bir deneyim yüzünden diş hekimi koltuğuna oturmak onun için başlı başına bir eşikti. İlk seansta tedaviye hiç başlamadık; ne yapacağımızı, hangi aşamada ne hissedebileceğini ve rahatsız olduğu anda eliyle işaret ederse duracağımı anlattım.

İkinci seansın ortasında bir sessizlik oldu ve fark ettim ki hastam koltukta uyuyakalmış. Tedavi bittiğinde inanamadı; yıllardır korkudan ertelediği işlemin ortasında uyuyabildiğine en çok kendisi şaşırmıştı.

O gün değişen şey dişi değildi; diş hekimiyle kurduğu ilişkiydi. Korkunun kaynağı çoğu zaman işlemin kendisi değil, kontrolün tamamen başkasında olduğu hissi. O kontrolü hastaya geri verdiğinizde, en gergin hastanın bile omuzlarının indiğini görüyorsunuz.

Vaka

Son bir şans isteyen hasta

Bir hastam, başka bir yerde çekilmesine karar verilmiş bir dişi için geldi. Daha önce kanal tedavisi görmüş, sorun yaşamaya devam eden bir dişti ve hastamın tek cümlesi şuydu: "Kendi dişim için son bir şans istiyorum."

Önce oturup açık konuştuk. Yenileme tedavisinin her dişte mümkün olmadığını, önce dişin bu tedaviyi taşıyıp taşıyamayacağını değerlendirmemiz gerektiğini, sonucun garanti edilemeyeceğini anlattım. Hastam bu dürüstlüğü, o güne kadar duyduğu her şeyden daha değerli bulduğunu söyledi. Değerlendirmenin sonunda dişin yeniden tedaviye uygun olduğuna karar verdik ve süreci birlikte tamamladık.

Bu vaka bana şunu hatırlatıyor: hastalar çoğu zaman mucize istemiyor; dişleri hakkında dürüstçe bilgilendirilmek ve karara ortak edilmek istiyor. Kendi dişini korumak isteyen bir hastanın bu talebi, denemeye değer olduğu her durumda ciddiye alınmayı hak ediyor.

Sınır

Hangi durumda tedavi önermiyorum

Kanal tedavisini her dişe uygulanabilecek bir kurtarma yöntemi olarak görmüyorum. Dişte tedavi sonrası restorasyonu taşıyacak kadar sağlam doku kalmamışsa ya da dişin uzun vadeli görünümü tedaviyi anlamlı kılmıyorsa, bunu hastama açıkça söylüyorum. Böyle bir dişe kanal tedavisi yapmak kaybı önlemez, sadece ertelerken hastaya zaman ve umut kaybettirir.

Tersi durum için de aynı ilke geçerli: sorunsuz işlev gören, şikayeti olmayan bir dişte yalnızca radyografik görüntü ideal değil diye yenileme tedavisi önermem. Takip etmek de bir tedavi kararıdır ve bazen en doğrusu odur.

Her iki durumda da gerekçemi hastamla paylaşır, seçenekleri birlikte konuşuruz. Yapabileceğim bir işlemi önermemek, hekimliğin en az işlem yapmak kadar önemli parçasıdır.

Dr. Dt. Melike Yavuz
HEKİMİN KALEMİNDEN
Kararlarımı dişin çekilip yerine ne konulacağı üzerinden değil, o dişin nasıl korunacağı üzerinden veririm; bilimsel verinin desteklemediği hiçbir işlemi hastama önermem.
Dr. Dt. Melike Yavuz
Melike Yavuz

Hekimliktenfazlası

Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Bir sohbetle başlar

Dr. Dt. Melike Yavuz ile tanışın.

WhatsApp

Hangi tedavi size uygun, emin değil misiniz? Neyiniz var? →