İçeriğe atla
MosdentİSTANBUL 1992
Dt. İsmail Batuhan İp
4
Yıl
Endodonti
// Dt.

İsmail Batuhan İp

Endodonti · Restoratif Diş Tedavisi
Mezuniyet
2022
// HAKKINDA

BİYOGRAFİ

Dt. İsmail Batuhan İp, Mosdent'in endodonti hekimidir. 1998'de İstanbul'da doğmuş, İstanbul Medipol Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden 2022'de mezun olmuştur. 2023'ten bu yana aynı üniversitenin doktora programında olup, “Farklı Lezyon Boyutlarında Kanal Tedavisi Tekrarlarının Mikrobiyolojisi” başlıklı tezinin yazım aşamasındadır.

Klinik rutini kök kanal tedavisinin hemen her halini kapsar: vital ve devital kanal tedavileri, kanal tedavisi tekrarları, önceki tedavide bulunamamış ya da gizli kalmış kanalların tespiti, kök kanalında kırılmış aletlerin çıkarılması, vital pulpa tedavileri, MTA uygulamaları ve tedavinin ardından dişi ayağa kaldıran doğrudan ve dolaylı restorasyonlar.

Bu işlemlerin tamamını rubber dam izolasyonu altında ve mikroskopla yürütür. Bunu bir tercih değil, işin yapılma biçimi olarak görür: kanal tedavisi milimetrenin altındaki ayrıntılarda kazanılan bir tedavidir ve görmediğiniz kanalı tedavi edemezsiniz. İzolasyon ise çalışma alanını tükürükten ve bakterilerden ayırarak tedavinin temiz koşullarda ilerlemesini sağlar.

Doktora tezinin konusu ile klinikteki ilgisi aynı noktada buluşur: daha önce kanal tedavisi görmüş ama sorunu çözülememiş dişler. Tekrar tedavilerin mikrobiyolojisi üzerine çalışmak, ona bu dişlerde neyin ters gittiğini yalnızca aletle değil, sorunun kaynağındaki mikroorganizmalar düzeyinde düşünme alışkanlığı kazandırmıştır.

Mesleki ilkesini tek cümleyle tanımlar: hastayı olabilecek en etik biçimde, tümüyle hastanın yararına olacak şekilde tedavi etmek. Önerdiği her işlemi bu süzgeçten geçirir; gerekmeyen tedaviyi yapmamayı, gereken tedaviyi de özensiz yapmamayı aynı ilkenin iki yüzü sayar.

Klinik dışında gitar çalar ve müzik üretir; tarihe ve kahve demleme tekniklerine meraklıdır. Türkçe ve İngilizce bilmektedir.

// KENDİ SÖZLERİYLE

RÖPORTAJ

Yakında
Sık sorulan

Kanal tedavisi yapılmış dişim neden hala ağrıyor?

Önce şunu ayıralım: kanal tedavisinden sonraki birkaç gün boyunca dişte hassasiyet olması beklenen bir durumdur; doku iyileşirken bu his genellikle kendiliğinden azalır. Benim asıl önemsediğim, haftalar ya da aylar geçtiği halde geçmeyen, ısırınca batan ya da ara ara şişlikle gelen ağrıdır.

Böyle bir ağrının genellikle bir nedeni vardır ve bu neden bulunabilir. En sık karşılaştıklarımız, ilk tedavide fark edilmemiş bir kanalın tedavisiz kalması, kanal içinde temizlenememiş bir bölge, dolgudan zamanla sızıntı olması ya da dişte bir çatlak bulunmasıdır. Bunların hangisiyle karşı karşıya olduğumuzu muayene ve röntgen birlikte gösterir; mikroskop da özellikle gizli kanalları bulmakta en büyük yardımcımızdır.

Yani "kanal tedavisi yapıldı, artık bu diş neden ağrısın" diye düşünüp beklemeyin. Süren ağrı bir mesajdır; kaynağını bulmak da bizim işimizdir.

Yanlış bilinen

Ağrısı geçen dişin sorunu da geçmiş demektir

Diş ağrısında en yanıltıcı an, ağrının kesildiği andır. Hastaların önemli bir kısmı ağrı dinince sorunun çözüldüğünü düşünüp randevusunu iptal eder. Oysa şiddetli ağrıyan bir dişte ağrının kendiliğinden kesilmesi, bazen dişin içindeki sinir dokusunun canlılığını yitirdiği anlamına gelir. Ağrı susmuştur ama enfeksiyon susmamıştır; kök ucundaki kemikte sessizce ilerlemeye devam edebilir.

Aynı yanılgının bir de tedavi içindeki hali var: kanal tedavisi birkaç seans sürecekse, ilk seanstan sonra rahatlayan hasta kalan seanslara gelmeyebiliyor. Geçici dolgu adı üstünde geçicidir; tedavisi yarım kalmış diş, ağrımıyor diye iyileşmiş sayılmaz. Ben hastalarıma şunu söylüyorum: ağrı bir alarm zilidir ve zilin susması yangının söndüğünü göstermez. Susan dişi de hekime gösterin; asıl tabloyu ağrı değil, muayene ve film söyler.

Vaka

Çekim kararıyla gelen dişteki kırık alet

Bir hastam elinde röntgeniyle geldi; başka bir muayenede dişinin kanalında kırık bir alet olduğu görülmüş ve dişin çekilmesi gerektiğini düşünüyordu. Kırık alet kulağa korkutucu geliyor, hasta da dişiyle çoktan vedalaşmıştı.

Mikroskop altında değerlendirdim ve ona iki şeyi birden söyledim: aleti çıkarmayı denemenin mümkün olduğunu, ama bunun garantisinin olmadığını. Denemenin de bir sınırı olduğunu, dişe zarar vermeye başlarsak durabileceğimizi baştan konuştuk. Hasta bu açıklıktan sonra denemek istedi.

Sakin ve uzun bir seanstı. Alet çıktığında hastaya mikroskop görüntüsünde gösterdim; o küçücük metal parçayı görünce güldü ve hatıra olarak istedi. Tedaviyi tamamladık, parça da onda kaldı. Bu vakada benim için kıymetli olan, alet kadar konuşmaydı: hastaya hem umudu hem sınırı aynı anda söyleyebildiğinizde, karar gerçekten hastanın kararı oluyor.

Vaka

Tedavisini ekrandan izleyen hasta

Bir hastam koltuğa otururken "ne yaptığınızı görebilir miyim" diye sordu. Kanal tedavisinden çekiniyordu ama korkusunu soru sorarak yönetmeye çalışan, her şeyi anlamak isteyen bir yapısı vardı. Mikroskopla çalıştığım için bu mümkündü; görüntüyü ekrana verdim ve tedavi boyunca aralarda ona ne gördüğümüzü anlattım.

Beklediğimden fazlasını yaptı: soru sordu, aşamaları takip etti, kanalın temizlenmiş halini ilk gördüğünde "burası az önceki yer mi" diye şaşırdı. Seansın sonunda söylediği cümleyi unutmuyorum: "Kendi dişimin içini gördüm; artık neyle uğraştığınızı biliyorum." Korkusunun yerini merak almıştı.

O günden beri isteyen hastalarıma ekranı açmayı teklif ediyorum. Mikroskop benim için önce bir tedavi aleti; ama o gün ikinci bir işini keşfettim: hekimin gördüğünü hastaya da gösterebildiğinizde, güven kelimelerle kurduğunuzdan daha hızlı kuruluyor. Görmediği şeyden korkan insan, gördüğü şeyin ortağı oluyor.

Sınır

Hangi durumda tedavi önermiyorum

Canlılığını koruyabilecek dişe doğrudan kanal tedavisi önermiyorum. Derin bir çürükle gelen her diş kanal tedavisine mahkum değildir; uygun koşullarda, dişin içindeki canlı dokuyu koruyan vital pulpa tedavileriyle diş canlılığını sürdürebilir. Bu şansın bulunduğu bir dişte kestirmeden kanal tedavisine geçmeyi, hastaya değil takvime hizmet eden bir karar olarak görürüm.

Bunun tersini de yapmam: hiçbir belirtisi ve bulgusu olmayan bir dişe "ileride sorun çıkarabilir" diye önden kanal tedavisi önermem. Kanal tedavisi ihtiyaca uygulanan bir tedavidir, ihtimale karşı alınan bir önlem değil.

İki durumda da kararın gerekçesini hastama açık açık anlatırım; vital tedavinin her dişte mümkün olmadığını, hangi bulguların bizi kanal tedavisine götüreceğini ve takipte nelere bakacağımızı birlikte konuşuruz. Hastayı olabilecek en etik biçimde tedavi etmek, bazen daha azını yapmak demektir.

Yakında
HEKİMİN KALEMİNDEN
Hastamı olabilecek en etik biçimde ve tümüyle onun yararına olacak şekilde tedavi etmeyi tek ölçü sayıyorum. Koltuğumdaki hastaya önerdiğim her işlem, kendi yakınıma da gönül rahatlığıyla önerebileceğim bir işlem olmak zorunda.
Dt. İsmail Batuhan İp
İsmail Batuhan İp

Hekimliktenfazlası

Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Yakında
Bir sohbetle başlar

Dt. İsmail Batuhan İp ile tanışın.

WhatsApp

Hangi tedavi size uygun, emin değil misiniz? Neyiniz var? →