Sinüs lifting, üst çene arka bölgesinde maksiller sinüsün tabanını örten Schneider membranının yukarı kaldırılıp altına kemik grefti yerleştirilmesi işlemidir; amaç implantı taşıyacak kemik yüksekliğini oluşturmaktır. En az üç yıl izlemli 17 klinik çalışmada, greftlenen sinüse yerleştirilen 1.610 implantın havuzlanmış sağkalımı %97,7 (%95 GA 94,4-99,7) bulundu ve aynı analizde sigara implant başarısızlığı için anlamlı risk çıktı (PubMed 29763503). Sinüs lifting tek başına bir tedavi değil, implant planının bir aşamasıdır; greftin olgunlaşması aylarla ölçülür.
- 01Sinüs lifting bir implant değil, implant için zemin hazırlayan greft işlemidir: sinüs tabanı yukarı kaldırılır ve açılan hacim kemik greftiyle doldurulur.
- 02Greftlenen sinüse yerleştirilen implantların 3-6 yıllık havuzlanmış sağkalımı 17 klinik çalışmada %97,7 (%95 GA 94,4-99,7) olarak bildirildi (PubMed 29763503).
- 03En sık görülen olay Schneider membranının yırtılmasıdır: 1.598 sinüs cerrahisini kapsayan derlemede oran %30,6 (PubMed 34250560).
- 04Yırtılıp onarılan membranın altına yerleştirilen 1.115 implantta sağkalım %97,68, sağlam membran altındaki 2.495 implantta %98,88; aradaki fark anlamlı bulunmadı (PubMed 34250560).
- 05Sigara aynı meta-analizde implant başarısızlığı için anlamlı risk çıktı (RR 4,8; %95 GA 1,2-19,4), yani iyileşme döneminde sigara kısıtı klinik bir gerekçeye dayanır (PubMed 29763503).
Sinüs Lifting Neden Yapılır? İmplant İçin Kemik Yüksekliği

Sinüs lifting, üst çenenin arka bölgesinde maksiller sinüsün tabanını örten ince zarın, yani Schneider membranının yukarı kaldırılıp altında açılan boşluğa kemik grefti yerleştirilmesi işlemidir. Aynı işlem Türkçede sinüs kaldırma ya da sinüs yükseltme adıyla da anılır. Amaç, implantı taşıyacak dikey kemik yüksekliğini oluşturmaktır. İşlemde yerinden oynatılan yapı sinüs tabanını örten zardır; zarın eski yeri ile yeni yeri arasında kalan hacim greftle doldurulur.
İmplant tedavisi planlanan birçok hastada üst küçük azı ve büyük azı bölgesinde kalan kemik, implantı güvenle taşıyacak yükseklikte değildir. Bu bölgede kemiğin hemen üstünde havayla dolu maksiller sinüs yer alır. Kemik yetersiz olduğunda implant ya kısa kalır ya da sinüse taşar. Sinüs lifting bu açığı kapatır ve implanta oturacağı bir zemin hazırlar.
Bu yüzden sinüs lifting tek başına bir tedavi olarak düşünülmez, implant planının bir aşamasıdır. Kaç milimetre kemik kazanılması gerektiği, implantın aynı seansta mı yoksa greft olgunlaştıktan sonra mı yerleştirileceği ve hangi yaklaşımın kullanılacağı tek bir karar zincirinin parçalarıdır. Greftin olgunlaşması aylarla ölçülür ve bu süre toplam tedavi takvimine eklenir. Kararın dayanağı klinik muayene ile üç boyutlu tomografidir; sinüsün genişliği, tabanın biçimi, kalan kemiğin yüksekliği ve sinüs zarının durumu bu görüntülerde okunur.
Kemik Yüksekliğinin Yetersiz Kaldığı Durumlar
Üst çene arka bölgede kemik yüksekliği birkaç farklı yoldan azalır. Bunların ortak sonucu, sinüs tabanı ile ağız tarafındaki kemik yüzeyi arasındaki mesafenin kısalmasıdır.
İlk ve en yaygın neden diş kaybıdır. Diş çekildikten sonra onu taşıyan alveol kemiği çiğneme yükünü almadığı için zamanla erir. Aynı dönemde sinüs de aşağıya doğru genişleyebilir ve kemiğe yaklaşır. Diş eksikliği ne kadar uzun sürerse bu iki süreç o kadar ilerler; yıllardır boş duran bir bölgede kalan kemik birkaç milimetreye inebilir.
İkinci neden anatomidir. Bazı kişilerde sinüs doğuştan geniştir ve tabanı dişlerin köklerine çok yakın uzanır. Bu kişilerde diş kaybından kısa süre sonra bile implant için yeterli yükseklik bulunmayabilir.
Üçüncü neden periodontal hastalıklardır. İlerlemiş diş eti hastalığında dişleri taşıyan kemik diş çekilmeden önce kaybedilmeye başlar. Dişler bu nedenle çekildiğinde bölgede zaten azalmış bir kemik kalır. Daha önce yapılmış çekim ya da cerrahi işlemler de bölgenin kemik hacmini etkileyebilir.
Bu durumların hangisinin geçerli olduğu, kalan kemiğin kaç milimetre olduğu ve sinüs zarının sağlığı tomografiyle değerlendirilir. Kalan yükseklik azsa lateral pencere yaklaşımı, orta düzeydeyse implant yuvasından yapılan transalveolar yaklaşım gündeme gelir. Kemik kaybı yüksekliğin yanında genişlikte de varsa sinüs lifting tek başına yetmeyebilir ve sırt genişletme gibi başka greft teknikleri plana eklenir.
Sinüs Lifting Nasıl Yapılır? Açık ve Kapalı Yöntem
Açık sinüs lifting ile kapalı sinüs lifting arasındaki fark, sinüs zarına ulaşılan yoldadır. Açık teknikte, yani lateral pencere yaklaşımında, üst çenenin yan duvarında bir kemik penceresi açılır; kapalı teknikte, yani transkrestal yaklaşımda, zar implant yuvasının içinden kaldırılır. Hangisinin seçileceği kalan kemik yüksekliğine ve sinüs anatomisine göre belirlenir. İşlem lokal anestezi altında yapılır; kaygılı hastalarda ya da uzun sürecek işlemlerde sedasyonla desteklenebilir.
Açık sinüs lifting (lateral pencere yaklaşımı)
Bu yaklaşımda üst çenenin yan duvarında, yanak tarafında küçük bir kemik penceresi açılır. Pencereden ulaşılan Schneider membranı kemik yüzeyinden dikkatle ayrılır ve yukarı kaldırılır. Zarın altında oluşan boşluk kemik grefti ile doldurulur, pencerenin üzeri gerekirse bir bariyer zarla örtülür ve diş eti dikilerek kapatılır. Kalan kemik çok azsa implant genellikle greft olgunlaştıktan sonra, ikinci bir seansta yerleştirilir. Kemik implantı ilk günden sabitleyebilecek kadar varsa implant aynı seansta da konabilir.
Kapalı sinüs lifting (transkrestal yaklaşım)
Transalveolar ya da osteotom tekniği olarak da bilinen bu yaklaşımda yan duvara pencere açılmaz. İmplant yuvası sinüs tabanının hemen altına kadar hazırlanır, taban özel aletlerle yukarı doğru itilir ve zar bu yolla kaldırılır. Açılan hacme greft konabilir ve implant genellikle aynı seansta yerleştirilir. Daha az cerrahi alan gerektirdiği için iyileşme çoğu zaman daha rahattır, ama kazanılabilecek yükseklik lateral pencereye göre sınırlıdır.
Her iki yaklaşımda planlama aynı tomografi verisine dayanır ve cerrahi sonrasında düzenli kontroller yapılır.
Açık ve Kapalı Sinüs Liftingde Sonuç ve Risk Farkı
Açık ve kapalı sinüs lifting, erişim yolunun yanında komplikasyon sıklığında da ayrışır ve zar yırtılması ile sinüzit açık teknikte daha sık bildirilir. 74 çalışmada 4.411 sinüs tabanı yükseltme işlemini inceleyen sistematik derlemede lateral yaklaşımda, yani açık teknikte, zar yırtılması ve sinüzit transkrestal yaklaşıma göre daha sık görülmüştür (PubMed 35737681). Aynı derlemede kapalı teknikten sonra bazı çalışmalarda iyi huylu paroksismal pozisyonel baş dönmesi bildirilmiştir (PubMed 35737681).
Kapalı tekniğin kendi verisi de ölçülmüştür. Greft kullanılmadan yapılan kapalı sinüs liftingde 14 çalışmada 2.119 bölgeyi birleştiren meta-analizde zar yırtılması %1 bulunmuş; motorlu aletlerle yapılan alt grupta oran %34 iken klasik osteotom yönteminde %0 kalmıştır (PubMed 42240171). Yazarlar bu sonuçların kanıt kesinliğini çok düşük olarak derecelendirmiştir. Osteotomla yapılan kapalı sinüs liftingi inceleyen sistematik derlemede 3.092 implantın başarısızlık oranı %3,85 bulunmuş ve işlem öncesi kalan kemik yüksekliği 4 mm'nin altında olduğunda implant başarısı anlamlı biçimde etkilenmiştir (PubMed 24818194).
Bu oranlar teknik seçiminde tek başına belirleyici sayılmaz, çünkü iki teknik çoğunlukla farklı kemik yüksekliğindeki hastalara uygulanır. Kalan kemik, kapalı tekniğin kaldırabileceğinden daha fazla yükseklik gerektirecek kadar azsa açık teknik tercih edilir; kalan kemik yeterliyse kapalı teknik daha küçük bir cerrahi alanla uygulanabilir. Karar, tomografide ölçülen kalan kemik yüksekliği ve sinüs anatomisi birlikte okunarak verilir.
İyileşme Süreci ve Greftin Olgunlaşması
Cerrahi tek seansta biter; toplam süreyi belirleyen, greftin kemiğe dönüşmesidir. İşlem sırasında lokal anestezi nedeniyle ağrı beklenmez. Sonraki ilk 24 ila 48 saatte hafif ağrı, şişlik ve yüzde gerginlik hissi olağandır. Bu belirtiler genellikle 3 ile 7 gün içinde azalır ve reçete edilen ağrı kesicilerle yönetilir. Bazı hastalarda yanakta morarma görülebilir ve birkaç gün içinde çekilir.
Yumuşak doku, yani dikilen diş eti, ilk 7 ila 10 günde iyileşir ve dikişler bu dönemin sonunda alınır. Kemik greftinin olgunlaşması genellikle 3 ila 4 ay sürer. İmplant yerleştirmeye uygun kemik hacmi çoğu vakada 4 ila 6 ay içinde oluşur. Bu aralık kişiye, kullanılan greftin tipine ve işlem öncesi kalan kemik yüksekliğine göre değişir; sabit bir takvim olarak düşünülmemelidir.
İmplant aynı seansta yerleştirildiyse bu bekleme süresi implantın kemikle kaynaşma süresiyle birleşir ve üst yapı greft ile implant birlikte hazır olduğunda takılır. İmplant ikinci seansa bırakıldıysa greft olgunlaştıktan sonra yeni bir tomografiyle kazanılan yükseklik ölçülür, implant yerleştirilir ve ardından onun kaynaşması beklenir.
Bu dönemde düzenli kontroller greftin durumunu ve diş etinin iyileşmesini izlemek için yapılır. Mosdent'te cerrahi uzmanlarımız kontrol aralıklarını işlemin tipine ve implantın zamanlamasına göre belirler. Artan şişlik, geçmeyen kanama, ateş ya da burundan akıntı gibi bulgular kontrol tarihi beklenmeden hekime bildirilmelidir.
Sinüs Lifting Riskleri ve Membran Yırtılması
Sinüs liftingde en sık görülen olay Schneider membranının yırtılmasıdır. Lateral yaklaşımla yapılan 1.598 sinüs cerrahisini kapsayan sistematik derlemede membran yırtılma oranı %30,6 bulunmuştur (PubMed 34250560). Bu oran yüksek görünse de yırtılma çoğu zaman işlem sırasında fark edilir ve aynı seansta onarılır. Aynı derlemede yırtıkları onarmak için en çok kullanılan yöntem kollajen zarla onarım olmuştur (PubMed 34250560).
Onarılan bir yırtığın implantın geleceğini nasıl etkilediği de ölçülmüştür. Derlemede yırtılıp onarılmış membran altına yerleştirilen 1.115 implantta sağkalım %97,68, sağlam membran altındaki 2.495 implantta %98,88 bulunmuş ve membran yırtılması implant sağkalımı için bir risk faktörü olarak çıkmamıştır (PubMed 34250560). Yazarlar, doğru tedavi planı için yırtığın büyüklüğünün bilinmesinin gerekli olduğunu vurgular. Büyük yırtıklarda greft işlemi ertelenebilir ve zarın iyileşmesi beklenebilir.
Yırtılmanın etkisine farklı bir yöntemle bakan ağ meta-analizi 5.551 sinüs tabanı yükseltme işlemini incelemiş ve yırtılma oranındaki her %10'luk artışın implant sağkalımında anlamlı düşüşle ilişkili olduğunu bulmuştur (OR 0,45) (PubMed 37669518). İki derlemenin sonucu tam örtüşmez; bu yüzden yırtılma onarılabilir bir olay olsa da önemsiz sayılmaz.
Sinüs Lifting Zararları, Enfeksiyon ve Sinüs Şikayetleri
Sinüs liftingin membran yırtılması dışındaki zararları arasında enfeksiyon, belirgin şişlik ve morarma ile nadiren sinüs şikayetlerinin tetiklenmesi yer alır. Önceden kronik sinüzit ya da sinüste başka bir hastalığı olan kişilerde bu risk daha dikkatle değerlendirilir; gerekirse işlemden önce kulak burun boğaz görüşü alınır. Enfeksiyon belirtileri genellikle ilk haftalarda ortaya çıkar ve erken fark edildiğinde tedavi edilebilir.
Sinüs grefti enfeksiyonu seyrek görülür ama ağır bir komplikasyondur. 3.319 hastayı ve 217 sinüs grefti enfeksiyonunu kapsayan sistematik derlemede bütün çalışmalarda sinüs sonunda sağlığına kavuşmuş, buna karşın greftin ve implantın akıbeti çalışmadan çalışmaya değişmiştir (PubMed 34556376). Derleme, bu enfeksiyonun tedavisinde antibiyotikle birlikte cerrahi müdahalenin gerektiğini vurgular. İşlem sonrası ağrının, şişliğin ve burun bulgularının gün gün nasıl seyrettiği sinüs yükseltme ameliyatının ağrısı ve iyileşme süreci yazısında ayrıntılı anlatılır.
Riskleri azaltan adımlar planlama aşamasında başlar. Tomografide sinüs duvarındaki bölmeler, zarın kalınlığı ve damar seyri önceden görülür, pencerenin yeri ve boyutu buna göre belirlenir. İşlem sonrası uyarılara uyulması da iyileşme döneminde zarın ve greftin korunmasına yardım eder.
Greftlenen Sinüste İmplantın Uzun Dönem Sonucu
Sinüs lifting sonrası yerleştirilen implantların uzun dönemde ne kadar başarılı olduğu, en az üç yıl izlem yapılmış klinik çalışmaları birleştiren bir meta-analizde incelenmiştir. Bu analiz 17 klinik çalışmayı, 637 hastayı ve osteotom ya da lateral pencere yaklaşımıyla greftlenen sinüse yerleştirilmiş 1.610 implantı kapsamış, 3 ila 6 yıllık izlemde havuzlanmış implant sağkalımını %97,7 (%95 GA 94,4-99,7) bulmuştur (PubMed 29763503).
Aynı analizde sigara, greftlenen sinüse yerleştirilen implantlarda başarısızlık için anlamlı bir risk olarak çıkmıştır (RR 4,8; %95 GA 1,2-19,4) (PubMed 29763503). Bu nedenle iyileşme döneminde sigara kısıtı klinik bir gerekçeye dayanır. Sigarayı bırakamayan hastalarda bu risk planlama görüşmesinde açıkça konuşulur.
Yazarlar, sağkalımı etkileyen cerrahi teknik, greft tipi ve implantın zamanlaması gibi etkenler hakkındaki kanıtın çok düşük ile orta arasında değiştiğini belirtir (PubMed 29763503). Yani yüksek sağkalım oranı güvenilir bir genel tablo verir, ama tek bir tekniğin ya da greft türünün diğerinden açıkça üstün olduğunu söylemeye yetmez. Analiz hem dolaylı hem doğrudan sinüs tabanı yükseltmenin düşük sıklıkta ve yönetilebilir komplikasyonlarla ilerlediğini de bildirmiştir.
Uzun dönem sonucu belirleyen diğer etkenler implant tedavisinin genelinde olduğu gibi ağız hijyeni, düzenli kontroller ve diş eti sağlığıdır. Greft olgunlaştıktan sonra bölgedeki implant, doğal kemiğe yerleştirilmiş bir implant gibi bakım ister.
İşlem Sonrası Bakım ve Planlamada Değerlendirilen Bulgular
İlk 24 ila 48 saatte yüze soğuk uygulama yapılması, baş aşağı eğilmekten ve ağır fiziksel aktiviteden kaçınılması önerilir. Burnu sert sümkürmek, pipetle içmek ve ağız kapalı hapşırmak sinüs içinde basınç oluşturduğu için iyileşme döneminde kaçınılması gereken hareketlerdir. Ağız hijyeni sürdürülür, ancak cerrahi bölge ilk günlerde fırçayla zorlanmaz ve hekimin önerdiği gargara kullanılır. Sigara, yukarıda anlatılan ölçülmüş risk nedeniyle bu dönemin ayrı bir başlığıdır. Reçete edilen ilaçlar önerilen sürenin sonuna kadar kullanılır.
Planlama görüşmesinde ise cevabı aranan sorular bellidir. Tomografide kalan kemik yüksekliği kaç milimetre, sinüs zarı sağlıklı mı, sinüs duvarında bölme ya da kronik iltihap belirtisi var mı, kemik kaybı yalnız yükseklikte mi yoksa genişlikte de mi bakılır. Genel sağlık tarafında sigara kullanımı, diyabet gibi iyileşmeyi etkileyen durumlar ve kullanılan ilaçlar değerlendirilir. Bu cevaplara göre lateral ya da transalveolar yaklaşım seçilir ve implantın aynı seansta mı yoksa greft olgunlaştıktan sonra mı yerleştirileceğine karar verilir.
Sinüs lifting, genel implant planlama sürecinin içinde ele alınır ve her vakada gerekmez. Kısa implant ya da farklı açıyla yerleştirme gibi seçenekler bazı hastalarda greft ihtiyacını azaltabilir. Hangi yolun uygun olduğu, tomografi ve klinik muayene birlikte okunduğunda somut hale gelir ve tedavi takvimi buna göre çıkarılır.
Size en uygun tedaviyi birlikte planlayalım.
Ücretsiz Değerlendirme→- 1.Antonoglou GN, Stavropoulos A, Samara MD, Ioannidis A, Benic GI, Papageorgiou SN ve ark. Clinical Performance of Dental Implants Following Sinus Floor Augmentation: A Systematic Review and Meta-Analysis of Clinical Trials with at Least 3 Years of Follow-up. Int J Oral Maxillofac Implants 2018;33:e45-e65. PubMed 29763503
- 2.Díaz-Olivares LA, Cortés-Bretón Brinkmann J, Martínez-Rodríguez N, Martínez-González JM, López-Quiles J, Leco-Berrocal I ve ark. Management of Schneiderian membrane perforations during maxillary sinus floor augmentation with lateral approach in relation to subsequent implant survival rates: a systematic review and meta-analysis. Int J Implant Dent 2021;7:91. PubMed 34250560
- 3.Hsu YT, Rosen PS, Choksi K, Shih MC, Ninneman S, Lee CT. Complications of sinus floor elevation procedure and management strategies: A systematic review. Clin Implant Dent Relat Res 2022;24:740-765. PubMed 35737681
- 4.Huang ZC, Wang XL, Jin QQ, Chen ML, Zhao YQ. Incidence of sinus membrane perforation in transcrestal graftless maxillary sinus augmentation: a meta-analysis. Acta Odontol Scand 2026;85:311-320. PubMed 42240171
- 5.Călin C, Petre A, Drafta S. Osteotome-mediated sinus floor elevation: a systematic review and meta-analysis. Int J Oral Maxillofac Implants 2014;29:558-76. PubMed 24818194
- 6.Lee CT, Choksi K, Shih MC, Rosen PS, Ninneman S, Hsu YT. The Impact of Sinus Floor Elevation Techniques on Sinus Membrane Perforation: A Systematic Review and Network Meta-analysis. Int J Oral Maxillofac Implants 2023;38:681-696. PubMed 37669518
- 7.Schlund M, Meeus J, Politis C, Ferri J. Management of sinus graft infection-a systematic review. Int J Oral Maxillofac Surg 2022;51:690-698. PubMed 34556376



